İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 89. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne, Sumud Filosuna, emeklilerin bayram ikramiyelerine, Kahramanmaraş’ta yaşanan olayda şehit edilen öğretmene ve öğrencilere, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın öğretmenlerle ilgili cümlesine ve Bülent Turan’a yaptığı çağrıya ilişkin açıklaması

Selçuk Özdağ

Muğla Milletvekili · Yeni Yol

Genel Kurul, 89. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Nisan 2026 · 704 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Selçuk Özdağ (Yeni Yol), 30 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne, Sumud Filosuna, emeklilerin bayram ikramiyelerine, Kahramanmaraş’ta yaşanan olayda şehit edilen öğretmene ve öğrencilere, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın öğretmenlerle ilgili cümlesine ve Bülent Turan’a yaptığı çağrıya ilişkin açıklaması); konuşma 704 kelime.

Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla). “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne, Sumud Filosuna, emeklilerin bayram ikramiyelerine, Kahramanmaraş’ta yaşanan olayda şehit edilen öğretmene ve öğrencilere, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın öğretmenlerle ilgili cümlesine ve Bülent Turan’a yaptığı çağrıya ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ozdag-2026-04-30-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunune-sumud-filosuna-emeklilerin-bayram (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144624

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla)1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü. Türkiye uzun yıllar bunun krizlerini yaşadı, sıkıntılarını yaşadı ve ardından da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olarak ilan edildi, çok da iyi yapıldı. Türkiye'nin en büyük sıkıntılarından bir tanesi... İşçinin alın teri kurumadan onun emeğinin karşılığının verilmesi gerekiyor, aynı zamanda sendikalaşmanın artırılması gerekiyor ama gördüğümüz kadarıyla sendikalaşmayı engelleyen kişiler var, şirketler var, aynı zamanda yürütmenin de problemleri var. Onunla ilgili olarak da sendikalaşma arttırılmalı, aynı zamanda işçilerin emeklerinin karşılığı zamanı geldiğinde ödenmeli. İşçilerin zaman zaman problemlerini dile getirmek uğruna Anayasa’nın kendilerine vermiş olduğu bir yandan yürüme, bir yandan protesto etme, toplantı ve gösteri yapma gibi hakları var; bu hakların da engellenmemesi lazım. En son bunu gördük, ardından da Ankara İl Emniyet Müdürü de görevden alındı, çok da iyi yapıldı. Kendisine de buradan bir çağrıda bulunuyorum: Keşke İçişleri Bakanı da aynı şekilde kendisine de bir öz eleştiri yapsa da bu işçilere yapılanları nasıl, nereye koyacağını bir düşünmüş olsa. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün emeğin karşılığının verildiği gün olmasını temenni ediyorum.

Sumud Filosu... Biliyorsunuz, İsrail 1948 yılından itibaren Filistin'de bir devlet kurdu. Bu devleti kurduktan sonra, bir yandan sapık teolojik gerekçelerle ve arzımevut hayalleriyle oradaki ülkelere Ürdün'e, Lübnan'a, Mısır'a, Suriye'ye, hatta başka ülkelere de toprak bütünlüklerine halel getirmek için savaşlar ilan etti ve işgallerde bulundu. En sonunda, 7 Ekim saldırısını bahane ederek orada Hitler'in bile yapmadığı bir soykırımı, zulmü, işgali ve kadın çocuk demeden ölümleri, katillikleri gösterdi Netanyahu Hükûmeti. Ardından da Golan Tepeleri'ni önce işgal etti, ardından da ilhak etti. Şimdi de Gazze'yi ilhak etmenin yollarını araştırıyor, zaten bir yerde güya bir tampon bölge kurarak orada belli noktaya kadar gelmiş oldular. Bununla ilgi olarak dünyanın her yerinden halklar, hatta dünyada bazı ülkelerin liderleri, özellikle 10 ülkenin lideri Filistin'i tanıdılar, Filistin'i tanıdıktan sonra da Batı dünyasının duyarlı Hristiyanları, duyarlı Yahudileri, Musevileri ve İslam dünyasının duyarlı Müslümanları yürüyüşler yaptılar ve mitingler yaptılar, pankartlarla sokaklara çıktılar ama bir noktada yine zulme devam etti fakat daha sonrasında ise mecbur kaldı burada, bir noktada barış ilan etme konusunda. Ardından da biliyorsunuz bir Sumud Filosu yola çıkmıştı, bu Sumud Filosuyla beraber de aynı zamanda bir barış filosu da yola çıktı. Bunların içerisinde bizim milletvekillerimiz de vardı, Sema Silkin Ün gibi, Mehmet Atmaca gibi, Necmettin Çalışkan gibi insanlar vardı. Bunlar İsrail tarafından alıkonuldular. Bir yandan Gazze'yi işgal ediyorsunuz, 75-80 bin kişiyi öldürüyorsunuz, 100 bin kişiyi yaralıyorsunuz ve yaklaşık 110 bin evi yerle bir ediyorsunuz, bütün dünya sizi seyrediyor, siz bir katilsiniz ve buraya ekmek götürmek isteyen insanlar var, ilaç götürmek isteyenler var, bunlara da mâni oluyorsunuz. Bu noktada, ben bir yandan bu Sumud Filosuna, bir diğer yandan bu barış filosuna katkıda bulunan arkadaşlarımı, vatandaşlarımı tebrik ediyorum ama bir baktık ki dün akşam 21 tekne ve 175 aktivist çeşitli yerlerden yola çıktılar ve Gazze'ye yardıma gittiler. Ya, bir yandan Gazze'de Barış Kurulu kuruyorsunuz, bir diğer yandan da Gazze'ye ekmek götüren, ilaç götüren insanlara da "Dur!" diyorsunuz. Bu İsrail'in anladığı bir şey vardır, dün burada söyledim; bazıları "lütfen"den anlar, bazıları "ulan"dan anlar. Bu İsrail'in "ulan"ı ise, bu İslam dünyasının, Türkiye başta olmak üzere, özellikle güçlü olması, bilgi ve teknoloji toplumu olmasıyla geçmiş olur. O nedenle, ben, Parlamentonun çok daha fazla gündeme getirmesini, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile beraber Türkiye'deki tüm sivil toplum kuruluşlarının bu noktadaki duyarlılıklarını daha fazla görünür hâle getirmelerini temenni ediyorum ve bir an önce de İsrail'in bu zulmünden vazgeçmesini temenni ediyorum.

Emekli ikramiyeleri, bayram ikramiyeleri... Biliyorsunuz, değerli arkadaşlar, bin lira bir emekli ikramiyesi vermek istedi Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı -o zamanlar Kemal Kılıçdaroğlu- iktidar "Nereden alacaksınız?" dedi, baktılar ki pabuç pahalı "Verelim." dediler, o günden beri bin lira veriliyordu; sonra "Bunu enflasyon oranında artıralım." dediler, ardından da bu bayram 4 bin lira yaptılar.

Peki, bu bin lira çıktığı zaman, ilk defa verildiğinde vatandaşlar -Kurban Bayramı öncesindeyiz, arifesindeyiz- ne yapmıştı? 1 kurban alabiliyordu 850 liraya, 150 lira artırıp bayramını da rahat rahat geçirebiliyordu, köyüne, kasabasına gidebiliyordu, belki tatile gidemiyordu. Bugün yapmamız gereken şey nedir? Asgari ücret oranında bir yardım yapılmasıdır yani vatandaşlarımıza 4 bin lira değil, 28.075 lira yardım yapılması ve her bayramda da Türkiye'nin gündeminden çıkması gerekmektedir.

Ben bir kanun teklifi verdim, 28.075 lira, bu, asgari ücret biliyorsunuz. Bununla da kurban alamaz da hadi neyse yine bir yaklaşmış olur, 30-35 bin lira bugün küçükbaş kurban.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

92 konuşma daha · 30 Nisan 2026

Günün kaydı →
92 konuşmanın tamamı →