2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Kırklareli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 30. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Aralık 2018 · 439 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Selahattin Minsolmaz (AK Parti), 12 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 439 kelime.
Selahattin Minsolmaz (AK Parti, Kırklareli). “2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selahattin-minsolmaz-27-2018-12-12-2019-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2017-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=74086
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA SELAHATTİN MİNSOLMAZ (Kırklareli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsünün 2019 yılı bütçesi üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi, 2 kez gazi olmuş Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen kıymetli milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü, ülkemizde 2018 yılı içerisinde, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle, değerli bazı elementlerin ülke ekonomisine katılması, stratejik önemi haiz olan bu elementler üzerinde yüksek teknolojiye dönük araştırmalar yapılması için kurulmuş önemli kurumlarımızdan bir tanesi. “Nadir toprak elementleri” diye bilinen bu elementler ülkemizde Malatya ve Eskişehir bölgesinde yoğun olarak bulunmakla beraber özellikle korozyona, yüksek sürtünmeye ve ısıya karşı dirençlerinden ötürü yüksek teknolojide ve savunma sanayisinde kullanılmaları açısından ülkemizde böyle bir kurumun kurulması stratejik bir önem içermektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ iktidarlarımızda madenlerimizi aramanın, bunları bulmanın, işletmenin ve geliştirmenin ne kadar önemli bir konu olduğunu burada ifade etmek istiyorum. Ülkemizde bu amaçla çalışan kurumlar yıllardır oluşturdukları bilgi birikimini şimdi yeni alanlara da aktarmakta ve özellikle teknolojik alanda, yüksek teknolojide, savunma sanayisinde kullanılacak madenleri ülke ekonomisinde bir arada, birlikte üretme çabası içerisindedir. Sadece yer altı kaynaklarının değil, sahip olduğumuz tüm potansiyelin harekete geçirilmesi, tarımda, ekonomide, ticarette, eğitimde, sağlıkta ve her alanda sürdürülebilir ve çevreye karşı duyarlı bir kalkınmayı hep birlikte savunmamız gerektiği bir muhakkaktır.
Sayın milletvekilleri, Türkiye’nin dünyanın en çalkantılı bölgesinde demokrasi ve ekonomisiyle gerçek anlamda bir küresel güç olma iddiasıyla ilerlemekte olduğunu tüm dünya görmektedir. Enerji çeşitliliğimizi ve enerji güvenliğimizi sağlamak amacıyla Enerji Bakanlığımız, hidroelektrik kaynakların kullanılmasından jeotermal kaynaklar, yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve biyokütleye varıncaya kadar tüm enerjiyle birlikte, özellikle çevreye saygılı yenilenebilir enerji kaynaklarını da etkin kullanmak için gereğini yapmaktadır. Doğu Akdeniz Bölgesi’ndeki enerji kaynaklarımızı etkin olarak kullanabilmek amacıyla Türkiye Petrolleri ve onun uluslararası faaliyet gösteren kolu olan TPIC (Turkish Petroleum International Company) tarafından da aramalar ve sondajlar yapılmakta, Türkiye’nin petrol ve doğal gaz rezervleri ekonomiye katılmaya çalışılmaktadır.
Değerli milletvekilleri, bu dönem içerisinde, ülkemize yapılan ekonomik saldırılara rağmen gerçekten ekonomimizin direnci ve bağışıklık sisteminin ne kadar güçlü olduğunu da bu yapılan yatırımlarla ve bunlara bağlı olarak da 2017 yılında OECD ülkelerinde 1’inci olmak suretiyle, yüzde 7,4 büyümeyle ekonomimizin direncini görmüş bulunmaktayız.
Muhtelif zamanlarda, ekonominin sanayiden uzak olduğu, sanayi gelişmesinin olmadığı söylenmekle beraber bu yüzde 7,4’lük büyümenin sağlandığı 2017 yılında sanayi büyümesi yüzde 8,8 miktarında olmuştur. Dolayısıyla sanayinin olmadığı bir ülkede kalkınma tabii ki söz konusu değildir ama Türkiye’de sık sık dile getirilen “inşaatla büyüme” yönündeki eleştirilere bir cevap olarak, bu inşaat sektöründe kullanılan tüm ürünler de Türkiye’deki sanayi kuruluşları tarafından üretilmektedir. Yani herhangi bir faaliyetin, sanayide, fabrikada üretilmeden ekonomiye katılması söz konusu değildir. Dolayısıyla Türkiye bu bağlamda üçüncü havalimanını, yüksek hızlı trenleri, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü, Osman Gazi Köprüsü’nü, Avrasya Tüneli’ni yapabilmiş…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
93 konuşma daha · 12 Aralık 2018