İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 123. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşları hakkında kanun tasarısı (s. sayısı: 473)

Sakine Öz

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 123. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Haziran 2013 · 472 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sakine Öz (CHP), 20 Haziran 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN TASARISI (S. SAYISI: 473)); konuşma 472 kelime.

Sakine Öz (CHP, Manisa). “Ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşları hakkında kanun tasarısı (s. sayısı: 473)”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 20 Haziran 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sakine-oz-24-2013-06-20-odeme-ve-menkul-kiymet-mutabakat-sistemleri-odeme-hizmetleri-ve-elekt (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=24418

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SAKİNE ÖZ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; başta Gezi direnişçileri olmak üzere ülkemizde adaleti ve demokrasiyi sonuna dek savunan herkesi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Gezi Parkı direnişinin her gün yeni, özgün bir düşünceyle sosyal medyadan meydanlara taşınmasına tanıklık ediyoruz. Toplumsal tepkimizin demokratik, barışçıl, meşru ve haklı yönleri iktidarın tüm engellemelerine karşın gözler önüne seriliyor. Biz, ilk günkü gibi, yaşam tarzlarına, inançlarımıza, temel ulusal ve kültürel değerlerimize, özel yaşamımıza karışan, tek tip elbiseler giydirmeye kalkışan, doğum sayılarını yarıştıran, mezheplerle ayrıştıran, ortak yaşam alanlarımızı kentsel dönüşümün süslü sözlerine kurban eden bu yıpranmış Hükûmetin korku duvarlarını gençlerin gücüyle aşmaya devam edeceğiz.

Devlet yetkilileri ise, çizilmiş karizmalarıyla, yanlış kararlarla, verdikleri ve sonradan sözünde duramadıkları talimatlarla, talimat verdikleri kolluk güçleriyle toplumun mesajlarını hiç de hesaba katmadıklarını kanıtlıyor. Başbakan yerel seçim uğruna kendisine oy vermeyen tüm kesimleri ağza alınmayacak yalanlarla etiketliyor; karşısındaki haklı insan sayısı arttıkça, dünyada yalnızlaştıkça öfkesini dizginleyemiyor, paranoyak yorumlar ve yalanlara başvuruyor. AKP’nin aydınları, liderlerini taşıyacak bir dil ve siyaset kuramıyor, çaresizlik ürünü mitinglerde zoraki bir tiyatro sahneliyor. Yalan, gaz ve rantla yürüyen AKP gemisi su aldıkça yan yatıyor. Buna karşın partimizin emek ve insandan yana hakça bir yeni siyasal düzenin inşası, Anayasa ve Seçim Kanunu üzerindeki değişiklikler, polis şiddetinin son bulması, bağımsız bir meydanın oluşturulması için gereken yasal altyapı çalışmalarının Mecliste hazırlanması yönündeki önerileri, kanun teklifleri AKP kadrolarının sorgusuz sualsiz el kaldırılıp indirilmesiyle reddediliyor. AKP gerginliği tırmandırmayı, kayıplarımızı ayrıştırmayı, gerçek suçluları överken önüne gelen herkese terörist yaftası yapıştırmayı, yargıya yol göstermeyi, bireysel tercih ve özgürlükleri sınırlamayı, toplumda bir cadı avına yönelmeyi ve tüm hesaplarını yerel seçimlere döndürmeyi deniyor.

Başbakan, yanlış çevrili bir “faiz lobisi” lafını ortaya atıp 2002 yılında biriken, bugün beş olan yeni zenginleri suçladı. Göbekten bağlı olduğu Amerikan düşünce kuruluşlarını bugün günah keçisi ilan etti. Polisin şiddetini alkışlayıp sıktığı biber gazını doğal hakkı saydı. Revirlere savaşta dahi görülmeyen şeklide biber gazı attırdı ve tarihe kara bir leke olarak geçti. Hastaneye kaldırılan insanları fişledi. Gözaltına alınan gençlerin polis otobüslerinde yediği dayaklara sırtını çevirdi. Bir başörtülü vatandaşımıza şiddet uygulandığı iddiasıyla Bakanlık harekete geçirildi. Kazlıçeşme’de küçük kızımızın eline “Ayyaş, çapulcu koca değil, Allah’tan korkan, dindar koca istiyoruz” yazısı tutuşturulduğunda Aile Bakanı suspus oldu, bir gün sonra Başbakanın beş çocuk ısrarına alkışlarla destek verdi. (CHP sıralarından alkışlar)

Siz AKP sıraları, bir milletvekilinizin ve çevik kuvvet amirinin yaptığı düşman vatandaş tarifine karşı tek laf etmediniz. Başbakan masum çevre taleplerine saygı söylemiyle son iki ayda çevre katliamlarını ve kentsel dönüşüm hilelerini Mecliste zorla geçirtti.

Değerli milletvekilleri, Başbakanın siyasi vadesi doluyor. Onun toplumda geçici kutuplaşmalar yaratmaktan başka bir işlevi kalmıyor. Alanlar yepyeni bir siyasetin, demokratik, adil ve özgür toplumun çağrısıyla yankılanıyor. Başbakanın bu mesajı alması gerekirken günü kurtarmanın, devleti faşistçe elinde tutmanın yollarını zorluyor. Bu basit hesap başta hatalı ve tutmayacak çünkü siyasi tarihini ve geleceğini barışa, adalete, demokrasiye adamış CHP, bu Hükûmetin sonunu sandıkta, her zamankinden daha kararlı şekilde, göstermeye devam edecek.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

53 konuşma daha · 20 Haziran 2013

53 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook