İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 34. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

Sadullah Ergin

Hatay Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 34. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Aralık 2009 · 667 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sadullah Ergin (AK Parti), 17 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 667 kelime.

Sadullah Ergin (AK Parti, Hatay). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sadullah-ergin-23-2009-12-17-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Ben, hemen Sayın Genç’in sorusundan başlayayım, en son sordu. Anayasa’nın 144’üncü maddesine göre, müfettiş eliyle yapılabilecek soruşturma ve incelemelerin daha kıdemli bir savcı ve hâkim eliyle yapılabileceği yazılıyor. Ben 2009 yılını örnek veriyorum sadece. 2009 yılında 2.431 dosya incelenmiş, 2.431 dosyanın sadece 202 tanesi müfettiş eliyle yapılmış, 2.229 adedi daha kıdemli bir hâkim ve savcı eliyle yapılmış. Dolayısıyla Bakanlık, ağırlıklı olarak, adliyelerdeki hâkim ve savcılarımız tedirgin olmasın, dışarıdan gelen bir müfettiş adliyede çalışıyor izlenimiyle kendi çalışan personeline karşı, kâtibine karşı, mübaşirine karşı ve diğer hâkimlere karşı sıkıntıya girmesin diye, sessiz sedasız, o adliyede daha kıdemli bir hâkim, savcı eliyle bu incelemeler yapılmaktadır. Bu konuda çok da titiz davranılmaktadır.

Bu konuyla ilgili olarak başka sorular da var. Şunu ifade etmem lazım: Değerli arkadaşlar, “yürütme yargıyı baskı altına almaya çalışıyor” iddiaları, bu dönem için oldukça haksız bir iddia. Çünkü Anayasa’nın 144’üncü maddesi, Hâkimler, Savcılar Yasamız’ın 82 ve devamı maddeleri, 1982 Anayasası’yla ve 1983’te yapılan Hâkimler Savcılar Kanunu’yla oluşturulmuş bir mevzuattır. Bu mevzuatın hiçbir tanesi son yedi yıllık dönemde çıkartılmış değildir. Yıllardan beri uygulanan, 1982’den beri yargıda uygulanan bu yöntem 2002 Kasımından sonra da aynen devam ettirilmiştir. Devam ettirilen bu yönteme baktığınız zaman, 2003’ten sonra, AK PARTİ iktidarları döneminde hâkim ve savcılar üzerinde yapılan şikâyetlerin çok daha azının incelendiği, ondan önce, çok fazla, hâkim ve savcıları tedirgin edecek isimsiz, imzasız birtakım ihbar dilekçeleriyle hâkim ve savcıların rahatsız edildiği gerçeği ortadaydı. Bunun üzerine 2006 yılında yapılan bir değişiklikle, Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 98’inci maddesinde yapılan bir değişiklikle bu tür şikâyetlerin işleme alınmayacağı, mutlaka şikâyetçinin belli olması, konunun belli olması, soyut şikâyetlerin işleme konulmayacağı hüküm altına alındı. Bundan itibaren de, hâkim ve savcılarımızla ilgili yapılan şikâyetlerin çok azı işleme alınmaya başlandı. Bununla ilgili bir sayı vermem gerekirse, bakınız, 1999 yılında yapılan şikâyetlerin sadece yüzde 4’ü işleme alınmamış, yüzde 96’sı işleme konulmuş. Bu oran 2002 sonuna kadar yüzde 6’ya çıkmış, yani gelen 100 şikâyetten 6 tanesi işleme alınmamış, yüzde 94’ü işleme alınmış. 2003’te yüzde 7 olmuş, 2004’te yüzde 15’e çıkmış bu oran. Mevzuat değişikliğinden sonra, asılsız, mesnetsiz, somut bilgi ve belgeye, görgüye dayanmayan iddiaların dikkate alınmaması açısından yapılan değişiklikten sonra, bugün itibarıyla yapılan şikâyetlerin yüzde 46’sı işleme geçilmeden, evrak üzerinden işlemsiz bırakılıyor Kanun’un 98’inci maddesi gereğince. Bu da hâkim ve savcılarımızın gereksiz, lüzumsuz, kötü niyetli şikâyetlerden korunmasını amaçlayan, onların çalışma barışını korumaya dönük bir düzenleme.

Ancak, gene ortak sorular içerisinde “Türkiye’de bir korku imparatorluğu oluşturuldu. Dinlemelerle hâkim ve savcılar üzerinde bir baskı kuruldu.” gibi bir soru var.

Değerli arkadaşlar, bunu defaatle açıkladık, Bakanlığımızın İnternet sitesinde bu konuya ilişkin geniş bilgiler sunduk ve bunu kitapçık olarak da aslında birçok yere dağıttık. Adalet Bakanlığında 11 binin üzerinde hâkim, savcı var şu anda. Bu 11 binin üzerindeki hâkim ve savcıdan son beş yıl içerisinde dinlenen toplam 69 hâkim, savcıdır; bunu defaatle ifade ettik. Bunun dışında sanki bütün hâkim, savcılar üzerinde bir dinleme işlemi yapılıyormuş gibi bir enformasyonun yapılması doğru değildir. Kaldı ki Adalet Bakanlığı dinlemeyle ilgili herhangi bir tasarruf yapma hakkına sahip değil yine Anayasa’nın 144’üncü maddesi ve Hâkimler Savcılar Kanunu’nun 82 ve devamı maddeleri gereğince. Yine Kanun’un 101’inci maddesi savcılara bu görevi veriyor. Müfettişler burada aslında savcıdan daha ötede bir yetki kullanıyor.

BEHİÇ ÇELİK (Mersin)Ankara Başsavcısı dinlendi mi, dinlenmedi mi?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Devamla)Değerli arkadaşlar, müfettişler yaptığı inceleme sonucunda, ihtiyaç duyması hâlinde ilgili mahkemeden, ilgili hâkimden karar almak suretiyle bu tedbire müracaat edebiliyor. Yani idari bir tasarrufla yapılabilecek bir işlem değil, tamamen yargı kontrolü altında yapılan bir faaliyettir. Bu da çok istisnai bir uygulamadır, yaygın bir uygulama değildir.

Kaldı ki Adalet Bakanlığı dinlemelerle ilgili genel işleyişi düzenleyen bir bakanlık değildir. Biz sadece hâkim ve savcıların incelenmesinden kaynaklı bu konuda müfettişlerin yaptığı faaliyetlerden dolayı bu sorulara cevap veriyoruz. Onun dışındaki dinlemeler tamamen savcıların, hâkimlerin süzgecinden geçerek Telekomünikasyon Başkanlığıyla yapılan faaliyetlerdir, Bakanlığımızla hiçbir alakası, ilgisi söz konusu değildir.

Bunun dışında, şu anda mevcut Anayasa’daki bu yetkiler Adalet Bakanlığına verilmiştir hâkim, savcıların denetimine ilişkin. Biz bunu yapmadığımız anda bunu yapacak başka bir birim yoktur. Anayasa bunu Bakanlığa vermiş. Hâkimler ve Savcılar Kanunu bunu…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

79 konuşma daha · 17 Aralık 2009

79 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook