İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 50. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)

Sami Güçlü

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 50. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Ocak 2005 · 1.056 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sami Güçlü (AK Parti), 12 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)); konuşma 1.056 kelime.

Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 12 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-01-12-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İzmir Milletvekilimiz Sayın Vezir Akdemir'in gündemdışı konuşmasına kısaca cevap vermek istiyorum.

Dün, Köy Hizmetleriyle ilgili kanun tasarısı görüşülürken, tarımla ilgili birçok konuyu konuştuk. Bugün, gündemdışı konuşmada Sayın Vezir Akdemir bazı temel konuları dile getirdi. Ben de -çok uzun sürmeyecek- ana başlıklar halinde, bazı hususları söylemek istiyorum.

Tarım, dünyada, bütün ülkeler için önemli bir sektör, gelişmekte olan ülkeler için çok daha önemli; ülkemiz için, nüfus büyüklüğü, coğrafî özellikleri, stratejik konumu itibariyle vazgeçilmez bir sektör. Özellikle, nüfusumuzun çok önemli bir kısmının kırsal kesimde yaşıyor olması, kendi başına bu sektörün önemini ortaya koymaya yeter.

Bu dönem içerisinde, iktidar dönemimiz içerisinde, tarım sektörüne yönelik konularda, bir gayret ve arayışın sahibiyiz. Bunu herkese söyleyebiliriz. Yaptıklarımızla ilgili -çok uzun izahlar değil; ama- yaklaşık olarak bazı hususları söylemek istiyorum.

Evvela, çiftçilerimizi tekrar üretime döndürmeye yönelik birkısım tedbirler, özellikle borç yapılandırması, birkısım tarımsal girdi destekleri, hayvancılık sektörünü canlandırmak için yapılan ek harcamalar; özellikle sosyal yardımlaşma bünyesinde, sırf ihtiyaçları karşılamaya yönelik bir kaynağın, üretime yönelik olarak kullanılması; KDV indirimi, süne mücadelesi, tohumluk...

Bu iki konuya biraz dikkat çekmek istiyorum. Tarım tarihiyle ilgili bir değerlendirme yapıldığında, 2004 yılına, şu iki konu düşülecek: Süne mücadelesinde başarılı olunmuştur ve 2004 yılında, Türkiye'de, tohumculuk alanında, tahıl tohumculuğunda rekor bir kullanım seviyesine ulaşılmıştır. Bunları çok sade söylüyorum; ama, bunlar, gerçekten, bu sektör için hayatî önemde konulardır. Türkiye'de, tarımla uğraşanların yüzde 40'ını ilgilendiren alanda, doğrudan gelir desteğinden daha önemli katkıdır bu ve süreklidir.

Dolayısıyla, bu konunun fark edilmesini, dikkatlerinizin bu noktaya çekilmesini özellikle arz ediyorum.

Onun dışında, üç dört yıl aradan sonra tarımsal kredilerin bir sistem içerisinde başlaması sağlanmıştır. Sınırlıdır, miktarı azdır; ama, bir sistem kurulmuştur. Dolayısıyla, büyütme imkânı doğmuştur. 2005 yılında çok daha büyüyeceğini, bütçe konuşması sırasında Sayın Başbakanımız iletti.

Tarım gönüllüleri projesi hayattadır. 1 000'in üzerinde insanımız şu anda çalışmaktadır. Gıda Kanunu, Üretici Birlikleri Kanunu... Bunun dışında, Meclisimizde olan kanunlarımız var. Dün, saygıdeğer milletvekillerimiz toprak konusunu dile getirdiler. Ben, bugün, size bu konuda da bir müjde vermek istiyorum; Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu Tasarısı imzaya açıldı. Bugünkü tarih itibariyle ilk imzayı da attım. Hükümet tasarısı olarak... Dolayısıyla, bu, çok önemli kanun gündemimize gelecek; çok sevindirici bir haber. Özellikle, sektörü yakından takip eden arkadaşlarımız için söylüyorum.

Avrupa Birliğiyle uyum konusu... Önümüzdeki on yıl tarımı çok konuşacağız. Çok köklü tedbirler alacağız. Bu sektörü, bütün alanları itibariyle, bitkisel üretim, hayvancılık ve su ürünleri alanlarında, Avrupa Birliğine üye olduğumuz gün, sürdürülebilir bir hale getirme konusunda bir büyük mücadele bizi bekliyor. Her zaman dilimini çok iyi değerlendirmek durumundayız. Bakanlığımız buna uygun bir yapılanma ve hazırlık içerisinde. Bununla ilgili açıklamaları önümüzdeki zaman içerisinde söyleme imkânı olacak.

Ben, burada, sorunları dile getiren Sayın Vezir Akdemir'in gündeme getirdiği hususlarla ilgili birkaç cümle söylemek istiyorum. Partimizin bu iki yıllık uygulama süresi içerisinde tarım sektörümüzle ilgili çok olumsuz ifadeler kullandı. Arkadaşlarım, Türkiye'de 2001 krizinde bile ne sanayi sektörü öldü ne tarım sektörü öldü. Şimdi, gerileme başka, zayıflama başka, hastalanmak başka; ama, ölmek çok başka bir şey.

VEZİR AKDEMİR (İzmir)Satacak bir şey kalmadı Sayın Bakanım; traktör kalmadı.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Efendim, şimdi, tanımlamalarımızı doğru yapmalıyız. Hastalanabiliriz, bünyeler hastalığa açık; ama "öldü" demek için birkısım başka unsurlar lazım. Türkiye'de tarım sektörünü, bugün, öldü diye tanımlarsak, o zaman, birçok olayı izah edemeyiz. O zaman, izah edemeyeceğimiz cümleleri söylemek çok ağır oluyor.

Şimdi, tarım sektörüyle ilgili olarak... Kurban bayramı geliyor. Hayvancılık sektöründe, şu anda karkas et kaça satılıyor biliyor musunuz? Bugün, bu sektörde bulunan insanları çok memnun eden bir fiyatla başladı; inşallah, devam edecek. Yani, dolayısıyla, bu sektörü canlandırma konusunda, kaçakçılık konusunda gösterdiğimiz gayretler karşımıza çıkacak.

"Türkiye, IMF politikalarına teslim oldu, tarımı öldürüyor" diyorsunuz. Arkadaşlarım, lütfen -Cumhuriyet Halk Partisine mensup arkadaşlara söylüyorum- IMF politikaları, tarım sektörü ve başka sektörlerle ilgili ifadeleri kullanırken biraz dikkatli davranalım; yani, camdan evi olanın komşunun bahçesine taş atmaması gerekir. IMF politikalarıyla ilgili konuda, biz, baştan beri hep eleştiriyoruz, siz de eleştiriyorsunuz bugün; ama, lütfen, bu konuda biraz daha dikkatli davranalım. O konuda, bunun takipçisi, bunun emireri gibi bir üslupla bize ithamda bulunursanız, biz de buna cevap vermek zorunda kalacağız.

Onun dışında, Türkiye'de tarımsal ürünlerin ithalatının büyüklüğünden bahsediyorsunuz. Bir yıl hariç, Türkiye'de tarım ürünlerinin ithalatı ihracatından fazla olmadı. Şimdi, Türkiye'de millî gelir bu noktaya geldi, fert başına düşen millî gelir 4 000 dolara yükseldi. Tarım ürünleri ihracatındaki artış sınırlı; ama, arkadaşlarım, bu ülkede dışa açılırken, sanayi serbest rekabete açılırken, dünyada tarım ürünlerinin ticareti serbestleşirken ve Türkiye'ye 17 000 000 turist gelirken, biz, tarım ürünlerinin ithalatı konusunda engelleri çok artırabilir miyiz; 1980 öncesindeki politikaları gerçekleştirebilir miyiz; böyle bir imkân var mı? Ama, buna rağmen, Türkiye, net tarım ürünleri ihracatçısıdır.

2003 yılına göre 2004 yılında meydana gelen birkaç gelişmeyi söyleyeyim. Türkiye'de mısır üretimi hızla artıyor. Mısır ithalatı yüzde 50 azaldı; 1 800 000 tondan 900 000 tona... Dün, burada bir kararname, bir yazıya olur verdim. O anda söyleyecektim; fakat, imkân olmadı. Toprak Mahsulleri Ofisi 100 000 ton makarnalık, 100 000 ton ekmeklik buğday ihracatı için Bakanlıktan olur aldı. Türkiye'nin bir sene önceki buğday ithalatı 1 800 000 ton yine. Bu sene, biz, buğday ihraç ediyoruz. Bunlar sevindirici şeyler; ama, olumsuzluk yok mu; Türk tarımında 2004 yılında olumsuzluk çok arkadaşlar. Kabul ediyorum; olumsuzluk çok; ama, tarım sektöründe çok kontrollü bir üretim yapma imkânı yok. Kuraklık, sel ve diğer afetler kaç ilimizde olumsuzluklara yol açtı; bunu sayıyorum. Onun dışında, pamukta meydana gelen olumsuzluklar, pamuk primleri, sulamasuyu enerji bedellerinde meydana gelen olumsuzluk, tarımsal girdilerdeki fiyat artışı, buğday fiyatlarının -Toprak Mahsulleri Ofisi geçen yılın 3 katı buğday almasına rağmen- arzu ettiğimiz noktada tutulamaması; bunlar olumsuzluklar.

Kıymetli arkadaşlarım, şu anda Plan ve Bütçe Komisyonunda tarımsal sulamadan doğan elektrik enerjisi bedelleri konusunda bir çalışma yapılıyor. Yani, arayışımız sürüyor. Pamuk primleri konusunda üreticimizi memnun edecek bir nokta ve bir kaynak arayışını büyük ölçüde tamamladık. 18 Ocakta, Sayın Başbakanımızın, bu hususta çiftçilere yönelik aldığımız tedbirleri açıklamasını bekliyoruz ve dolayısıyla, pamuk primleri konusunda çok olumlu bir gelişme olacak. Tarımsal girdilerden özellikle gübre ve mazot konusunda iyileştirme arayışımız sürüyor.

Hayvancılık sektörü konusunda hepinizi çok memnun edecek bir gelişmeden bahsetmek istiyorum. Bu sektörü, kesinlikle canlandıracağız, -kararlıyız- bir fevkaladelik olmadığı takdirde. Bunun için, çok kapsamlı bir projeyi hayata geçiyoruz; ama, esas, kaynak konusunu söylerseniz... Kaynak konusunda, 2004 yılında ayırdığımız bütçe kaynağının 3 misli bir kaynak ayırıyoruz. Bunlar, Türkiye'de hayvancılık sektörünün gelişmesi açısından çok önemli bir gelişme olacak; ama, 2004 yılında tarımda biz sorunlar yaşadık. Sorunları yaşamak, tarım sektörü öldü demek değil Sayın Akdemir.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

70 konuşma daha · 12 Ocak 2005

70 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook