Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 49. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Ocak 2005 · 659 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sami Güçlü (AK Parti), 11 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)); konuşma 659 kelime.
Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-01-11-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun-7 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 4 üncü maddeyle ilgili olarak milletvekili arkadaşlarımızın sorduğu sorulara kısaca cevaplar vermek istiyorum.
İlkönce, Konya Milletvekili Sayın Ahmet Işık'ın ifade ettiği sorular. Bu devir işlemlerinin sonucunda problemler ortaya çıkacak mı diye sormuştu. Bununla ilgili konuda, yürüyen projeler ve davalar konusunda bir problemin olmayacağını, bununla ilgili, tasarıda teferruatlı düzenlemelerin yapıldığını, ayrıca Bakanlığımızın hazırlayacağı devir usul ve esaslarını belirleyen bir düzenlemenin Bakanlar Kurulu kararıyla hayata geçirileceğini ve dolayısıyla bununla ilgili muhtemelen karşımıza çıkacak problemleri önlemeye çalışacağımızı ifade edebilirim.
Sayın Erdal Karademir'in sorularına gelince; özellikle tabiat şartlarının zor olduğu, iklimin sert, karla mücadelenin meşakkatli olduğu zaman dilimlerinde bu hizmetlerin nasıl yapılacağını soruyor. Ben, bu konuda, anlaşılması zor bir hususun olmadığını görüyorum; çünkü, bu, ihtisas kazanmış, çalışan, o bahsettiği zor şartlarda makineleri kuran operatörlerimizi biz hizmetten alıkoymuyoruz; o insanlar, bugün çalıştıkları yerlerde çalışmaya devam edecekler. Dolayısıyla, işin zahmeti bugün nasıl görülüyorsa, zahmetli olan işler nasıl yerine getiriliyorsa, devam edilebilecek bir durumda. Dolayısıyla, bununla ilgili konuda bir problemle karşılaşmayacağız.
Eğitim konusuna gelince; bugün, Köy Hizmetlerinin, özellikle sosyal altyapı diye ifade ettiğimiz konularda, çok yetişmiş bir insangücü var ve bütün illerimizde var. Bu, en temel mühendislik hizmetleriyle yapılabilecek bir şey; yani, genel bilgiye dayalı şeyler, çok özel teknik bilgileri gerektirmeyen, yani yol, su, kanalizasyon vesaire gibi hususlardır. Dolayısıyla, bununla ilgili eğitim hizmetlerinin illa merkezden verilmesinin şart olmayacağını, bununla ilgili eğitimlerin çok kısa sürede tamamlanabileceğini düşünüyorum.
Sayın Osman Coşkunoğlu sorusunda "bölgelerarası dengesizlik nasıl giderilecek ve mevcut, bugün karşı karşıya olduğumuz bu dengesizlik devam etmeyecek mi" diyor. Efendim, Türk ekonomi politikalarının en temel hedeflerinden bir tanesi -gelişmekte olan bütün ülkelerde- bölgelerarası dengesizliği azaltıcı yönde tedbir almaktır. Bu, Köy Hizmetlerinin merkezî idare bünyesinde kalarak hizmetini sürdürmesiyle veya yerel yönetimlere devredilmesiyle vazgeçilecek bir husus değildir ki! Yani, bugün, hükümetler hangi anlayışı temsil ederse etsin, yani merkez sağ veya sol, bölgelerarası dengesizliğin kaldırılması en temel politik araçların hedeflerinden birisidir ve dolayısıyla, hükümetler, bununla ilgili yeni tedbirleri almak, yeni kaynakları bu amaçla kullanmak durumundadırlar. Grubumuz adına konuşan arkadaşımın bugün için geçerli olan bir hususu söylemesi, yarın ilave politikaların, ek tedbirlerin uygulanmayacağı anlamına gelmez, bundan daha tabiî ne olabilir?!
Şanlıurfa Milletvekilimiz Sayın Vedat Melik'in özellikle GAP bölgesiyle ilgili söylediği hususlara gelince; bugün, bu çalışmalar devam etmekte ve bunlar Şanlıurfa İl Müdürlüğümüz bünyesindeki elemanlarımızla yapılmakta. Yani, bugün yapılanın, iyi veya kötü, eksik veya fazla, her neyse, geriye düşmesi diye bir şey söz konusu olmayacaktır; ama, amaç elbette iyileştirmektir. Dolayısıyla, parasal kaynak konusunda bugün merkezî idarenin bu maksatla tahsis etmiş olduğu kaynak, zaten Şanlıurfa İline aktarılacaktır; ama, bu, elbette, bugün nasıl yeterli değilse... Genel bir eksiklik konusuna elbette katılıyoruz. Yani, il özel idarelerinin imkânları elverdiği ölçüde ve merkezî idarenin bütçeden ayırdığı payla... Biraz daha uzun vadeli düşünürsek, önümüzdeki yıllarda, özellikle güneydoğuda, sulama sorunlarını -yani, sadece tabansuyunu değil- Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri çözmek zorundadır; orada, bugün, büyük ölçüde, sulama yatırımlarındaki gecikmeyi çözmek ve aynı zamanda, sulama sistemini iyileştirmek zorundayız. Bunu, kendi hükümetimize ait bir tasarruf olarak da düşünmüyorum, bunu Türkiye yapmak zorundadır. Türkiye, tarım alanındaki gelişme için GAP'taki bu imkânı kullanmak durumundadır; dolayısıyla, bununla ilgili kaynakların, öncelikli olarak gelişmeye uygun yerler için tahsisi zorunluluktur.
Sayın Gürol Ergin Hocamızın sorusuna gelince; Sayın Hocam -belki, tırnak içerisinde olduğu gibi aktaramayacağım- şu ifadeyi kullandı: "Bu tasarıyı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı hazırlamadığına göre, Başbakanlıkta hazırlandığına göre, burada Sayın Başbakan otursa olmaz mıydı?" Elbette, Başbakanımız burada olsaydı ve biz de bu tasarıyla ilgili düşüncelerimizi onun nezaretinde beraber görüşseydik iyi olurdu; ama, pratikte buna imkân olmadığını biliyoruz.
Arkadaşlarım, yalnız, bir hususa dikkat çekmek istiyorum, o da şu: Sanıyorum, Grup adına konuşan arkadaşlarımız söyledi; biz bu tasarıyı, bugün, size hiç haber vermeden getirmedik. Bununla ilgili konular Parti Programımızda var, acil eylem planında bahsediyoruz ve hükümet programımızda var. Dolayısıyla, biz, yerel yönetimlerin, mahallî idarelerin güçlendirilmesi, yönetimin tabana yayılması konusunda baştan beri, kamuoyuna, vatandaşlarımıza -ve bu hususta kayıtlara geçerek- bunları ifade etmişken, bizim, Köy Hizmetleriyle ilgili, yerel yönetimlerle ilgili yasa tasarımızın Başbakanlıkta hazırlandığını söylemek ve ilgili kurumların haberi yok demek, bence hakikati ifade etmiyor. Yani, bundan haberi olmayan hiçbir AK Partili arkadaşımız yok.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
61 konuşma daha · 11 Ocak 2005