Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 61. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Mart 2016 · 532 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Necati Yılmaz (CHP), 24 Mart 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle); konuşma 532 kelime.
Necati Yılmaz (CHP, Ankara). “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-yilmaz-26-2016-03-24-kisisel-verilerin-korunmasi-kanunu-tasarisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=46572
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NECATİ YILMAZ (Ankara)Sayın Başkan, Sayın Divan, sevgili milletvekilleri; ben de 117 sıra sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı’nın 30’uncu maddesinin (2)[okunamadı]’nci fıkrası üzerinde söz almış bulunuyorum.
Sevgili milletvekilleri, 30’uncu maddenin (2)[okunamadı]’nci fıkrası kişisel verilerin korunmasına ilişkin Ceza Kanunu’ndaki cezai düzenlemenin, korumanın mevcut düzenlemeyle uyumlu hâle getirilmesi amacını taşımaktadır, bu anlamda yeni bir düzenlemeye gidilmektedir. Ve bahsi geçen düzenlemeyle, Türk Ceza Yasası’nın 135’inci maddesindeki, kişisel verilerin kaydedilmesine ilişkin yapılacak düzenlemenin çerçevesi belirlenmekte, bununla ilgili cezai hükümler tekrarlanmaktadır. Bahsi geçen yasa, kişisel verileri kaydedenlerle ilgili bir düzenlemeyi öngörmektedir. Bu anlamda, bunun yanı sıra, kişisel verileri işleyenlerle ilgili bir düzenleme yasada yer almamaktadır. Bu, ciddi bir eksikliktir. Bu anlamda, kaydeden kişiler aynı zamanda işleme eyleminin parçası olmasına rağmen “işleyen” sıfatı “kaydeden” sıfatından çok daha geniş bir içeriğe sahiptir. Dolayısıyla, kaydedenler açısından getirilen yasal düzenleme işleyenler bakımından eksik bırakılmış durumdadır.
Yine, bunun yanı sıra sevgili milletvekilleri, bu ceza düzenlemesi getirdiği cezalarla caydırıcı olmaktan uzaktır. Asgari sınırı bir yıl, azami sınırı üç yıl olarak öngörmektedir. Bu hâliyle, bu denli önemli bir meselede kişisel verilerin korunması öngörülmek bir yana, bir bakıma bu verilerin ifşa edilmesi, kötüye kullanılmasının önü açılmaktadır. Neden? Çünkü bu yasa uyarınca verilecek ceza, erteleme ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması sınırları içinde kalmaktadır. Belki zaman içerisinde bundan da daha geriye dönük düşüşler olacaktır. Bu anlamıyla, yasayı teknik anlamda eleştiriyorum.
Sevgili arkadaşlar, aslına bakarsanız her tarafından eleştirdiğimiz bir yasa söz konusu çünkü iyi hazırlanmamış, teknik olarak eksik bırakılmış, iyi çalışılmamış, apar topar Meclisin huzuruna getirilmiş bir yasayı konuşuyoruz. Bu denli önemli bir yasa bu hâliyle Meclisin huzuruna getirilmemeliydi. Ne yazık ki bu eksiklik Meclis çalışması sırasında da giderilmemiştir. Alt komisyona götürülmesi konusundaki çabalarımız sonuç vermiş ancak oradaki çalışmalar tasarıya yansıtılmamıştır, görüşler değerlendirilmemiştir. Hâlen bu kapalı devre çalışma sistemi burada da devam etmektedir. Bu hâliyle ortaya çıkacak tasarı ihtiyaçları görmekten uzaktır. Kaldı ki eski model bir yasayı konuşuyoruz, Avrupa bu yasal anlayışı terk etti. Dolayısıyla, yeni bir anlayışı, yeni bir standardı benimsemiş olmasına rağmen “Bizleri idare etsin.” anlayışıyla böyle bir yasayı çıkarmamalıyız çünkü hepimizin bu yasanın çağın ihtiyaçlarına, kavramların güncel içeriklerine uygun şekilde çıkarılmasına dönük irademiz mevcuttur ve nettir, biz de bu iradenin içerisindeyiz. O hâlde niye Avrupa’nın, çağdaş standartların öngördüğü bir yasayı beraberce yapmıyoruz, bunu sorgulamamız lazım. Burada anlıyoruz ki niyet bu değil, amaç bu değil; burada kişisel verilerin korunması değil, işlenmesi yasal hâle getiriliyor yani fişlenme yasal hâle getiriliyor.
Sevgili arkadaşlar, bu düzenlenmenin getireceği hukuksal çerçevenin idari anlamında güvencesi de yoktur, getirdiğiniz kurul siyasi bir kuruldur. Her ne kadar Parlamentonun buraya katkı yapmasının yolu açılmışsa da bu yeterli değildir. Parlamentonun tüm sesi, tüm rengi buraya yansımamıştır. Bunun yanı sıra, kurul içerisinde Hükûmetin ağırlığı korunmaktadır gerek Cumhurbaşkanlığı gerek Başbakan gerekse de iktidar grubunun etkisi hayli ağırlıklıdır.
Sevgili arkadaşlar, bizler şimdiye kadarki uygulamalarınız üzerinden kişisel verilerin korunacağına bu kanunla inanmıyoruz çünkü size uygulamalarınız üzerinden güvenmiyoruz çünkü sizler bu verilere sahip olmadığınız zaman dahi objektif olmadınız, tarafsız olmadınız, vatandaşı ayırdınız, taraf olarak tarif ettiniz. Ve kamu hizmetlerinin götürülmesinde, memuriyetin başlamasında, bürokrasinin oluşturulmasında adil değildiniz, objektif değildiniz; şimdi bu çalışmaya veri oluşturuyorsunuz. Ama, bu çalışmanın mutlaka zorunlulukla, Anayasa Mahkemesi süreciyle iptal edileceğine biz inanıyoruz. Ve sürekli CHP’yi Anayasa Mahkemesine başvurmakla suçluyorsunuz. Evet, biz bıkmıyoruz ama siz de hukuku ihlal etmekten bıkmıyorsunuz.
Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 24 Mart 2016