(10/1806, 1813, 1827, 1828, 1829, 1830) No.lu Çocukların Her Türlü Şiddet, İhmal ve İstismardan Korunarak Akıl, Ruh ve Beden Sağlıklarının Gelişimi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmesi münasebetiyle
Tekirdağ Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 4. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Ekim 2024 · 509 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Selcan Taşcı (İYİ Parti), 8 Ekim 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (10/1806, 1813, 1827, 1828, 1829, 1830) No.lu Çocukların Her Türlü Şiddet, İhmal ve İstismardan Korunarak Akıl, Ruh ve Beden Sağlıklarının Gelişimi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmesi münasebetiyle); konuşma 509 kelime.
Selcan Taşcı (İYİ Parti, Tekirdağ). “(10/1806, 1813, 1827, 1828, 1829, 1830) No.lu Çocukların Her Türlü Şiddet, İhmal ve İstismardan Korunarak Akıl, Ruh ve Beden Sağlıklarının Gelişimi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 8 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcan-tasci-2024-10-08-10-1806-1813-1827-1828-1829-1830-no-lu-cocuklarin-her-turlu-sid (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=127459
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA SELCAN TAŞCI (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sıla’ya, İkbal’e, Ayşenur’a, Efecan’a; günlerdir her türlü sapıklığa, sapkınlığa, caniliğe kurban verdiğimiz bütün evlatlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyerek başlamak istiyorum.
Korkunç günler. Aslında Batı'yı kınayıp “Bizde yaşanmadı.” diye kıvandığımız o karanlık çağı yaşıyor gibiyiz uzun süredir. Narin, korunağı olması gereken kendi evinde öldürüldü. Katili, fiilen bu suçu işlemiş olanı, tanığı, susanıyla topyekûn öz ailesiydi. Tekirdağ'da 2 yaşındaki Sıla’yı olmayan hakkımızı helal ederek defnettik bugün. Madde bağımlısı annesi teslim etti onu tecavüzcülerine ve tecavüzü gördü, bildi, gizledi.
Pelda’yı hatırlar mısınız bilmiyorum, çabuk unutuyoruz çünkü. 12 yaşında dayı oğlu tarafından kaçırıldı; 18 yaşındayken birisi 7 aylık, birisi 4 yaşında 2 çocuklu bir çocuk anne olarak kalbinde bir kurşunla ölü bulundu. Tıpkı Sıla gibi “Düştü.” denilen 3 yaşındaki Arda’nın, annesinin gözü önünde işkence gördüğü anlaşıldı. İstismara uğrayan çocukların yüzde 30'u 2 ila 5, yüzde 40'ı 6 ila 10 yaş arasında ve istismarcıların yüzde 80'i tanıdık; o tanıdıkların yüzde 90'ı da o çocukların kendi ailelerinden birileri; 13 yaşında öz kardeşini doğurmak zorunda kalan A.A’nın gibi kendi öz babası mesela. Demek ki bizim çocuklarımızı ailelerinden de koruyacak bir sistem inşa etmemiz gerekiyor.
Ailelerden koruduk diyelim. Nasıl? Devletin kurumları aracılığıyla. Oraya bakıyoruz; orada da mesela Hatay'da öğrencilerini istismar etmiş, hatta pazarlamış öğretmen sıfatlıları görüyoruz. Sair zamanda öğretmen “hık” dese soruşturma açan idarenin ruhu duymamış yıllarca. 14 yaşında çocuğa zorla uyuşturucu verip tecavüz eden bekçileri görüyoruz. Koruma altındayken bir inşaatta ölü bulunan 17 yaşındaki Yasemin Cemre’yi, Beykoz ÇODEM’de M.K.’yı, Beylikdüzü ÇODEM’de F.U.’yu, Kemerburgaz ÇODEM’de K.C.’yi, Florya ÇODEM’de C.D.’yi yani koruma altındayken uyuşturucu ve fuhşa sürüklenmiş çocuklarımızı görüyoruz.
Grup Başkan Vekilimiz defalarca ifşa etti burada; yuvalardan kaçırılıp leş ortamlarda pazarlanmış çocukları, 30 yatak kapasiteli ama 50 çocuğun yaşına, suça karışma durumuna bakılmaksızın tıkıştırıldığı yuvaları, yuvadan kaçıp terör örgütlerinin eline düşen çocukları, velhasıl “Kadıyı kime şikâyet edeceğiz?” durumunu görüyoruz. Demek ki bizim çocuklarımızı devlet zırhının arkasına saklanan alçaklardan da koruyacak, kadıyı da şikâyet edebileceğimiz, onu da ve kayırmadan denetleyecek bir sistem inşa etmemiz gerekiyor.
Çocuklarını kendi maneviyatları uyarınca yetiştireceğine inandıkları yapılara veren aileler var; oralara dönüyoruz, orada da 10 çocuğun tecavüze uğradığı Karaman’daki o malum ünlü yurdu görüyoruz. Konya'da kaçak kursta can veren, ailelerinin “Cennete gittiler.” diye susturulduğu 17 kız çocuğunun acı hatırasını görüyoruz. Başka şansları olmadığı için -oysa devlet o şansı sunmalıydı onlara- kaldıkları Aladağ’daki yurtta diri diri yanan evlatlarımızı görüyoruz. 6 yaşında sözde evlendirilen H.K.G’yi görüyoruz ki ne ilk ne son kurbanı bu kapalı ve nedense bir türlü dokunulamayan yapıların.
2002-2018 arasında 18 yaş altı 440 bin çocuk doğum yaptı, bunların 15.937’si 15 yaşın altında ve tecavüz sonucu. 2007-2017 arası devlet izniyle evlendirilen çocuk sayısı 482.908. Demek ki çocuk istismarının inanç istismarıyla mazur hâle gelemeyeceği, kimsenin hiçbir saikle bu kepazeliğe kol kanat germeyeceği bir sistem inşa etmemiz gerekiyor. Keza, diğer tarafa bakıyoruz; bir köyün, bir mahallenin, onlarca kişinin tecavüz sırasına girdiği çocuklarımız var bizim; herkes bilmiş ama kimse bildirmemiş. Ayrıca, burada hiç komik şeylerden de söz etmiyoruz, çok trajik şeylerden söz ediyoruz; bilmiyorum ne kadar umurunuzda.
(Uğultular)
SELCAN TAŞCI (Devamla)Başkanım, uyarır mısınız.
Yani gerçekten içimizin yandığınızı söylüyoruz, kahkahalar atılıyor.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
45 konuşma daha · 8 Ekim 2024