Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 48. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Ocak 2010 · 639 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sacid Yıldız (CHP), 14 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)); konuşma 639 kelime.
Sacid Yıldız (CHP, İstanbul). “Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sacid-yildiz-23-2010-01-14-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SACİD YILDIZ (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, bu görüşmekte olduğumuz 6’ncı madde üniversite öğretim üyelerinin işyerlerini bir yıl içinde kapatmalarını iki yıla çıkarma önergesidir. Komisyonda Sayın Sağlık Bakanı da anlayış gösterdi; bu, altı aydı, bir yıla çıkardık fakat bu sırada görüştüğümüz arkadaşlardan aldığımız izlenimler bu bir yıllık sürenin yetmeyeceği yönünde. Çünkü niye yetmeyecek? Arkadaşların kira sözleşmeleri var, takip ettikleri hastalar var, bunlar uzun süre takip edilecek. Türkiye şu durumda işsizlik içinde. Bu muayenehaneler kapatıldığı zaman 60 bine yakın sekreter, teknisyen, hemşire işsiz kalacak, bunlara yeni iş bulma durumları olacak.
Cihazlarının durumu… Bu cihazların değerlendirilmesi önemli değerli arkadaşlar. 1979’da çıkan Tam Gün Yasası’nda, Sayın Mete Tan döneminde çıkan Tam Gün Yasası’nda bu muayenehanesini kapatan hekimlerin cihazlarını devlet almıştı, ihtiyacı olan cihazlarını. Burada öyle bir şey de yok. Bu cihazlar da ortada kalacak. Türkiye, cihaz çöplüğü… 3 milyar dolar civarında birçok cihaz ortada kalacak Türkiye’de.
Aynı zamanda yerel yönetimlerle ilgili sorunları var. Bunlarla bağlantı yapmışlar, kira sözleşmeleri bağlantıları yapmışlar. Yerel yönetimlerle ilgili sorunlarının hallolması lazım.
Bir diğer önemli şey de üniversite öğretim üyeleri. Biliyorsunuz iki yılda bir sözleşme yaparak muayenehanede çalışıyorlar, kısmi statüde çalışıyorlar. Bu iki yıl içinde, iki yıl sonunda üniversite yönetim kurulunun görüşü ve rektörün kararıyla muayenehanelerinin süresini uzatıyorlar veya uzatmıyorlar. Diyelim ki geçtiğimiz kasım ayında, aralık ayında, ekim ayında iki yıllık bir uzatım aldı bu arkadaşlar, bir yıl sonra kapatacak; kazanılmış hakları da yok olmuş olacak bu arkadaşların, bu iki yılı dolduramadan kapatma zorunluluğu getirmiş olacağız. En azından sağlık çalışanlarının, hekimlerin, sağlıkta çalışanların memnuniyetini artırmak açısından da bu iki yıllık süre gereklidir değerli arkadaşlar.
Bu vesileyle Sağlık Bakanlığı hastanelerindeki altı aylık sürenin de bir yıla çıkarılmasını -zaten önergemiz var- görüşlerinize sunuyorum buradan.
Değerli milletvekilleri, Sağlık Bakanlığı, her vesilede, komisyon toplantılarında veya basında “Biz çağ atladık, helikopter ambulans sistemi getirdik, helikopter ambulansla hasta taşıyoruz.” diyor, ama bu arada ben şeyden vazgeçiyorum, hastane hastane dolaşan parmağı kopan çocuklardan, hastane hastane dolaşan yanık çocuklardan. Bunlar hakikaten hastanelere giremiyorlar.
Bu arada, yeni cevap geldiği için -soru önergesi vermiştim- Bursa’nın merkezinde Uludağ’da donmak üzereyken kurtarılan bir çocuk vardı, Ümit, Özgen. Geçen sene, bir yıl evvel olmuştu, ama her nedense bunun cevabı bana daha yeni geldi, onun için gündeme alıyorum. Bu arkadaş, bu Ümit yirmi bir yaşında genç çocuktu ve canlı olarak, ölmemiş vaziyette kurtuldu fakat Uludağ’da sağlık hizmetleri olmadığı için, hekim olmadığı için -Uludağ’da donma olayıyla çok karşılaşılır- donmaya karşı tedbir alınacak bir durum olmadığı için bu gencecik çocuğu kaybettik değerli arkadaşlar o dönemde.
Yani daha geçen hafta -Zonguldak milletvekilimiz dile getirdi- yine genç bir kız mantar zehirlenmesi nedeniyle ambulans yokluğundan veya ambulansın stepnesi yok, şoförü yok, ambulansın arızası var, bu nedenle Ankara’ya ulaştırılamadı ve on yedi yaşındaydı sanıyorum, kaybettik kızcağızı. Yani “Biz helikopter sistemiyle çağ atladık.” diyoruz, ama bir taraftan da bunları yaşıyoruz.
Aynı zamanda bu helikopter alımlarıyla ilgili de bir sorun var. Helikopter alımlarını nedense tek firmaya ihale etmişiz. Tek firma ihaleye girmiş, kazanmış. Başka girmek isteyen firmalar yirmi gün ihale uzatım süresi, başvuru için uzatım süresi istemişler, ama bunu Bakanlık kabul etmemiş. Yani, nedense, tek bir ihaleye verilmiş.
Yine bu ihalelerden açılmışken, geçen sene veya bu geçtiğimiz 2009 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı Hudutlar ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü kanser hastalarında kullanılan iki tane cihaz satın alıyor değerli arkadaşlar. Bunların tanesi 9 milyon liradan iki tanesi 18 milyon lira. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi bu cihazın bir tanesini almış 6 milyon liraya. Gerçi bu cevap geldi bana, ama döviz kurlarıyla ilgili olarak, “İşte kur o zaman şöyleydi şimdi böyle oldu.” dendi. İki tane cihazın alımı daha ucuz olması gerekirken, İstanbul Üniversitesinin aldığından daha fazla ücretle cihaz almışız biz değerli arkadaşlar.
Aynı zamanda, bu hastane çalışanlarından feryat yükseliyor. Kartal Koşuyolu İhtisas Hastanesinde asistan doktor feryat ediyor “Ben günde üç dakika yirmi saniye, bir hastaya, ayırabiliyorum. Bu şekilde 80 hasta görüyorum bunda.” diyor. Komisyonda da benzer bir konuşma olmuştu, İstanbul’dan bir arkadaşımız “Dört dakikada hasta görmeye…”
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 14 Ocak 2010