İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 20. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Selcan Taşcı

Tekirdağ Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 20. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Kasım 2025 · 574 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Selcan Taşcı (İYİ Parti), 20 Kasım 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 574 kelime.

Selcan Taşcı (İYİ Parti, Tekirdağ). “Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 20 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcan-tasci-2025-11-20-vakiflar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=138965

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ)Değerli milletvekilleri, Azerbaycan'dan dönerken düşen askeri kargo uçağımızda şehit verdiğimiz vatan evlatlarından birisi de Tekirdağlı hemşehrimiz Astsubay İlker Aykut'tu. Binlerce Tekirdağlı bir insan seli oluşturduk, yekvücut, tekbirlerle, dualarla uğurladık ebediyete şehidimizi. Allah bir kere daha rahmet eylesin. O günden bizlerin hatırasına, Tekirdağ'ın da tarihine kazınması gereken o vakar olmalıyken biz günlerdir kınama mesajları alıyoruz, kınama mesajlarıyla doluyor posta kutularımız. "Atatürk'e saygısızlığı kabul etmiyoruz." diyor Tekirdağlılar, "Kim tahammül edemiyor Atatürk'e?" diye soruyorlar, "Şehide saygısızlık bu yapılan." diyorlar. Neden? Çünkü şehidimizin cenazesi başlarken cenazenin kaldırıldığı caminin minaresindeki Atatürk fotoğraflı Türk bayrağı iddia o ki -dilerim ki mesnetsizdir- müftünün talimatı üzerine kaldırıldı, yerine Atatürk'süz bir Türk bayrağı asıldı. Şimdi, bu işin savunmasını biliyoruz biz yani Türk bayrağının şekli bellidir, böyle bir talimat verilmişti geçmişte "Bazı şahsiyetlerin yerleştirildiği bayraklara izin vermeyin." diye. Bir, Atatürk "bazı şahsiyet" değildir, o bayrağı bizatihi borçlu olduğumuz kişidir. İki, şehit cenazesinin ortasında en hafif tabirle işgüzarlık olan böyle bir şeye ne gerek var gerçekten? Binlerce acılı insanı daha da acıtmak, binlerce öfkeli insanı daha da öfkelendirmek dışında neye yaradı şimdi bu iş? Başı göğe erdi mi mesela yapan arkadaşların? Ben hâlâ inanamıyorum, inanmak istemiyorum, konduramıyorum kendi şehrime; cumhuriyete sadakati, Atatürk'e sevgisi tartışılmaz, evladıfatihan Tekirdağ'ın böyle bir rezaletin muhatabı olmasını gerçekten içime sindiremiyorum ve utanç da duyuyorum burada böyle bir konuşma yapmak durumunda kalmaktan. Türk bayrağını minarelerden Atatürk posteri sökerek koruyamazsınız arkadaşlar. Dün Yavuz Aydın da bahsetti. Türk bayrağına saygıysa mesele, Türkiye Büyük Millet Meclisine giren vatandaşımızın yakasında Türk bayrağıyla birlikte yer alan, tıpkı al bayrağımız gibi üzerinde ay yıldız bulunan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayraklı rozeti çıkarttırmazsınız mesela. Türk bayrağına saygıysa mesele, burada, bu kürsüde paçavra açılmasına göz yummazsınız. Zamanlama da çok manidar, daha birkaç gün öncesinde çünkü bu olayın, Atatürk'ün ebediyete intikalinin 87'nci yıl dönümünde, Türk milleti için minnete de vefaya da yasa da denk gelen o anlamlı günün arifesinde, Atatürk'e kurtardığı ülkenin camilerinde, kurtardığı camilerinde ambargo uygulanmasının hemen üzerine yaşandı bu olay. Yapmayın bunu arkadaşlar, Atatürk'ü cami cemaatinden, cami cemaatini Atatürk'ten koparmaya çalışmayın, koparamazsınız; onlar birdir. Atatürk bu milletin ta kendisidir, bütün hasletleriyle kendisidir inancı da dâhil.

Birkaç tarihî hatırlatmayı yapmak lüzumu hissediyorum üst üste yaşanan bu kadar rezalet üzerine: Anadolu işgal edildiğinde düşmanın ilk hedeflerinden biri bugün Atatürk'ün adının anılamadığı o camilerdi. Gazi camileri var, bakın, bu ülkenin. Başka izaha hiç gerek yok aslında. Yunan işgali sırasında yakılan Güneyköy Eski Camisi yıllarca "Gazi Minareli Cami" diye anıldı. Yüzyıl geçti, üzerindeki top ve kurşun izleri hâlâ geçmedi. İşgalciler Çanakkale'de boğazladıkları Müslümanları domuzlarla birlikte camilere doldurdular. Karatepe'de Kuvayımilliyeye destek olan köylüleri Sekiyurt ve Ahmetler Camilerine doldurup kurşuna dizdiler. Yetmedi, ölmeyen olursa diye tek tek süngülediler; yetmedi, benzin dökerek içindeki cesetlerle birlikte camiyi ateşe verdiler. İzmir'de kadınları camilere doldurup ne yaptıklarını söylemek istemiyorum, tarih bilen herkesin malumu. Şimdi, Bursa, Manisa, Balıkesir, Aydın, Gaziantep; bu illerin herhangi birinde, herhangi bir sokakta, herhangi bir tarihî camiye rastlayamazsınız ki hâlâ duvarları, minareleri top mermilerinin izleriyle bezeli olmasın. Ben demiyorum, Yunan kaynakları diyor; Kurtuluş Savaşı verilmemiş ve kazanılmamış olsaydı Anadolu'da ne İslam'dan bir numune ne İslamiyet'ten nişane kalacaktı; pek çok minare çan kulesi olacaktı, Yunan kaynaklarında geçen ifadeyle.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

SELCAN TAŞCI (Devamla)Bitiriyorum.

Velhasıl, bugün, camilerimizde, o camilerde ezanın okunmasını, okunabilmesini de borçlu olduğumuz Mustafa Kemal Atatürk'e rahmet okuyamayanlara bakınca ben tek bir şey diyebiliyorum: Biz "Keşke Yunan kazansaydı." diyen, ömrünü Atatürk'e hakaretle geçiren meczupları öldü biliyorduk, bazılarının zihninde yaşıyormuş meğer; yazık gerçekten.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

102 konuşma daha · 20 Kasım 2025

Günün kaydı →
102 konuşmanın tamamı →