Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Osmaniye Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 11. Birleşim · 3. yasama yılı · 19 Ekim 2017 · 532 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ruhi Ersoy (MHP), 19 Ekim 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle); konuşma 532 kelime.
Ruhi Ersoy (MHP, Osmaniye). “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 19 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ruhi-ersoy-26-2017-10-19-nufus-hizmetleri-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=62338
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)RUHİ ERSOY (Osmaniye)İyi akşamlar.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, vatandaşlık hukuku önemli. Vatandaşlık ve Nüfus İşleri önemli bir kurum. Özellikle Anadolu’da en yoğun yerlerden birisi nüfus müdürlükleri. Nüfus çalışanlarının bu yoğun şartlarda çalıştıklarının hepimiz farkındayız. Bunların yoğunluklarına ilave olarak, en son Bakanlığın kendi içerisindeki tasarruflarıyla da pasaportların, ehliyetin ve nüfus cüzdanlarının da yenilendiği sürecini düşünürsek iş yükleri hayli fazla olacak arkadaşlar. Tabii, bu fazlalıkların içerisine, her ne kadar direkt kendileri karar vermeseler de, ciddi anlamda Türkiye’de Suriyeli misafirlerimizin vatandaş olma talepleriyle ilgili bürokrasiyi de eklediğimizde iş yükü en yoğun olan kurumlardan bir tanesi olduğu gerçeği göz önünde. Pekâlâ, bu kurumun işleyişiyle ilgili insan kaynakları istihdam politikamız yeterli mi, yoksa yani bizim torba yasada yaptığımız gibi, pek çok kurum ve kuruluştan gelenleri nüfusa gönderelim mi? Veyahut da yeni alınan personelleriyle, istisnai kadrolara atananlarıyla “Nüfustan hele bir başlasınlar.” diye, bir şekliyle staj yapılan, mevzuat öğrenilmek için vakit geçirilen bir alan hâline gelmeye mi başladı? İşte bu durum tespiti önemlidir ve Türk devlet yapısının en önemli kurumlarından bir tanesi olan ve Türkiye Cumhuriyeti devleti nüfus cüzdanını veren, pasaportunu verecek olan, ehliyetini verecek olan bu kurumun öncelikli olarak kendi temel sorunlarına odaklanması, insan kaynakları ve verimlilik açısından ve çalışan arkadaşların iş yükünü, mesaisini hesaba katarak motivasyonu açısından bir iyileşmeyle işe başlamanın gerektiğini düşünüyoruz. Genelde o kuruma geçenlerin de bir an önce oradan kendisini başka yere atmanın derdine düştüğü gözlemleniyor çalışma şartlarının ağırlığından. Geçenlerde bir kaynakta gördüm, 1.200 sözleşmeli personel ilanına yalnızca 800 kişi müracaat ediyor. “Diğerleri neden müracaat etmiyor?” dediğimizde bu tarz sorunların olduğu gözden kaçmamakta. Dolayısıyla, bu mesele sadece İçişleri Bakanlığının kendi bünyesinde çözebileceği bir mesele değil, kurumun diğer kurumlarla olan problemleriyle, Maliyeyle olan meselesiyle oturup tartışılacak mı istisnai kadro atamaları, detayları nelerdir; baştan sona yeniden düşünülmesi gerekiyor.
Devletimizin çok yönlü kendisini yenileme sürecinde ve devlet vakurunu, ciddiyetini muhafaza edeceği bilgi birikimiyle donanımlı devlet temsilinin oluşacağı bir kamu bürokrasisi hayal ediyoruz, arzu ediyoruz. Böylesine önemli kurumların da geçiştirilecek yerler olmaması gerektiğini özellikle vurguluyoruz. Bu hususlar üzerinde değerlendirmeler yaparken de Türkiye’de 3 milyondan fazla misafirimizin olduğunu unutmamamız gerekir. Ve bunlardan yalnızca 100 bin misafirimiz Suriye’ye geri döndü. Bunların içerisinde de henüz daha 30 bin civarındaki kişiye de vatandaşlık verdik vermedik. Toplam hepsi biterse de 50 bin kişiye vatandaşlık verilmiş olacak. Bunu toparladığımızda da bu 10 bin aile, 15 bin aile eder etmez. Ama, bir ara Suriyelilerin tamamı Türkiye vatandaşı mı oluyor tartışmaları, oy mu kullanıyor tartışmalarının ayyuka çıktığı dönemdi, bu konudaki meselelerde de kamu diplomasisi açısından kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Göç İdaresi ve Emniyet iş birliğiyle yürütülen Suriyeli göçmen politikalarında gettolaşan mahallelerdeki toplumsal sorunlar dikkat çekici. Bu süreçle ilgili, bu toplumsal sorunları önleyici tedbirlerle -Sayın Bakanımız da buradayken hatırlatmakta fayda var- bölgeye bir entegrasyon politikası mı sağlayacağız yoksa geçici konaklamayla beraber geri dönüşleri mi gerekecek; bu konunun devlet politikası olarak cevaplanması gerekiyor. Bir de orada bir Turkuaz Kart diye bir öneri vardı, Meclis alt komisyonunda biz de çalıştık nitelikli bilim adamları, sporcular, önemli değer üretmiş bu tür göçmenlere vatandaşlık hususunda geçiş olarak kullanılabilir mi diye. O, Genel Kurula gelmeden önce iptal edildi. Bu konuların da verimlilik açısından tekrar düşünülmesinde fayda olduğunu düşünüyoruz.
Nüfus dairelerinde çalışan memurlara, emek veren tüm arkadaşlarımıza kolaylıklar diliyor ve onların temel meselelerinin gündeme getirilmesi çağrısını yapıyoruz.
Saygılarımızla. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
107 konuşma daha · 19 Ekim 2017