İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 38. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2013 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2011 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı

Sadullah Ergin

Hatay Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 38. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Aralık 2012 · 1.362 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sadullah Ergin (AK Parti), 12 Aralık 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2013 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2011 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI); konuşma 1.362 kelime.

Sadullah Ergin (AK Parti, Hatay). “2013 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2011 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sadullah-ergin-24-2012-12-12-2013-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2011-yili-merkezi-yonetim-kesin-h (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=19908

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Değerli milletvekilleri, Genel Kurulu, şahıslarınızı saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bakanlığımızın ve yargı kurumlarının 2013 yılı bütçesi münasebetiyle adalet sistemine ilişkin çalışmalarımız konusunda sizlere bilgi sunmak amacıyla huzurlarınızdayım. Bu vesileye, yüce Meclisimizi tekrar saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, adalet sistemi toplumun tümünü yakından ilgilendirmektedir. Toplumun tüm katmanlarının günün birinde adalet sistemiyle yolları kesişebilmekte ve uygulamalardan şu ya da bu şekilde etkilenebilmektedir. Üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen milletler oluşturdukları adalet sistemleriyle anılırlar. İyi bir adalet sistemine sahip toplumlar tarih önünde yüceltilmekte, aksaklıklar ise zihinlerden silinmemektedir. Bizim çabamız tam da bu noktada toplanmaktadır. Gelecek nesillere iyi işleyen bir adalet sistemi bırakabilmek için gece gündüz demeden çalışmaktayız. Sistemin tüm unsurlarının uyum içinde ve aksamadan çalışması için politikalar geliştirmekte ve bunları kararlılıkla uygulamaktayız.

Yürüttüğümüz çalışmaların ana gayesi, vatandaşlarımızın hukukunun eksiksiz olarak korunduğu gelişmiş bir demokrasiye sahip bir ülkede yaşabilmelerini sağlamaktır. Bunun asgari şartı ise güven veren adaletin tahkim edilmesidir. Güven veren adalet sistemine tam anlamıyla ulaşabilmek için belirlediğimiz ilk politika, yargı organlarının önüne gelen iş yükünün makul seviyeye indirilmesidir. Geçen yıllarda kanunlaşan mevzuat paketleri ile bunun sağlanması amaçlanmıştır. Zira, makul sürede yargılama gibi adaletin kalitesine ilişkin bir mesele ancak makul sınırlar içerisindeki iş yükü ile mümkün olacaktır. Bu kapsamda, mevzuatımızda yer alan yargılamaları yavaşlatıcı hükümlerin tek tek ele alınmak suretiyle değiştirilmesi uygulamaya konulan yeni bir yöntem olmuştur.

Politika geliştirip uyguladığımız bir diğer alan ise insan kaynaklarının ve teşkilat yapısının güçlendirilmesidir. Yüksek yargı organlarının güçlendirilmesi, hâkim ve savcı sayısı ile personel sayısının arttırılması için yürütülen olağanüstü çalışmalar sorun tamamen ortadan kaldırılıncaya kadar devam edecektir.

Adalet sisteminde değişimin bir diğer unsurunu ise altyapı konusundaki çalışmalar oluşturmaktadır. Yapılan yeni adalet sarayları, fiziki yapısı ve teknolojik donanımı ile önemli bir ihtiyacı karşılamıştır. Uygulamaya koyulan yüksek standartlara sahip bilişim sistemimiz ise daha nitelikli adalet hizmeti sunulmasına zemin hazırlamaktadır.

Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması yanında adalet sisteminin kalitesinin artırılması amacına hizmet edecek diğer bir faaliyet alanı da ceza infaz sistemimizdir. Bugün için infaz kurumlarımızın dünya ölçeğinde de yaşanan kapasite sorunu dışında çok önemli sorunlar yaşamadığını ifade etmek isterim. Ülkemiz demokrasisinin daha da güçlendirilmesinin ancak mevzuat altyapısında ve zihniyet yapısında değişikliğin birlikte gerçekleşmesiyle oluşacağı inancıyla hareket etmekteyiz. Bu nedenle, şu anda yüce Meclisimizin çatısı altında sürdürülen yeni anayasa hazırlıklarını oldukça önemsiyoruz ama yeni anayasamızı beklerken 1982 Anayasası’nın izin verdiği ölçülerde önemli bir değişimi sağlamaya da devam ediyoruz. Bu değişim, başta yeni temel yasalarımız olmak üzere, tüm mevzuatımızda somutlaşmaktadır. Biz, bu değişime insan hakları uygulamalarının geliştirilmesi amacıyla bakanlığımızda oluşturduğumuz kurumsal yapılanma vasıtasıyla katkı sağlamayı da amaçladık.

Değerli milletvekilleri, “Demokratik hukuk devleti olmanın gereği nedir?” dendiğinde aklımıza ilk gelen cevap hak arama yollarıdır. Gelişmiş bir demokraside vatandaşlar sonuç almaya elverişli hak arama yollarına sahip olmalıdırlar. Tam da bu düşünceden hareketle hak arama yollarına her geçen gün yenilerini eklemekteyiz. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru imkânı bunun bir örneğidir. Yıllarca uzun tartışmalara ve akademik çalışmalara konu olan bu alanda ilk defa somut adım atılmış ve gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Sistem zaman içerisinde tüm yönleriyle yerleşecek ve vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran bir mekanizma olarak işlerlik kazanacaktır. Bildiğiniz gibi, bu uygulama, 24 Eylül tarihi itibarıyla fiilen başlamış durumdadır.

Bir diğer yeni hak arama yolu ise Kamu Denetçiliği Kurumudur. Ülkemiz, tıpkı bireysel başvuruda olduğu gibi, bu alanda da ilk defa somut bir adım atmıştır.

Değerli milletvekilleri, daha iyi bir adalet sistemi için yürüttüğümüz çalışmalarla ortadan kaldırmaya çalıştığımız diğer bir sorun da yargılamaların uzamasıdır. Bu konuda önemli mesafe kaydettiğimizi peşinen ifade etmek isterim fakat kaydettiğimiz gelişmelere rağmen, ülkemizde bu sorunun henüz tam olarak bitmediğini, bu sorunun azalarak devam ettiğini belirtmeliyim. Bu durum karşısında hukuk devletinin kayıtsız kalması kabul edilemez. İşte bu soruna karşı öngördüğümüz çalışmalardan biri de tazmin usulünü iç hukukumuza monte etmektir ki buna ilişkin kanun tasarısı Genel Kurul gündemimizde bulunmaktadır. Bu tasarımızın 7 maddesi Genel Kurulda kabul edilmiş, kalan 5 maddesinin görüşmelerine ise inşallah bütçe kanunundan sonra devam edilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; açıkladığım hususların tümü vatandaşlarımızın hukukunun korunup geliştirilmesi içindir. Yeni kurumlar ve başvuru yolları, ülkemiz hukuk sisteminin önemli bir değişim içerisinde bulunduğunun göstergesidir. Bu değişimin bir diğer alanı ise alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleridir. Bu yöntemler uyuşmazlıklarını çözmek konusunda vatandaşlarımıza barışçıl fırsatlar sunmaktadır. Ceza adaleti sistemimizdeki uzlaşma ve geçtiğimiz aylarda yaptığımız değişiklikle getirdiğimiz ara buluculuk sayesinde, hukuki sorunları çözmenin tek yolu yargılama olmaktan çıkmaktadır. Vatandaşlarımız 2013 yılı Haziran ayından itibaren, dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında uyuşmazlıklarının daha hızlı çözümü için ara bulucuya başvurabileceklerdir, bu da yeni bir çözüm yoludur.

Değerli milletvekilleri, daha önce de belirttiğim gibi, bizim kamu yönetimi anlayışımızın temelinde sorun alanlarını kalıcı biçimde çözme iradesi bulunmaktadır. Ülkemizde hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesi gereksiz gerginliklerin engellenmesini sağlayacaktır. Yargıevlerinde tercüme hizmetlerine ilişkin düzenleme de bu anlayışın bir mahsulüdür ve tasarı komisyonda kabul edilerek Genel Kurula kadar gelmiştir.

Vatandaşlarımızın hukukunun korunması ve geliştirilmesi için önlemler aldığımız alanlardan birisi de –biraz önce ifade ettim- ceza infaz sistemimizdir. Ceza infaz sistemimizde süreç içerisinde meydana gelen bazı ihtiyaçların karşılanması ve infaz sistemimizin insan hakları anlayışımız çerçevesinde geliştirilmesi için bazı önemli değişiklikler yaptık bugüne kadar, yeni değişiklikleri de Meclisimizin, siz değerli milletvekillerimizin huzuruna taşıdık. Bu çerçevede hükümlü ve tutukluların, ailelerinin cenazelerine katılabilmeleri, önemli hastalıkları hâlinde ziyaret edebilmeleri bu düzenlemeler içerisinde yer almaktadır. Hayatını tek başına idame ettiremeyen ağır hasta veya sakat olan mahkûmların infazının ertelenmesi, çocuk hükümlülerin anne ve babalarıyla daha çok vakit geçirmelerine imkân tanınması, cenaze amacıyla izne ayrılan hükümlü ve tutukluların evlerinde kalabilmeleri için ise getirdiğimiz tasarıda özel düzenlemeler söz konusudur. Yine, bu tasarıda iyi hâlli hükümlü ve tutukluların eş görüşü yapabilmeleri de düzenlenmektedir.

Ceza infaz kurumlarının idaresinde zihniyet değişiminin bir unsuru da denetim mekanizmalarıdır. Bundan yola çıkarak ceza infaz kurumlarımızda iyileştirmeler yaparak insani yaşam koşullarını en üst düzeye çekmek için mücadelemizi verirken, buralara yönelik denetim mekanizmalarının etkinliğinin artırılması için aynı gayreti sarf etmiş bulunmaktayız. Attığımız her adımın yasalar kapsamında gerek Bakanlığımız ve gerekse Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, sivil toplum örgütleri ve uluslararası kuruluşlar tarafından izlenmesine imkân tanınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada ceza infaz kurumlarımız 5 temel denetim türüne tabidir. Bunlar: İdari denetim, adli denetim, sivil toplum denetimi, Parlamento denetimi ve uluslararası kuruluşların denetimidir.

Değerli milletvekilleri, ceza adalet sisteminin sadece hürriyeti bağlayıcı ceza ya da ekonomik nitelikteki cezalarla sınırlandırılması gelişmiş ülkelerde uzun yıllar önce terk edilmiştir. Bu nedenle, ceza infaz sistemimize denetimli serbestlik uygulaması dâhil edilmiştir. Denetimli serbestlik, şüpheli, sanık veya hükümlünün toplum içerisinde denetim ve takibinin yapılarak iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması amacıyla, ihtiyaç duyulan her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı alternatif bir ceza ve infaz sistemidir.

Denetimli serbestlik, başta suç sayılan fiilleri işleyenler olmak üzere, tüm toplum açısından insancıl uygulamalar içermekte ve ıslah kabiliyetinin yüksek olması nedeniyle bu alanda önemli fırsatlar getirmektedir. Bu uygulama sayesinde basit suçlardan dolayı cezaevlerinde kalan birçok hükümlünün cezası şu anda toplum içerisinde infaz edilmektedir. Amacımız, adalet hizmetlerinin etkinliğinin tam olarak sağlanması yanında, vatandaşlarımızın hayatlarının kolaylaştırılmasıdır.

Değerli milletvekilleri, Genel Kurulda, hizmetlerimiz noktasında anlatacağım çok konu olmasına rağmen AK PARTİ Grubundan milletvekili arkadaşlarımız bu konuların birçoğuna temas ettiler. Ben, aynı konuları tekrar etmek yerine, bu kürsüde gelip eleştiri yapan, tenkit yapan, bütçeyi değerlendiren, yargı sistemimizi değerlendiren muhalefet milletvekillerimizin tespitine dönük olarak görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Bu çerçevede değerli milletvekillerimiz bu kürsüde önemli tespitler yaptılar. Bu tespitler içerisinde yapıcı, yol gösterici ve öneri sunucu değerlendirmeler için ben teşekkür ediyorum. Tüm sorunlarımızda olduğu gibi yargımızın da sorunları vardır ve bu sorunların çözümü noktasında ortak akıl ürünü adımların atılması öncelikli tercihlerimizdendir. Ancak burada birtakım değerlendirmelerin tavzihe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bunları sizinle paylaşacağım.

Değerli milletvekilleri, bu kürsüden, görülmekte olan birtakım davalara ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Bazı milletvekili arkadaşlarımız birtakım davalar içerisinden birtakım alıntılar yapmak suretiyle tespitlerde bulundular. Oysa bu değerlendirmeleri yapabilmek için o dosyaların tamamına vakıf olmak, iddianamenin tamamını bilmek, dosyadaki delillere vâkıf olmak ve ondan sonra bir değerlendirme yapmak gerekir. O değerlendirmenin de bu kürsüden yapılması, yine Anayasa'mızın 138’inci maddesine göre çok uygun düşmemektedir. Ancak yargı sistemimizin sorunsuz olduğunu iddia etmiyoruz. Türk yargısının belli problemleri vardır, bu problemlerin aşılabilmesi için bir plan dairesinde adımlar atılmakta, çalışmalar yapılmaktadır.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas)Azalmıyor, problemler çoğalıyor.

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Devamla)Bunları zaman zaman bu kürsüden sizlerle paylaşıyoruz ve bunların neticelerini de sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Burada, Pozantı Cezaevi failleriyle ilgili hiçbir soruşturma yapılmadığına dair bir tespit yapıldı. O hadiselerle ilgili olarak hem ceza infaz kurumunda çalışan görevliler hakkında davalar açılmıştır hem de o olaylara katıldığı, dahli olduğu düşünülen, cezaevinde kalan kişilere ilişkin soruşturmalar ve davalar açılmıştır; bu davaların bir kısmı sonuçlanmıştır bir kısmı devam etmektedir.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

89 konuşma daha · 12 Aralık 2012

89 konuşmanın tamamı →