İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 108. BİRLEŞİM · SALI

Çalışma saatleri ve konuları hk.

Salih Kapusuz

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 108. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Mayıs 2006 · 1.067 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Salih Kapusuz (AK Parti), 30 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.067 kelime.

Salih Kapusuz (AK Parti, Ankara). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 30 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-kapusuz-22-2006-05-30-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SALİH KAPUSUZ (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; AK Parti Grup önerisi üzerinde şahsım adına lehte söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Belki okunan metne arkadaşlarımız dikkat ettiler; ama, birazcık açılmasında, açıklanmasında fayda var.

AK Parti Grubu olarak talebimiz şudur: Bugün, gündemin birtakım uluslararası anlaşmalar ve geri planda olan, gündemin geri sıralarında olan bazı tasarıların öne çekilmesi, sıralamanın buna göre yapılması konusunda sizlere okunan ve dağıtılan önerimizde sıralama belirlendi. Bu sıralamaya göre Meclis çalışsın istiyoruz. Salı ve Çarşamba günleri sözlü sorular görüşülmesin, salı ve çarşamba günleri yasa çalışması yapılsın, perşembe günü ise denetim yapılsın öneriyoruz. Denetim konusu da... Meclis tarafından kurulmuş iki tane komisyonumuz vardı. Bir tanesi, el sanatlarıyla ilgili olarak Meclis tarafından kurulmuş olan Komisyonun raporu; bir de, töre cinayetleriyle ilgili olarak yine Meclis tarafından kurulan, ikinci olarak hazırlanmış bulunan rapor. Bu iki rapor perşembe günü görüşülsün istiyoruz.

Çalışma saatleri, yine, daha önceki haftalarda yaptığımız gibi, bugün 21.00'e kadar, yarın gündemdeki sırada ifade edilen tasarıların bitimine kadar, yine perşembe günü de bitimine kadar. Perşembe günü, zannedersem iki tane rapor üzerinde sadece konuşma yapılacağı için, belki 19.00 gibi, 20.00'ye bile varmadan tamamlanacağını ümit ediyoruz.

Şimdi, belki, burada birazcık daha üzerinde durulması gerekli olan husus, kanaatimce şudur: Sayın Cumhurbaşkanı tarafından iade edilmiş olan, 15 maddelik, daha önce temel yasa olarak görüştüğümüz, sosyal güvenlik ve genel sağlık sigortasıyla ilgili tasarıdır. Bu tasarı, aynen, Sayın Cumhurbaşkanının iade gerekçeleri de göz önünde bulundurularak komisyonda görüşülmüş, şu anda da Genel Kurulumuza inmiştir.

Şimdi, bu tasarı, yıllardan beri bütün hükümetlerin gündeminde olan, tartışılan ve yapılmak istenen bir düzenlemeyi muhtevi reformdur. Elbette, Sayın Cumhurbaşkanlığı makamının, danışmanlarının düşünceleri istikametinde bir kez daha görüşülmek üzere 15 maddesi iade edildi. Bu iade edilmiş olan 15 maddede, Komisyonumuz, daha önceki çıkmış olan şekliyle buraya gönderdi; Genel Kurul olarak da, Komisyondan gelen metin üzerinde tekrar çalışmalarımızı devam ettireceğiz.

Düşüncemiz şudur: Bu tasarı, bu iade edilen maddeler itibariyle çok önem arz etmektedir ve reformun da özünü teşkil etmektedir.

Değerli arkadaşlar, şimdi sizlerle paylaşmak istediğim birkaç husus var. Bunlardan bir tanesi şudur: Bu iade gerekçelerine baktığımız takdirde genel olarak şunlar zikredilmektedir: "İnsanların daha geç emekli edilmeleri gerekirken, yaş sınırının aşağı çekilmesi sosyal gelişmeye de uygun düşmemektedir" denilmektedir.

Şimdi, hatırlarsınız, belki bir kez daha söylemekte yarar var, bizler, bu Mecliste, 2003'te, emeklilik yaşının 61'e düşürülmesiyle ilgili bir kanun tasarısını birlikte çalıştık. Hatırlarsanız, 2003 tarihindeki Meclisin bu kararını Sayın Cumhurbaşkanlığı makamı veto etmişti. Veto gerekçesine bakarsak, aynen okuyorum değerli arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanlığı makamının iade gerekçesini okuyorum: "Türkiye'nin demografik yapısı konusunda veri olarak kabul edilen resmî belgelere göre ortalama yaşam süresi yükselmektedir. Buna bağlı olarak, insanların daha geç emekli edilmeleri gerekirken yaş sınırının aşağıya çekilmesi sosyal gelişmeye de uygun düşmemektedir." Bu, iade gerekçesi.

Şimdi, 2006 yılında, şu anda bir kez daha görüşmek istediğimiz, görüşmek durumunda kaldığımız…

İZZET ÇETİN (Kocaeli)99'da dediğin burada yazılı Sayın Kapusuz.

SALİH KAPUSUZ (Devamla)Gerekçeyi de okuyacağım değerli arkadaşlar, lütfen dikkat buyurun.

Aynen okuyorum, Sayın Cumhurbaşkanlığı makamının iade yazısında geçen cümleler aynen şöyle: "Ülkemizde ortalama yaşama süresinin 66 yıl olduğu gözetildiğinde, Yasa ile tüm sigortalılar yönünden emekli aylığı bağlama yaş sınırının zaman içinde de olsa 65'e yükseltilmesi; sürekli çalışma olanağı işverenin inisiyatifinde olan sigortalılar yönünden de prim ödeme gün sayısının 9 000'e çıkarılması gerekecektir."

Şimdi, devamında diyor ki: "... kuşakların emeklilik hakkına kavuşmasını olanaksız kılacağı, bu niteliği ile adil, makul ve ölçülü olmadığı açıktır."

FAHRİ KESKİN (Eskişehir)Dün dündür, bugün bugündür!..

SALİH KAPUSUZ (Devamla)Şimdi, bir önceki gerekçenizde diyeceksiniz ki, yaş, yaşama süresi, ortalama yaş sınırı yükseliyor, siz emekliliği niye aşağıya çekiyorsunuz diyeceksiniz; peki, emekliliği 65'e çıkarttığınızda da diyeceksiniz ki, ölüm çağında emekli mi olunur?!

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sen 1999'da ne dedin?!

SALİH KAPUSUZ (Devamla)Değerli arkadaşlar, bakınız, eğer bunları şöyle aşağıya doğru sıralayacak olursak, burada, yönetimde istikrar açısından, tutarlılık açısından çok önemli bir hususu gözden kaçırdığımızı ve bu dengesiz yaklaşımlarla da, bu ülkenin nelere mal olmuş geçmişini unutmamamız lazım. Hatırlayın, geçmişte -bugün, emekli oldu, ama- Türk siyasî hayatında önemli yeri olan, tarihte de "dün dündür, bugün bugündür" mantığıyla yer etmiş olan bir siyasî söylemin bu memlekette 25-30 yaşında genç emekliler ordusu ihdas ederek, bu kesimi, sosyal güvenliği ne hale getirdiğini hepiniz ve hepimiz, bütün kesimler açık bir dille tenkit etmektedir ve dünün sıkıntılarını bugün hep birlikte yaşamaktayız. Bu gerçekler karşısında popülizm yapmak, ideolojik yaklaşımlarla, birtakım çevrelerin hoşuna gidecek söylemlerle bu ülkenin gidebileceği bir başka yer söz konusu değildir.

Bakınız, bu yasanın iadesinden sonra, inanıyorum ki, ilgili köşe yazarlarını, konuşmacıları ve uzmanları takip ettiniz. Bu konuda, birkaç kişi müstesna, ekseriyetle, bu iadenin aleyhinde açıklamalar yapılmıştır. Köşe yazıları okuduk, uzman değerlendirmeleri dinledik. Neden; çünkü, dünyada da, ülkemizde de sosyal güvenlik çok önem arz eden ve hakikaten, bugün, karadelik olarak da yaklaşık 25 katrilyonlara varan açıkların olduğu bir alanda bizim çok daha dikkatli olarak, aktüeryal dengemizi dengeye oturtmak gibi bir sorumluluk ve mecburiyetimiz vardır, Anayasanın da emri budur.

Değerli arkadaşlar, sadece, bazı -haklı olarak, görevleri gereği- sendikacı arkadaşlarımız, Sayın Cumhurbaşkanının bu görüşünü veyahut da kendi görüşlerini Cumhurbaşkanında bulmuş olmalarından, bu iadede yer almış olmasından dolayı müspet kabul etmelerini ben doğal kabul ediyorum; çünkü, sendikacılık yapıyorlar, doğaldır; ama, bir şeyi hatırlatmak istiyorum: Yıllardır, bütün hükümet programlarına dönün bakın, siyasî söylemlere bakın, neden bahsedilir? Sosyal güvenlik reformundan bahsedilir, tek çatı altına toplanmasından bahsedilir, bununla ilgili birçok yazılı ve sözlü dokümanları, açıklamaları hepimiz duyardık, dinlerdik; ama, bir türlü hayata geçiremezdik. İlk defa, bir iktidar çıkmış, bu konuda risk almış ve uygulamaya…

K. KEMAL ANADOL (İzmir)Ya, IMF istiyor.

SALİH KAPUSUZ (Devamla)…doğru bir adımla ve yaklaşımla başlamış.

K. KEMAL ANADOL (İzmir)"IMF istiyor" diye, Bakan söyledi.

SALİH KAPUSUZ (Devamla)Değerli arkadaşlar, bakınız, demografik ve projeksiyon olarak…

K. KEMAL ANADOL (İzmir)"IMF istiyor" diye Bakan söyledi.

SALİH KAPUSUZ (Devamla)Demografik ve projeksiyon olarak bakarsanız, bizim, şu anda ortalama yaş süremiz 66 değil, 71'dir.

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Nereden çıkardın?! 1999 yılında öyle demiyordun, 1999 yılında kaçtı?

SALİH KAPUSUZ (Devamla)Şimdi, ikinci olarak, 2044 yılında 66 olarak kalacağımız izlenimi yaratılıyor, halbuki, 2044 yılında ortalama yaşama süresi 76'ya ulaşıyor. Bakınız, 66 değil, 76'ya çıkıyor.

Yine, bir başka, aktüeryal denge açısından "ortalama yaşam süresi" ile "ortalama yaşam beklentisi" teriminin birbirlerine karıştırılmadan kullanılması lazım.

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sen Allah'ın işine karışıyorsun yaşları karıştırarak.

SALİH KAPUSUZ (Devamla)"Ortalama yaşam beklentisi" başka bir şey, anlam ifade eder, "ortalama yaşama süresi" ise başka bir anlam ifade eder, bu konu da karıştırılıyor.

Bir başka husus daha ifade etmek isterim. Bu aktüeryal denge açısından, değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, geçmişte 40 yaşında emeklilerin devreye sokulmuş olması…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 30 Mayıs 2006

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook