İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

Rıdvan Yalçın

Ordu Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 60. Birleşim · 5. yasama yılı · 7 Şubat 2011 · 537 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Rıdvan Yalçın (MHP), 7 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 537 kelime.

Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 7 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2011-02-07-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RIDVAN YALÇIN (Ordu)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; 146’ncı madde üzerinde verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, görüyorum ki önergeler üzerinde konuşmak çok anlamlı da değil, nasılsa dinlemeden bir refleks hâlinde reddediyorsunuz. Bu fırsatı bulmuşken, aslında geçen hafta da üzerinde konuştuğum bir konuyu, o kadar beni sarstı ki gerçekten, tekrar gündeme getirmek istiyorum.

Şimdi, değerli milletvekilleri, elbette insanlar bir siyasi partide siyaset yaparlar, oradan aday olurlar. Süreç içerisinde belki siyaset yaptıkları parti kendi arzu ettikleri çizgiden çıkabilir ya da kendisinin siyasi fikirleri değişebilir ve olabilir, kopmalar, ayrışmalar yaşanabilir, bu Mecliste de birçok arkadaşımız geçmişte başka partilerde siyaset yapmış olabilir, ben bunu çok yadırgamıyorum, fakat Beypazarı Belediye Başkanının bir istifa süreci yaşandı.

Şimdi, arkadaşlar, burada daha önce Belediye Başkanlığı yapan Sayın Mansur Yavaş, Büyükşehir Belediye Başkan adayımız olmuştu. Öylesine siyasi zarafet örnekleri sergiledi ki orada, eğer Hükûmet içerisinde, Kabineden destek aldığı bir hizmet olmuşsa, o hizmetin kenarına, bu hizmet şu bakanın sayesinde yapılmıştır tabelaları asacak kadar siyasi zarafet içerisinde hareket eden bir insandı. Onun başarılarıyla tekrar seçim kazanan Cengiz Özalp, birdenbire, partimizle hiçbir ideolojik ayrışma, çatışma, tartışma yaşamadan, bir sabah bir baktık ki, Sayın Melih Gökçek’in kolunda partinize katıldı.

Arkadaşlar, eğer şu olsaydı, bu arkadaşımız “Benim artık Milliyetçi Hareket Partisiyle fikirlerim örtüşmüyor, Adalet ve Kalkınma Partisinin fikirlerini benimsiyorum ve buraya katıyorum.” deseydi, inanın, bu da beni sarsmazdı ama “Ben seçmenlerime ihanet ettim, hizmet almak için buraya katılıyorum.” cümlesini kullanmış bir insanı partinize kabul etmiş olmanızı siyasi ahlak bakımından sorgulanmaya muhtaç görüyorum. Böyle bir şey olamaz. Şimdi bakın…(AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Bir dakika sayın milletvekilleri, bir dinleyiverin, bakın.

Bugün, bu arkadaşımız yeni bir beyanatta bulunmuş, basında yer aldı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek Beypazarı Belediyesine hoş geldin hediyesi olarak iki çöp toplama kamyonu, bir cenaze aracı, bir de iş makinesi hibe etmiş. Belediye Başkanı da “Bir de süpürge kamyonu hibe edilecek. Ayrıca, Ankara Büyükşehir Belediyesi parklarımızda yeni düzenlemeler yapacak. Bir de turistler için şehir terası yapılacak. Evet, seçmenlerimi üzdüm, MHP’den seçildim, ihanet ettiğim doğrudur. Ben siyaset adamı değilim, hizmet için geldim.” ifadesini kullanıyor.

Arkadaşlar, çok sayıda milletvekilisiniz. Bu cümleye birinizin en azından siyasi etik adına, bir ilke adına itiraz etmesi gerekir yani siz aslında bu cümleyi ifade eden bir insanı aranıza katarak diyorsunuz ki Türk Halkına: Biz belediyeler arasında ayrım yapan, kendi partimizden olana birtakım kamu imkânlarını sevk eden bir Hükûmetiz.

Ben, bunu kabul edemiyorum. Bu yaklaşımı, bu anlayışı makul bulamıyorum. İstiyorum ki, buna içinizden birisi ya da Sayın Bakan bir itiraz etsin, böyle bir gerekçenin haklı olmadığını, ahlaki olmadığını ifade etsin. Böyle bir şey olamaz.

Değerli milletvekilleri, bu itirazı yapmayacaksanız eğer ben bu tabloyu, bu resmi Türk filmlerindeki bir sahneye benzetiyorum. Çok yaşanmıştır Türk filmlerinde; bir mazbut aile kızı bir gariban biriyle sevgilidirler, evlenme hayali kurarken, bir zengin aktör çıkar film içerisinde ve o mazbut kızımız, o ana kadar filmin iyi aile kızı, hanım kızı o zengin adamın peşine takılır ve bir zaman sonra da bakarsınız ki o zenginin pahalı arabalarıyla caka satmaya başlar.

Bu işin özeti budur. Bu Belediye Başkanının resmi benim gözümde o Türk filminin sahnesi şeklindedir. Belediye Başkanınızın, büyükşehrin gönderdiği araçların önünde, bu arkadaşımız mazbut yaşamı terk edip, zengin araç peşine takılmış bir genç kız durumuna düşmüştür.

Bunu da takdirinize sunuyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 7 Şubat 2011

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook