Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
Ordu Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 58. Birleşim · 5. yasama yılı · 3 Şubat 2011 · 585 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Rıdvan Yalçın (MHP), 3 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 585 kelime.
Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2011-02-03-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
RIDVAN YALÇIN (Ordu)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; 80’inci maddedeki önergemiz üzerinde söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlar, önergemiz aslında teknik bir hatayı düzeltme maksadıyla verilmiş bir samimi önerge fakat görüyorum ki iktidar grubu önergelerin içeriğine bakmadan, dinlemeden bir otomatik refleks hâlinde reddetme eğiliminde olduğu için çok da önerge üzerinde durmayı düşünmüyorum. Bunun yerine, bu kürsüde fındıkla ilgili sözler ifade edildi, Rahmi Bey de değindi, ben de bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, 2004 yılında Ordu, Giresun ve Trabzon bölgesinde çok ciddi bir don afeti yaşanmıştı ve bu afet sonunda gerçekten, zaten kıt kanaat geçinen bölge halkı çok ciddi bir zarar gördü. Bugüne kadar yüzde 45’i ödendi bu zararın. Hâlen Ordu’nun 89 trilyon lira, Samsun’un 18, Giresun’un 13, Trabzon’un 9 trilyon –tabii küsuratları da var- toplam 161 trilyon 161 milyon geride kalmış ve ödenemez duruma getirildi. Şimdi, ben burada, İktidar adına konuşan Ordu, Giresun, Trabzon, Samsun milletvekili arkadaşlarımızdan bir torba kanun gelmişken bu konuda da bir çaba beklerdim ama maalesef bunun yerine polemik yapmayı tercih ediyorlar.
Tarım Bakanımız epey zaman buradaydı, şimdi arkamızda mı bilemiyorum. Özellikle Tarım Bakanımıza ya da Hükûmet sıralarında oturan Sayın Bakana soruyorum: Sayın Bakanım, Ordu, Samsun, Giresun, Trabzon dışında bugüne kadar ülkemizde yaşanmış bir tabii afet sebebiyle alacağı ödenmeyen bir tek il bulunmakta mıdır? Örneğin, bu afet Sayın Tarım Bakanımızın memleketinde yaşanmış olsaydı gene ödenemez olarak kalabilir miydi? Bu hususta Ordu, Giresun, Trabzon halkına bir cevap vermeniz gerektiği inancı içerisinde bunu tekrar hatırlatıyorum.
Şimdi, Sayın Ayhan Yılmaz “Fındık üreticisi memnun hayatından.” dedi. Değerli arkadaşlar, iki yıldır serbest piyasaya terk ettiğiniz fındık mahsulü, üretim eksikliği sebebiyle belli bir fiyat marjını yakaladı fakat 800 binler civarında bir üretim olduğunda bu politikanın nasıl hüsrana dönüştüğünü sizler de göreceksiniz.
Bir hususu da dikkatinize sunmak istiyorum, Sayın Canikli, sizin özellikle dikkatinize sunmak istiyorum: Bakın, geçenlerde yayın kuruluşlarında yer aldı, artık hayata geçireceğiniz lisanslı depoculuğu yapmadığınız için bugün, İtalyan ve Alman fındık devleri Türkiye’de hem Batı Karadeniz’de hem Doğu Karadeniz’de depolar yapıyor. Fındık üreticisini mahvettiğiniz gibi şimdi fındık sanayisini mahvediyorsunuz ve bu depolarda fındık fiyatları üzerinde çok ciddi spekülasyonlar mümkün hâle gelecektir. Bu konuyu da dikkatinize sunuyorum.
Değerli arkadaşlar, bir hususu da -içimde kaldı- özellikle sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde Beypazarı Belediye Başkanımız partimizden henüz istifa etmeden bir gece yarısı operasyonuyla partinize katıldı. Süreç içerisinde elbette partiler politikalarını değiştirebilir. Bir belediye başkanı, bir milletvekili siyaset yaptığı partiyle doku uyuşmazlığı olduğunu düşünebilir ve kendisine fikren daha yakın olan bir partiye geçmek de hakkıdır diyebiliriz fakat henüz bu arkadaşımız partimizden istifa etmeden, bunun gerekçelerini ortaya koymadan istifa etti ve partinizi katıldı ve bakın ne diyor katıldıktan sonra: “Beypazarı’na hizmet için geldim. Hakkımda söylenenlere, polemiklere girmek istemiyorum. Beypazarı’nda iki yıldır Kaymakamlık, kurumlar ve Belediye iş birliğiyle Beypazarı’nda nelerin yapılabileceğini gösterdim, iyi hizmetler aldım. MHP’den seçildim. Geçişimle seçmenlerimi üzdüm, ihanet ettim. Doğrudur, siyaset adamı değilim, hizmet için geldim.”
Şimdi arkadaşlar, bir siyasi ahlak olacaksa bu gerekçeye sizlerin itiraz etmesi gerekir. Sayın Bakan, yani bu vatandaş diyor ki “Ben AKP’li değilim, partinizin görüşlerine de iştirak etmiyorum ama sırf hizmet alabilmek için partinize katıldım.” diyor. Buna sizin itiraz etmeniz gerekir, ilkesel itiraz etmeniz gerekir. Ne demektir yani, bu gerekçeye siz itiraz etmiyorsanız bu memlekette iktidar partisinden olmayan belediyeler hizmet alamıyor mu ki siz bu gerekçeye itiraz etmeden bu şahsı partinize alıp koyuyorsunuz.
ABDÜLKADİR AKCAN (Afyonkarahisar)Amaç parti devleti kurmaksa niye itiraz etsin?
RIDVAN YALÇIN (Devamla)Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; eğer bu anlayışa itiraz etmiyorsanız o zaman mahallî seçimlere gerek yok, bütün belediyeler iktidar partisinden olsun, bu sorunu da böyle çözmüş olalım.
Bu düşüncelerle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
95 konuşma daha · 3 Şubat 2011