İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 2. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

28'inci Dönem Dördüncü Yasama Yılına ve Parlamentonun görevlerine, Muğla’da düzenledikleri Toprağımızı Vermiyoruz Mitingi'ne, orman yangınlarına, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ile Hazine Bakanına seslenmek istediğine, TARSİM’e, Ökkeş Şendiller ile Yavuz Bülent Bâkiler’in vefatlarına ilişkin açıklaması

Selçuk Özdağ

Muğla Milletvekili · Yeni Yol

Genel Kurul, 2. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Ekim 2025 · 668 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Selçuk Özdağ (Yeni Yol), 2 Ekim 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 28'inci Dönem Dördüncü Yasama Yılına ve Parlamentonun görevlerine, Muğla’da düzenledikleri Toprağımızı Vermiyoruz Mitingi'ne, orman yangınlarına, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ile Hazine Bakanına seslenmek istediğine, TARSİM’e, Ökkeş Şendiller ile Yavuz Bülent Bâkiler’in vefatlarına ilişkin açıklaması); konuşma 668 kelime.

Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla). “28'inci Dönem Dördüncü Yasama Yılına ve Parlamentonun görevlerine, Muğla’da düzenledikleri Toprağımızı Vermiyoruz Mitingi'ne, orman yangınlarına, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ile Hazine Bakanına seslenmek istediğine, TARSİM’e, Ökkeş Şendiller ile Yavuz Bülent Bâkiler’in vefatlarına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim tutanağı, 2 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ozdag-2025-10-02-28-inci-donem-dorduncu-yasama-yilina-ve-parlamentonun-gorevlerine-mug (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=137443

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; 28'inci Dönem Dördüncü Yasama Yılının milletimize, Parlamentomuza ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

Parlamentonun 3 görevi vardır: 1'incisi yasa yapmak, 2'ncisi siyaset kurumunu yani yürütmeyi soru önergelerimizle ve aynı zamanda buradaki konuşmalarımızla denetlemek, 3'üncüsü de bütçe yapma hakkına sahip olmaktır. Parlamento bir noktada, buradan baktığımız zaman işlevsiz hâle getiriliyor ve şeklen bir Parlamentoya dönüşüyor hatta zaman zaman ben "Noter hâline dönüştürülüyor." demiştim; bir noktada kâtip hâline dönüştürülüyor, "yaz kızım" "yaz oğlum" gibi bir ifadeyle karşı karşıya kalıyoruz.

Burada, geçen dönemde 32 kanun görüşüldü, 9'u uluslararası sözleşme ve bütçeydi, geri kalan 23 tanesi ise kanunlardı ama bunlardan da 17 tanesi torba yasaydı arkadaşlar. Bu torba yasada bizim zaman zaman "evet" diyeceğimiz maddeler vardı, kanun maddeleri vardı ama çoğunlukla da "hayır" diyeceğimiz maddeler vardı. O "evet"ler de "hayır"ların arasında kaybolup gitti. O nedenle, temel yasaların içerisinde torba yasayla gelebilmek, buraya gelmek doğru değildir. Bu Parlamentoyu işlevsiz hâle getirmek doğru değildir. Parlamentonun işlevli hâle getirilmesi gerekmektedir ve burası "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." sözünü tecelli ettireceğimiz yer olmalıdır. Burada kanunlar yapılırken -iktidarın getirmiş olduğu kanunlarda- özensiz, düşünülmeden, paydaşlarla veyahut da ilgili kurumlarla görüşülmeden buraya getiriliyor hatta komisyonlarda görüşülmeden getiriliyor ve ardından da birçok defa kanunlar burada görüşülüyor. Bakın, Avrupa'daki parlamentolara baktığımız zaman, burada altmış gün içerisinde, yüz gün içerisinde, yüz yirmi gün içerisinde, iki yüz gün içerisinde bir kanun görüşülüyor. Türkiye'de ise ortalama yirmi gün içerisinde bir kanun görüşmesi yapılarak bu kanun bizlere âdeta dayatılıyor arkadaşlar. O nedenle, Parlamentoyu tekrar, yeniden işlevsel hâle getirmek için iktidara sesleniyorum: Yapmış olduğunuz kanunları özenli getirin buraya. Milletin ihtiyaçları, milletin mutluluğu, zenginliği ve özgürlüğü için yapın bu kanunları ve paydaşlarla görüşerek getirin yani hukukla ilgiliyse barolarla, akademiyayla görüşerek, Parlamentoyla istişare ederek buralardan geçirin. Bir kanun geldi buraya, İklim Kanunu; on dokuz gün içerisinde buraya getirildi ve geçirildi, gönderildi. Aynı zamanda bir Enerji Yasası ki bu, altı gün içerisinde burada görüşüldü ve dedi ki: "Buyurun, size bir yasa yapıyoruz." Bu yasa da imtiyaz yasasıydı, bu yasa bir tekelleşme yasasıydı. Aynı zamanda bu, Sayın Cumhurbaşkanına bir kurul kurma, bu kurulla beraber yönetmeliği hazırlama "Ben yaptım, oldu." mantığı içerisinde, imtiyazlı sınıf olan zenginlere bir noktada imtiyazlar sağlama kanunuydu.

Biz muhalefet partileri olarak Muğla'da "Toprağımızı vermiyoruz." diyerek bir miting düzenledik. Bu mitinge katılan tüm siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına, aynı zamanda emeği geçen tüm Muğlalılara çok teşekkür ediyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Burada kanun çıktıktan sonra Muğla'nın yüzde 10'una maden arama ruhsatı verildi yani Datça'nın yüz ölçümü, Bodrum'un yüz ölçümü kadar bir alandı değerli arkadaşlar ve ardından da size söyleyeyim: Bu madenden bir yıl içerisinde 2024 yılının ilk sekiz ayında ihracatımız ne kadar biliyor musunuz? 54 milyon dolar. Peki, tarımdan -Muğla aynı zamanda bir tarım kentidir, değerli ovaları vardır- elde etmiş olduğumuz gelir ne kadardır? 518 milyon dolardır. Peki, turizmden -ki turizm cennetidir orası, dört mevsimi aynı anda yaşayan, dünyanın nadir şehirlerinden ve dört mevsimi nadir yaşayan ülkelerin içerisinde Türkiye bulunmaktadır- elde etmiş olduğumuz gelir ne kadardır? 1,5 milyar dolardır. Hangisi kıymetlidir? Eskiden Muğla için şöyle derdim: "Muğla'ya uçakla gidin, sizi bir helikopterle atsınlar, nereye düşerseniz düşün, orası cennettir." Şimdi, helikopterle veya uçakla, bir paraşütle atlamak isterseniz orada termik santrallere düşersiniz, kömüre düşersiniz, oradaki mermerlerin taş yığınlarına düşersiniz. Burada mermer ocaklarımız olmasın mı? Olsun ama kanuni boşluktan istifade ediyorlar ve bu kanuni boşlukla beraber otuz yıl çalıştırıyorlar; daha sonra mermer bitiyor, yeniden bir ruhsat alarak buraların tekrar eski hâline dönüşmesine yani yeşile dönüşmesine engel oluyorlar; bu boşluğu da gidermemiz gerekiyor. Bununla ilgili olarak da ben yine aynı şekilde çevrecilere çok teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, diğer bir konu da orman yangınları. Bu orman yangınlarıyla ilgili -calibi dikkat- bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Nedir? Sayıştayın bir raporu var, diyor ki Tarım ve Orman Bakanlığına: "Helikopter almışsınız, ihaleye girmişsiniz." "Evet, girdik." "Peki, fatura kesilmiş." "Evet, kestik." "Peki, bu helikopterler nerede?" diye soruyor. Helikopterler yok. Ben Bakanlığı açıklamaya davet ediyorum Sayıştayın raporlarına karşı olarak. Bu orman yangınlarla ilgili Bakan Bey konuşuyor, diyor ki: "Efendim, orman yangınlarını kontrol altına aldık." Önemli olan, orman yangınlarını çıkarmamak, çıktığı zaman da bunları çabuk söndürebilmek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

81 konuşma daha · 2 Ekim 2025

Günün kaydı →
81 konuşmanın tamamı →