Selimiye Camisi'nde yapılan restorasyona, esnaflardan ve çiftçilerden kredi kullanımı için istenen borçsuzluk şartına, barınma krizine, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında çalışanların taleplerine, Hazine ve Maliye Bakanı ile Tarım ve Orman Bakanının açıklamalarına ilişkin açıklaması
Muğla Milletvekili ·
Yeni Yol
Genel Kurul, 50. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Ocak 2026 · 641 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Selçuk Özdağ (Yeni Yol), 22 Ocak 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Selimiye Camisi'nde yapılan restorasyona, esnaflardan ve çiftçilerden kredi kullanımı için istenen borçsuzluk şartına, barınma krizine, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında çalışanların taleplerine, Hazine ve Maliye Bakanı ile Tarım ve Orman Bakanının açıklamalarına ilişkin açıklaması); konuşma 641 kelime.
Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla). “Selimiye Camisi'nde yapılan restorasyona, esnaflardan ve çiftçilerden kredi kullanımı için istenen borçsuzluk şartına, barınma krizine, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında çalışanların taleplerine, Hazine ve Maliye Bakanı ile Tarım ve Orman Bakanının açıklamalarına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ozdag-2026-01-22-selimiye-camisi-nde-yapilan-restorasyona-esnaflardan-ve-ciftcilerden (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=141639
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biliyorsunuz, burada bir Vakıflar Kanunu geçti ve Vakıflar Kanunu geçerken de belediyelerin yapma imkânı olan yani belediyelerde bulunan vakıf arazilerinin ve vakıf tarihî eserlerinin tamamen Vakıflar Genel Müdürlüğüne aktarılması noktasında bir çalışma yapıldı ve iktidar partisinin oylarıyla geçti.
Geçenlerde Türkiye'nin gündemine bir konu düşmüştü. Selimiye Camisi, Mimar Sinan'ın ustalık eseri olan Selimiye Camisi'nde bir restorasyon yapıldı biliyorsunuz. Bu restorasyonla ilgili mimarlar ve bu konunun uzmanları itiraz ettiler. Restorasyon neydi? 19'uncu yüzyılda II. Selim zamanında yapılmış olan bir restorasyonun 16'ncı yüzyıla hitap etmediği ve bu nedenle bu restorasyonun 16'ncı yüzyıla uygun bir şekilde yapılması kararlaştırıldı ve Mimar Sinan'ın yapmış olduğu eserleri bir örnekleme göstererek 19'uncu yüzyılda yapılan o tezyinatı, o mimarlık eserini ortadan kaldırmak istediler ve bu Kurulun Başkanı şöyle bir ifade kullandı: "Biz hepimiz Müslümanız." Şimdi, Peygamber Efendimiz'in dönemindeki sünnete dönecekmiş. Ya, Peygamber Efendimiz'in döneminde kubbe bile yok, minare bile yok doğru dürüst. Şimdi kalkmışsın, din anlayışı içerisinde, kendi din anlayışını bize de yutturmaya çalışıyorsun. Ne diyorsun? "Tevhide ve sünnete götürmeyen her türlü unsurun ortadan edepli şekilde kaldırılması icap eder." diyorsun. Ve bunun sonucunda vatandaşlar mahkemeye verdiler. Burada Bakan Yardımcısı ve yetkili genel müdürler bu kanun geçerken bu konuyu gündeme getirdiğimiz zaman şöyle söylemişlerdi: "Eğer mahkeme aleyhte bir karar verirse bizim yapmış olduğumuz restorasyona, biz ona uyacağız." Evet, mahkeme, Edirne İdare Mahkemesi 31/12/2025 tarihinde bu restorasyonun doğru olmadığını ve de 19'uncu yüzyıldaki restorasyonun olduğu gibi kalması gerektiğini UNESCO'nun da vermiş olduğu belgelerle beraber ortaya koydu. Ben buradan Kültür ve Turizm Bakanlığına ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne sesleniyorum: Haydi sözünüzde durun ve istinafa da gitmeyin ve Mimar Sinan'ın eserleri daha sonra restore edilmiş olsa bile birileri tarafından, tarihî eserler uzmanları tarafından bunu bozmayın; bu tarihî eserler tezyinatıyla ve bu şekilde gelecek kuşaklara aktarılsın diyorum ve Mimar Sinan'la ilgili olarak da birileri kalkıp "16'ncı yüzyılda böyleydi, şimdi de bu şekilde yapıyoruz." diyerek, İslam'ı da bu konuya alet ederek kendi düşüncelerini bize dayatmasınlar diyoruz.
Değerli arkadaşlar, şimdi, biliyorsunuz, çiftçilerimiz geçen sene büyük bir felaket yaşadılar, 2025 yılında bir don felaketi yaşadılar, bazı yerlerde sel felaketleri yaşadılar; çok ciddi şekilde ürün rekoltelerinde düşüş olmuştu, ardından da şimdi bunların kredi çekmeleri lazım. Ne kredisi alacaklar? Bunlar Ziraat Bankasından çiftçi kredileri alacaklar, Ziraat Bankası "Borçsuzluk belgesi getirin." diyor. Borcu olmayan çiftçi var mı Allah aşkına? Bunu yapacağınıza krediyi verin, bir yandan borçlarını ödesinler, bir yandan da tarlalarını eksinler, ürünleriyle ilgili ilaçlarını alsınlar, gübrelerini alsınlar, bunları yapsınlar; bir yandan üretsinler, hem gıda noktasında ihracat yapalım, ithalatı durduralım, bir diğer yandan da çok rahat bir şekilde bu çiftçilerimiz ürünlerini üreterek de para kazansınlar. Ama bakıyoruz "Hâlâ daha Sosyal Güvenlik Kurumu borcunuz var, sizin işte vergi borcunuz var." diyerek zorluk çıkarıyorlar ama o Ziraat Bankası başka şirketlere başka konularda, gazete konusunda, televizyon konusunda 800 milyon dolar çok rahat borç verip ardından da faizleriyle beraber bu borcu almamayı bir maharet olarak kabul ediyor. Bunları soru önergeleriyle sorduğumuz zaman da şöyle diyorsunuz, "Bu bir ticari sır." ifadesini kullanıyorsunuz. Aynı konu esnaf kredi kooperatiflerinden kredi almak isteyen esnaflar için de geçerli. Bunlar da kredi alacaklar, bu konuda Hükûmetin bir desteği var esnaflara; faizin tamamının yüzde 50'sini Hükûmet karşılıyor yani hazine karşılıyor, bir diğer taraftan yüzde 50'sini ise esnaflardan alıyorlardı. Şimdi, bu insanlara diyorsunuz ki: "Senin Sosyal Güvenlik Kurumuna, SSK'ye borcun var, Maliyeye borcun var, o nedenle ben sana kredi vermeyeceğim." Esnaflar çok zor durumda, Türkiye'de enflasyon çok büyük boyutlara çıkmış vaziyette, ortalamasını aldığım zaman yüzde 45 civarında bir enflasyon var ve de aynı zamanda Türkiye çok durağanlaştı yani çarşıda, pazarda bir hareket yok, hareketlilik olmadığı için de... Bu konuda da Hükûmeti bir kez daha duyarlı olmaya davet ediyor ve çiftçilerimizin, esnaflarımızın yanında yer almanız gerektiğini söylüyoruz.
Bir diğer konu barınma krizi değerli arkadaşlar. Şimdi, Muğla'da -ben Muğla Milletvekiliyim- 1 metrekare bir dairenin, betonun bedeli 10 gram altını aşmış vaziyette ve Muğla'da çok ciddi şekilde bir konut problemi var özellikle sahil kentlerinde.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
126 konuşma daha · 22 Ocak 2026