Öneriler
Tekirdağ Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 14. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Kasım 2026 · 611 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Selcan Taşcı (İYİ Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖNERİLER); konuşma 611 kelime.
Selcan Taşcı (İYİ Parti, Tekirdağ). “Öneriler”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcan-tasci-2026-11-05-oneriler (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149664
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA SELCAN TAŞCI (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu yapıldı. Türk milleti gözlerimizin önünde, devletin gözetiminde soyuldu ve biz düğün burası, eğitim parası, ev parası, kıdem tazminatı çalınmış hâldeki Türk milletine vekâleten haftalardır burada her gün avaz avaz çağrı yaparken hırsızlar yargılansın diye aa, dün bir baktık, fon hırsızlığının ilk davası gazetecilere açıldı. İddianame değil katline ferman buyruğu sanki gazetecilerin. İsmail Saymaz ve Murat Ağırel'e on dört yıl on ay hapis, Mustafa Balcı'ya on yıl on ay hapis, Şaban Sevinç'e on sekiz yıl on bir ay hapis. TCK 125, 136, 217, 267 ne bulursa alt alta yazmış, toplamış savcı bey ama bir maddeyi es geçmiş: E, bir de TCK 44 var sayın savcı. Çok açık, net: "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." Yani böyle alt alta sıralanıp toplanmaz hepsi. Kaldı ki ortada suç var mı, o da tartışılır çünkü gazetecilik suç değildir. Bir de bir diğer hukuk ilkesi, ölçülülük, onu da atlamış sayın savcı. Bir gazetecinin fon hırsızlığıyla ilgili eleştirisini, eleştiri bile değil hatta, sorusunu adam öldürmeye teşebbüsle bir tutmuş ceza bakımından, terör örgütü üyeliğiyle bir tutmuş. Anlamanız için daha kaç kere tekrarlamak durumunda kalacağız burada, bilmiyorum; hırsızlık suçtur, gazetecinin "Hırsız var?" diye yazması suç değildir. Milleti dolandırmak suçtur, gazetecinin millete nasıl dolandırıldığını haber vermesi suç değildir. İlle birileri yargılanacaksa -ki yargılanmalıdır; bilmiyoruz, o adı meşhur, içi meçhul listedekiler belki de bu sıralarda oturuyorlar- gazeteciler değil, işte o listedeki haksız kazanç sağlayanlar yargılanmalıdır. Gazeteciler değil, yüzlerce tır dolusu parayı çalanlar yargılanmalıdır. "Gönüllü iade etti." deyip, olmayan bir hukuk usulü icat edip, hukuka takla attırıp yargıdan kaçırdığınız eski Bakanınız yargılanmalıdır. Şu dakikalarda Plan ve Bütçe Komisyonu sıralarında oturan ve sanki bu büyük hırsızlık, bu rezalet kendi sorumluluklarındaki kuruluşlar aracılığıyla değil de başka bir gezegende yapılmış pişkinliği sergileyen bürokratlarınız ve onlara bu cüreti veren siyasi iktidar sahipleri yargılanmalıdır. Ve kim, biliyor musunuz? Gazeteciler değil, ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü, bebek katiline ceza infaz kurumunda özel villa inşa ettirenler her kimlerse eğer, herkesten önce onlar yargılanmalıdır bu ülkede.
Bakın, bu yıl dört sıra daha geriledik Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 163'üncü sıradayız. Büyük başarı Kuzey Kore'nin önünde olmak, Çin'in, Suudi Arabistan'ın önünde olmak. Bir tane demokrasi bile yok daha iyi durumda olduğumuz, hepsi kapalı rejim bunların. Irak üzerimizde, Suriye üzerimizde, Yemen üzerimizde, ben utanç duyuyorum bu tablodan. Ben utanıyorum Türkiye Cumhuriyeti'nin batırıldığı bu karanlıktan. Doğal olarak biz burada hukuk üzerinden anlatmaya çalışıyoruz bazı şeyleri ama bu işin bir de insani boyutu var. Hiç mi Allah'tan korkunuz yok arkadaşlar, hiç mi sızlamıyor ya içiniz sizin? Çalınmasını izlediğiniz şey -istediğiniz demiyorum ama- hayatları insanların, bunun cinayetten ne farkı var? Yargıdan kaçırdığınız hırsızın canı can da gazetecininki değil mi? Hırsızlarınızın özgürlüğü kıymetli, hırsızlarınızın evlatları kıymetli, gazetecilerin değil mi? Murat Ağırel'in oğlunun ve kızının, İsmail Saymaz'ın oğullarının Hayati Yazıcı'nın oğlundan daha kıymetsiz, daha değersiz, daha önemsiz olduğunu hissettiren nedir ya size? Bakın, Ergenekon'da yaptınız, Balyoz'da yaptınız, belediye operasyonlarında yaptınız, gazeteciler üzerinden yapıyorsunuz. Hak ve hukuk ihlalleriyle sadece siyasi muhataplarınızı değil, rakiplerinizi değil, muhaliflerinizi değil, hiçbir suçu ve günahı olma ihtimali olmayan çocukları, evlatları da cezalandırıyorsunuz siz aslında. Babasızlığa, annesizliğe mahkûm ettiğiniz her çocuk devleti bir...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANTamamlayın, buyurun.
SELCAN TAŞCI (Devamla)...zulüm mekanizması bilerek büyüyor, bu devlete ait hissetmeden büyüyor, devletle kavgalı büyüyor. Siz cumhuriyetin gelecek iç barışını da bozuyorsunuz bugünden. Gazetecileri hapsedebilirsiniz, hakikati asla. Onun için, ayarını bozduğunuz kantarın sizi de tartmasını beklemeyin, bu önergeyi fırsat bilin. Bir komisyon kuralım, ihlalleri, ihlali doğuran zan ve sanrıları araştıralım. Türk basınının anayasal haklarını kullanabilir hâle getirecek adımları atalım.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
64 konuşma daha · 5 Kasım 2026