İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle

Saffet Sancaklı

Kocaeli Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 61. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Mart 2016 · 662 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Saffet Sancaklı (MHP), 24 Mart 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle); konuşma 662 kelime.

Saffet Sancaklı (MHP, Kocaeli). “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/saffet-sancakli-26-2016-03-24-kisisel-verilerin-korunmasi-kanunu-tasarisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=46574

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SAFFET SANCAKLI (Kocaeli)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülke menfaatleri söz konusu ise hem aileden aldığımız terbiyeyle hem ülkücü terbiyeyle hem de millî sporcu terbiyemizle yapıcı konuşmak için azami gayret gösteriyoruz arkadaşlar burada.

Dokuz aydır milletvekiliyim, yaptığım hiçbir konuşmada ne kimseye bir hakaret ettim ne de kimseye neredeyse ima bile yapmadım. Ancak, bu yaptığımız konuşmalarda mümkün olduğu kadar da hem yapıcı hem neler yapabileceğimiz hakkında konuşmalar yapmamıza rağmen, maalesef, iktidar partisindeki bazı arkadaşlarımız -hepinize söylemiyorum- hem laf atarak hem sataşarak hem konuşmak istediğimizi bize anlattırmıyorlar hem de ne söylediğimizi daha dinlemeden laf atarak bizim buradaki kimyamızı bozuyorlar. Ben de iki gün önceki yaptığım konuşmada kırk saniye kala da kürsüyü terk ettim çünkü sinirlendim biraz.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Biz dinliyoruz.

SAFFET SANCAKLI (Devamla)Tabii ki hepinize söylemiyorum ama şunu söylemek istiyorum arkadaşlar: Bizim, tabii, milletvekilleri olarak burada sorumluluklarımız var; biz buraya kimseyle kavga etmeye gelmiyoruz, kimseyle tartışmaya gelmiyoruz ancak şunu bilmeniz de gerekiyor arkadaşlar: İktidar milletvekilisiniz diye, iktidarsınız diye hep sizin söyledikleriniz doğru, hep sizin söyledikleriniz haklı değil arkadaşlar; bunu da biraz böyle kabul etmeniz lazım. Eğer bu ülkede birtakım sıkıntılar varsa ve bu Mecliste konuşuluyorsa on dört yıldır da siz yönettiğinize göre, o zaman bu sorumluluğu biraz almanız lazım; bizim yaptığımız herhangi bir eleştiriyi, yaptığımız herhangi bir konuşmayı da anlayışla karşılamanız lazım diye düşünüyorum.

Ben geçen günkü konuşmamda şunu söyledim -biliyorsunuz, Galatasaray-Fenerbahçe maçı ertelendi- bizim teröre karşı dik durmamız gerektiğini ve bu futbol müsabakalarının ertelenmemesi gerektiğini anlattım. Nedeni de şu: Patlamalar oldu Ankara’da, İstanbul’da patlamalar oldu ama maalesef, o maçın ertelenmesi psikolojik olarak terör örgütüne daha büyük bir destek sağladı. O gün de, ertelendikten sonra da sayın valiliğin ve emniyet güçlerinin açıklaması da çok vahim, şunu söylüyorlar: “Maçtan sonra terör örgütü bomba koyacaktı ve stattan çıkan insanlara ateş edecekti.” Şimdi, arkadaşlar, eğer böyle bir demeç verirseniz ve basında bu yer alırsa işte, terör örgütünün istediği o ortam yaratılmış olur. Ben de o gün, bizim bu konulara çok fazla prim vermememiz gerektiğini, her yerde hep beraber dik durmamız gerektiğini -hatta o gün şöyle bir cümle kurmuştum kafamda- ülke menfaatleri söz konusu olduğu zaman bu Mecliste bizim Millî Takımı kurmamız gerektiğini anlatacaktım. Çünkü, bu ülke menfaatleri söz konusu iken eğer buna katılmayan ve buna karşı çıkan kim varsa onun da isminin ne olduğunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

O gün maç ertelendi, bir şey daha oldu: Millî Takım kampı İstanbul’daydı sevgili milletvekilleri, Millî Takım kampı da Antalya’ya götürüldü. O zaman ne oldu? İşte, o terör örgütünün istediği ortam oluştu. O yüzden, benim söylemek istediğim ana şeyler bunlardı, konu tabii ki başka ama rahatsız olduğum bazı konular vardı.

Biz burada hepimiz milletvekiliyiz. İnsanlar bizi buraya Türkiye Cumhuriyeti’nin problemlerini çözmek için gönderiyor. Ben şahsım adına ne kimseyle bir tartışmaya girmek isterim ne kimseyle bir laf dalaşına girmek isterim. Kendi uzmanlık alanımda, bildiğim konularda konuşmaya çalışıyorum, öneriler sunmaya çalışıyorum. Aslında sporculuğun dışında da başka kimliklerimiz var, belki ilerleyen zamanlarda onlarla ilgili de konuşma yapabiliriz ama şu anda sporda bazı sıkıntılar var, bunları sizinle paylaşıp belki de bir nebze faydamız olur diye buralara çıkıyoruz. Ricam da sizden şu, arkadaşlar, özellikle iktidar milletvekillerinden: Lütfen, sataşmayın buradaki arkadaşlara, konuşanlara çünkü…

YILMAZ TUNÇ (Bartın)Biz sataşmıyoruz.

SAFFET SANCAKLI (Devamla)Şöyle: Şimdi, tabii, hep sizin dediğiniz doğru değil, hep sizin dediğiniz olacak değil. Burada başka partiler de var. 40 tane aslan gibi yiğit arkadaşım var orada benim. (MHP sıralarından alkışlar)

CİHAN PEKTAŞ (Gümüşhane)Seviyoruz seni Saffet Bey, seviyoruz seni!

SAFFET SANCAKLI (Devamla)Biz de sizleri seviyoruz. Burada biz birbirimizi seveceğiz zaten, onda bir sıkıntı yok.

Ama şu psikolojiden kurtulun: “Biz iktidar tarafında oturuyoruz, hep biz haklıyız. Biz ne dersek o olacak.” Olmayacak arkadaşlar. Biz gördüğümüz eksiklikleri size anlatacağız, tenkitlerde bulunacağız ama asla hakaret etmeyeceğiz, asla hakaret olmayacak. Ama, bizim de söylediklerimizi kale alın; bizim görüntümüzden daha fazla da özgül ağırlığımız vardır, bunu da sakın unutmayın.

Öyle mi sayın arkadaşlarım? (MHP sıralarından “Evet, öyle.” sesleri, gülüşmeler)

Peki, benim şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.

Beni dinlediğiniz için de teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 24 Mart 2016

57 konuşmanın tamamı →