Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)
Ordu Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 30. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Aralık 2010 · 527 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Rıdvan Yalçın (MHP), 10 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 527 kelime.
Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2010-12-10-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
RIDVAN YALÇIN (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21’inci madde üzerinde verdiğimiz önergeyle ilişkili olarak söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, verdiğimiz önergeler çok ciddi bir emek ürünü, bilimsel yanı kuvvetli önergeler ama âdeta dolu bir bardağın su kabul etmemesi gibi dinlemeden, anlamadan, anlamaya çalışmadan reddediyorsunuz bütün önergelerimizi. Buradaki konuşmalarımıza cevap da vermiyorsunuz. Onun için, önergelerin içerikleri hakkında konuşmak belki çok da anlamlı olmuyor.
Bu kanunla ilgili şahsen önemsediğim iki hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. İlk husus, değerli milletvekilleri -aslında maddesi geçti, 4’üncü maddedeydi, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun görevleriyle ilgili bir husustu- burada mesleğe kabul hususunda bir düzenleme var. Bu konuyu Komisyondaki konuşmalarımda da ifade etmiştim.
Değerli arkadaşlar, şimdi yaptığımız düzenlemede de, geçmişteki düzenlemede de, hatta -bu İktidarın bir eksikliği değil- bu İktidardan önceki zamandaki düzenlemede de hâkim, savcı adayları staj dönemlerinde, yani aday hâkim, savcı oldukları dönem içerisinde genel hizmetler sınıfında memur kabul ediliyor, yani mesleğe kabul aşamasına kadar hâkim, savcı olacak kişiler, bir başka erkin, yargı erkinin mensubu olacak kişiler bu sıfatlarını kazanana kadar staj dönemi içerisinde genel hizmetler sınıfında memur kabul ediliyor. Şimdi, bir hâkim, savcı adayının, bana göre, şahsiyetinin oluştuğu, mesleki karakterinin oluştuğu bu staj dönemi içerisinde, memur refleksleriyle ki memur refleksi derken bunu aşağılayıcı bir tanım olarak ifade etmiyorum, bir hiyerarşik düzen içerisinde, emir-komuta zinciri içerisindeki bir yapıyı kastetmek için ifade ediyorum; bununla tam ters reaksiyonlar göstermesi gereken yargı erkinin reflekslerine göre yetişmesi gerekirken maalesef, bir memur refleksleriyle mesleki şahsiyetleri oluşuyor. Bu konu da Komisyonda önerge vermemize rağmen, maalesef düzeltilmedi. Eğer bu önergemiz geçmiş olsaydı ya da iktidar bir reform yapıyoruz, yargı bağımsızlığını daha da kuvvetlendiriyoruz anlayışı içerisinde olsaydı, bu konudaki samimi çağrılarımıza kulak verir, birlikte bir düzenleme yapma imkânı olabilirdi fakat maalesef mümkün olmadı.
Değerli arkadaşlar, üzerinde durmak istediğim ikinci husus, bu kanunun geçici maddesinde, daha önce Kuruldan meslekten ihracına karar verilmişlerle ilgili. Anlıyorum hissiyatınızı, psikolojinizi; geçmişle bir hesaplaşma ve hatta bir intikam keyfi yaşama adına, meslekten ihraç edilmiş birtakım insanları tekrar mesleğe almak istiyorsunuz, bununla da kendi tabanınıza bir mesaj vermek istiyorsunuz. Meslekten ihraç edilmiş insanların haklılığını tartışmıyorum, çok haklı sebepleri de olabilir, gerçekten mağdur olmuşlar da olabilir fakat arkadaşlar, bunun usulü bu olamaz. Yaşadığımız türlü sıkıntılardan, gerilimlerden sonra bir Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu oluşturulmuş. Siz ne kadar aksini iddia etseniz de, ne kadar farklı söylemlerin arkasına gizlenseniz de kamuoyundaki algı, bugün oluşan Kurulun AKP’yle ideolojik frekans yakınlığı içerisinde olduğudur. Bu böyle olmayabilir, Kurul üyeleri gerçekten objektif insanlar olabilir, gerçekten hukuki birikimleri yetkin olabilir, yeterli olabilir, bunun hesabı içerisinde değiliz, biz bu konuda ön yargılı da bakmıyoruz fakat siz, şimdi, Kurul üyelerinin önüne bir el bombası bırakıyorsunuz. Bir Ferhat Sarıkaya olayında olduğu gibi, getireceksiniz, bu Kurulun önüne ilk iş olarak “Meslekten ihraç edilmiş arkadaşlarımızı geri al.” noktasına getiriyorsunuz.
Arkadaşlar, yazık ediyorsunuz. Bu Kurul üyelerine, böyle bir tartışmalı, gerilimli bir süreçten sonra böyle bir turnusolü koymanın âlemi yok. Bu arkadaşlar, yeni Kurul üyeleri, mesleğe alsalar ayrı bela, almasalar ayrı bela. Onun için, daha zaman var geçici maddeye, sizi bir kez daha sükûnetli düşünmeye davet ediyorum. Meslekten atılmış ve gerçekten mağdur olmuş insanlar varsa -ki olabilir, ben bunun aksini de düşünüyor değilim- bunun yolu, Kurula müracaat ederek bu kişilerin dönüşünü bir idari kararla…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
112 konuşma daha · 10 Aralık 2010