İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 71. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Mera kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s: 242)

Selahattin Karaahmetoğlu

Giresun Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 71. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Şubat 2013 · 517 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Selahattin Karaahmetoğlu (CHP), 27 Şubat 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S: 242)); konuşma 517 kelime.

Selahattin Karaahmetoğlu (CHP, Giresun). “Mera kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s: 242)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selahattin-karaahmetoglu-24-2013-02-27-mera-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-242 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=21748

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mera Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesi, yürürlük maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Hayvancılığın gelişmesi ve daha düşük maliyetle ürün elde edilmesi, kaliteli bitki örtüsüne sahip yeterli otlatma kapasiteli mera alanlarının varlığına bağlıdır. Geleceğimizi, tarımsal geleceğimizi çayır ve meralarımız belirleyecek diyebiliriz.

Türkiye dünya mera alanlarının binde 38’ine sahiptir ve dünya sıralamasında da 46’ncı sırada yer almaktadır. Ülkemizin yıllık 50 milyon ton kaba yem ihtiyacı dikkate alındığında kaliteli kaba yem açığı 4,3 milyon ton gözükse de sap, saman, anız artıkları kaliteli kaba yem olarak değerlendirilmediğinden kaliteli kaba yem açığımızın 14,3 milyon olduğu görülmektedir. Söz konusu açığın kapatılması için çayır, mera alanlarının ıslah edilerek otlatma kapasitelerinin artırılması, ekili tarla tarımı içerisindeki oranının yüzde 25’e çıkarılması gerekmektedir.

Ülkemizin kalkınması ve gelişmiş ülkeler seviyesine çıkmasında tarımın yeri ve önemi çok daha belirgin hâle gelmektedir. Buna rağmen bu yönde yapılan yasal düzenlemeler göstermektedir ki mera alanlarımızın genişletilmesi ya da ıslahı gerekçesiyle, ülkemizin ortak varlığı olan arazilerimizin büyük sermayenin çıkarına sunulması, peşkeş çekilmesi söz konusudur. Bunun geleneksel yaşam biçimi olarak yaylacılığın sonunu getirmesi de söz konusudur. Mevcut durumda yaylak ve meralardan yararlanan çiftçi ve köylümüzün bu alanlardan uzaklaştırılması söz konusudur. Devletin, mevcut şartlarda hayvansal üretimin artırılması yönünde tedbirler alıp yaylak ve meraları artırması ve çiftçimizi, köylümüzü bu yönde üretime teşvik etmesi mümkün iken, 2/B arazilerinde olduğu gibi, işlediği, ürettiği topraklardan büyük sermaye sahipleri menfaatine çekilmesi söz konusudur.

Hayvansal üretimin temel kaynağı mera ve otlaklarımızın yetersizliği ortadadır. Her yıl artan yem fiyatları, yurt dışından hayvan ve et ithaline baktığımızda görülecektir.

Sayın milletvekilleri, tablo gibi, resim gibi yaylalarımızın, suyun ticarileştirilmesi ile bitirilen süreç şimdi meralarımızı tehdit etmektedir. Meralarda mevcut su kaynaklarının ticari bir faaliyete dönüştürülmemesi gerekmektedir. Bu konuda yasal bir düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu ticarileşmenin geleceğimizi tehdit etmemesi için bu yönde kanuni tedbirler alması gereken Meclisin her gün yeni bir endişeye yol açacak düzenlemeyi hayata geçirmesi kabul edilemez.

Bu alanların hayvancılığın ihtiyacı olan kaba yemin en ucuz karşılandığı yer olma özelliği yanında, çayır ve mera alanlarının korunması doğrudan biyolojik çeşitliliğimizin muhafazası anlamına gelmektedir. Su havzalarının en büyük beslenme ve korunma alanları olan bu yerleri yok etmekle bir süre sonra dünyanın karşılaşacağı iklim değişikliklerine katkı sağlamış olacağız.

Doğal yaşamı korumak üzere, bitki çeşitlerini barındıran, erozyonu önleyen, yaban hayvanlarının ve köylerdeki büyük ve küçükbaş hayvanların su kaynağı olan meralar için devlet tarafından yapılan yasal değişiklikler ve düzenlemeler tüm faktörler göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Yok olma tehlikesi taşıyan meralar köylerimiz için geçim demektir. Köylülerimizin ve ülkemizin tarım ve hayvancılığı için… Tarımsal üretimle ve hayvancılıkla geçinen çiftçinin en önemli varlığı tarım topraklarıdır.

Yalnızca ekolojik değil, sosyoekonomik anlamda da sorunlara yol açacak düzenlemenin geri dönülemez zararlar vereceğini hesaba katmalıyız, yaşam sistemlerimizin bugününü ve geleceğini yok edecek adımlar atmamalıyız. Sularımız boşa akmasın diye ticari faaliyete konu edilen ırmaklarımız, derelerimiz HES projeleriyle doğadan koparılarak geri dönülemez sorunlara yol açmaktadır. Gelecekte sosyokültürel sorunlara da neden olacak bu hususların, insanları yıllarca alıştıkları ve ekonomik etkinlikte bulundukları yerleşim yerlerinden zorunlu göçe maruz bıraktığını, bırakacağını tabii ki göz önünde bulundurmalıyız. Meralarda HES kurulmasının önünün açılmasıyla birlikte, tarım, hayvancılık ve doğa açısından telafisi imkânsız bir süreç başlatılmıştır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

70 konuşma daha · 27 Şubat 2013

70 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook