Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler
Muğla Milletvekili ·
Yeni Yol
Genel Kurul, 13. Birleşim · 5. yasama yılı · 4 Kasım 2026 · 1.612 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Selçuk Özdağ (Yeni Yol), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 1.612 kelime.
Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ozdag-2026-11-04-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler-2 (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149594
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)YENİ YOL GRUBU ADINA SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Suudi Arabistan, Türkiye, Pakistan arasında adı Mekke Anlaşması olan bir anlaşmayı görüşüyoruz. Biraz sonra burada oylanacak ve geçecek bu anlaşma ama biz tarihe konuşacağız, biz milletimize konuşacağız ve biz geleceğe konuşacağız arkadaşlar. Adalet ve Kalkınma Partililere ve bu anlaşmaya "evet" oyu vereceklere. buradan sesleniyorum şimdi sizlere; sizleri tedai ettireceğim hafızalarınızı geriye doğru. 7 Ekim 2023, ne oldu? Hamas orada topraklarını korumak adına bir saldırıda bulundu. Kime karşı?İsrail'e karşı ve İsrail 1967'den bu yana hatta 1948'den bu yana Nekbe'den, yani büyük felaketten itibaren o topraklarda gelişmeye başladı, yayılmaya başladılar. Mısır'da, Lübnan'da, Suriye'de veyahut da başka yerlerde Filistin'de ve Gazze'de topraklarını genişlettiler ve 7 Ekim 2023 tarihinden sonra da burada bir saldırı gerçekleştirdiler Gazze'ye karşı. Peki, siz hükûmettiniz, böyle bir anlaşmayı niye yapıyorsunuz? Efendim, "Türkiye'nin çok ciddi şekilde güvenliğe ihtiyacı vardır." dedi burada biraz önceki iktidarın konuşmacaları. Peki, güvenliğe ihtiyacımız var da bu güvenliği kime karşı yapacağız? İsrail'i en büyük tehlike olarak görmüyor musunuz? En büyük tehlike olarak görüyorsunuz. O zaman İsrail Gazze'ye saldırırken, İsrail Lübnan'a saldırırken, İsrail Golan Tepeleri'ni işgal edip ve sizin iktidarınızda buraları ilhak ederken siz ne yaptınız? Siz sesinizi çıkarmadınız, çıkarıyormuş gibi yaptınız. Ve biz burada size bas bas bağırdık: "Gelin, kamuoyunu ayağa kaldıralım." dedik. Kamuoyu ayağa kalkmak istediği zaman "Filistin'in yanındayız! Gazze'nin yanındayız!" dediği zaman onları susturdunuz, ya gözaltına aldınız veyahut da tutukladınız, onlara gösteri yapma hakkı tanımadınız. Ve kim yaptı? Siz yaptınız. Kimlerle beraber? Sayın Cumhurbaşkanının oğluyla beraber. Avrupa'da gösteriler yapıldı, hükûmetlerine çağrıda bulundu o halklar: "Niye oraya -Filistin'e- yardım etmiyorsunuz? Neden İsrail'e ambargo uygulamıyorsunuz?" dedi. Siz niye miting yaptınız, neden miting yaptınız? Madem o kadar güçlüydünüz bunlarla ilgili niye susturamadınız? Susturamazsınız! Neden? Çünkü burada sizin teknolojiniz ve bilgi toplumu olma özelliğiniz zayıf. Peki, bunlarla mücadele etmede ne dediniz biraz önce? "Hep beraber olalım." dediniz değil mi. Hep beraber oluyor musunuz? Nerede hep beraber oluyorsunuz sizler? Hiçbir yerde beraber olmuyorsunuz. Varsa yoksa tek parti, varsa yoksa kendi partiniz ve kendi yandaşlarınız. Bir arkadaşımız burada dedi ki: "Siz ticaret yapıyorsunuz." "Yapmıyoruz." dediniz. Sonra dediniz ki: "Yapıyoruz." "Nereye yapıyorsunuz?" "Biz Filistin'e yapıyoruz." "Nereye yapıyorsunuz?" "Filistin'in limanları yok, İsrail'in, limanları üzerinden Filistin'e yardım yapıyoruz." dediniz, değil mi. Yok, değildi; vallahi de billahi de Filistin'e hiç yardım etmediniz, Gazze'ye hiç yardım etmediniz ama yardım etmeyerek İsrail'e yardım ettiniz.
SELAMİ ALTINOK (Erzurum)Yapma ama ya! Yapma ama ya!
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla)Neye "Yapma!" diyorsun ya? Sen ne karışıyorsun? Sen gelir burada konuşursun. Ben bunları söylüyorum. Belge, belge söylüyorum sana. Ardından bak, sana söyleyeyim. Senin Ulaştırma Altyapı Bakanın ne dedi?
SELAMİ ALTINOK (Erzurum)Gerçeği konuşmuyorsun.
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla)Bak, sen Bakanlık yaptın, bak sen Genel Müdürlük yaptın, Valilik yaptın. Ne dedi? Söyle bakayım ne dedi bana. Söyle ne dedi? Ulaştırma Bakanı ne dedi? "Biz buraya 1 milyon 900 bin ton yardım, iaşe gönderdik." dedi ve oradan da gazeteciler sordular, "Ulaştırma Bakanı, ne yardımı bu? Nevilerini söyle." dediler. "Onu Ticaret Bakanına sorun." dediler. O günden beri Ticaret Bakanına soruyoruz "Buraya ne gitti? İsrail'e ne gönderdiniz?" diyerek. Niye söylemiyor? Neden açık değilsiniz, şeffaf değilsiniz.
Bakın, size bir şey söyleyeyim arkadaşlar. Bu anlaşmalar kim için yapılıyor biliyor musunuz? Bu antlaşmalar Çin için yapılıyor, Çin, Çin; Çin'e "dur" demek için yapıyor. Kim? Amerika Birleşik Devletleri. İki kutuplu dünya oluşturmak istemiyorlar, tek kutuplu dünya... İngiltere'yle, İsrail'le, Yahudi, siyonist lobileriyle beraber bir tek kutuplu dünya ama o iki kutuplu dünya mutlaka oluşacak. Bu iki kutuplu oluşurken de bir yandan siz diyeceksiniz ki: "Efendim, Çin, Rusya, İran, Türkiye anlaşmalar yapalım." Bir yandan diyeceksiniz ki: "Yok, yapmayalım, NATO'yla olalım; yok, Amerika'yla olalım." Ya, bu antlaşmadan kim memnun? Bu anlaşma niye yapılıyor biliyor musunuz? Hamas'ı öldürdünüz, Hamas bitti. Bir daha bu topraklarda, Orta Doğu'da yani Hindistan'dan itibaren başlayarak oralardan İran'da Husilerle beraber devam eden, öbür tarafta Hamas'la, Gazze'yle, Somaliland'le... Öbür tarafta kiminle beraber? Suriye'yle. Öbür tarafta ve Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti'yle beraber buralarda bir toprak... Yani güvenliği sağlayacaklar. Hamas bitti, Hizbullah'ı da bitirdiler, PKK da silahları bıraktı. Kim kaldı? Husiler kaldı arkadaşlar. Husileri halledemediler. İran destekliyor Husileri. Ya, siz Husilerle ilgili neler söylediniz, neler söylediniz, neler neler! Ben sizin dış politika ayıplarınızı, defolarınızı anlatsam sabah olur, sabah ve sizin çifte standartlarınızı, bazen de üç yüzlü davranışlarınızı, bazen çok yüzlü davranışlarınızı anlatsam sabah olur, vallahi sabah olur, billahi. Versinler zaman, sabaha kadar konuşayım sizinle beraber.
Değerli arkadaşlar, şimdi, bu anlaşma Husilere karşı yapılmaktadır. Husiler kimdir? Husiler, İsrail'e karşıdır; Husiler, Filistin'in yanındadır, sizin olamadığınızdan çok çok fazla Filistin'in yanındadır. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Sizin desteklediğiniz İsrail'e karşı "Biz, İsrail'e karşıyız. Elimizdeki sapan taşlarıyla da olsa, füzelerle de olsa biz İsrail'e karşıyız." diyor. Niye bu anlaşmayı yapıyorsunuz biliyor musunuz? Şimdi, Husileri size havale ettiler, Husileri. 550 milyar dolar dış borcu olan ve aynı zamanda 1 trilyon dolarlık fon rezaletiyle beraber soygunun yapıldığı bir yerde, maaşları bile zor ödediğiniz bir iklimde siz bu anlaşmaya "evet" diyeceksiniz. Zorunluluk bu, bir mecburiyet bu anlaşma ve siz diyeceksiniz ki: "Evet, imzalıyoruz." ve bunu da bize yutturacaksınız, efendim, savunma anlaşmasıymış. Hani savunmayı gelin Filistin'le ilgili yapalım. Hani ne oldu bu Kudüs anlaşması? Nerede o devletler, Türkiye nerede? Söyleyin bana, Allah aşkına söyleyin. Hâlâ Gazze'yi işgal ediyorlar, hâlâ bombalıyorlar ve ne yaptılar biliyor musunuz? Golan Tepeleri'ni sizin iktidarınızda işgal ettiler, yetmedi, ilhak ettiler, ilhak; aynen Ege Denizi'ndeki 18 adayı işgal edip ardından da ilhak ettikleri gibi arkadaşlar. Şimdi kalkmışsınız siz burada Meclis varmış efendim, ne Meclisi ya! Sizin çoğunluğunuz var ve bu çoğunlukla beraber ne diyorsunuz? Gelen her anlaşmaya "evet" diyorsunuz. Bu anlaşmalardaki tehlikeyi siz de görüyorsunuz, görmüyor musunuz? Vallahi görüyorsunuz, billahi görüyorsunuz ama Allah kahretsin ki Türkiye'de bu Siyasi Partiler Kanunu çok kötü bir kanun, lider sultalığının olduğu bir yer Türkiye ve o lider sultaları ne derse onu yapıyoruz; hep beraber, bizim de kusurumuz var yani Türkiye'de muhalefet, iktidar hep beraber gerçek bir demokrasi inşa edemedik. Şimdi, siz hukuk devleti değilsiniz, siz demokratik bir devlet de değilsiniz, siz aynı zamanda gelir dağılımında adaleti sağlamış olan bir ekonomiye de sahip değilsiniz, zaten dış politikada da savrulan bir yapınız var; ondan sonra diyeceksiniz ki: "Biz özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı sağlayacağız." Evet, Bedir anlaşmanız -Endonezya'yla, Katar'la, Pakistan'la beraberce yapmış olduğunuz- doğru; öyle bir anlaşmayı da burada yapın. Savunma anlaşması değil de gelin, teknoloji anlaşması yapın, bilgi anlaşması yapın, bunu yapın, ben size "Eyvallah." diyeceğim ama kalkıp burada Husileri susturmak adına Amerika'nın yapamadığını... Daha önce 2'ye böldü Suudi Arabistan orayı, 400 bine yakın insan öldü, hâlâ savaşıyorlar o insanlar, onlarla görüşüyoruz. Sana Hükûmetiyle de görüşüyoruz, onlara diyoruz: "Neler oluyor orada? Biz İsrail'e karşıyız, biz Filistin'in yanındayız." Siz diyebildiniz mi "Filistin'in yanındayız." diyerek? Hangi yardımı gönderdiniz? Siz "İran'ın yardımının yanındayız." bile diyemediniz. Efendim, İran bu anlaşmaya "Evet." diyormuş. İran bu anlaşmaya "Evet." derken ne dedi, biliyor musunuz? "Ben de gireyim bu anlaşmaya." dedi, "Ben de olayım." dedi. Niye İran yok? Neden İran yok? Türkiye İran'la beraber olursa daha büyük olmaz mı? Olur. İyi ki Amerika'ya direndiler, iyi ki orada Amerika Birleşik Devletleri'ni yendiler. Eğer yenmeseydiler var ya, size daha çok bu projelerle, siyasi projelerle geleceklerdi; Türkiye'ye geleceklerdi, siz zarar görecektiniz ama sizinle beraber Türkiye zarar görmüş olacaktı. O nedenle, kalkıp siz Tom Barrack'ın dediklerini yapamazsınız. Siz kalkıp burada... Amerika Birleşik Devletleri'nin bir büyükelçisi kalkmış, Orta Doğu'da ulus devletler olmayacakmış; bundan sonra ne olacakmış? Osmanlı Milletler Cemiyeti olacakmış. Cevap verebildiniz mi? Şimdi kalkmışsınız, diyorsunuz ki: "Biz Türkiye'nin güvenliği için, özgürlüğü için Pakistan'la anlaşma yapıyoruz." Pakistan'ın kendine hayrı yok be, bir nükleer silahı var. Suudi Arabistan... Suudi Arabistan'ın problemi nedir? Suudi Arabistan'ın problemi Husilerdir ve Husilere karşı Suudi Arabistan'ın petrodolarlarını kullanmak istiyorlar, hem Pakistan'a karşı hem de Türkiye'ye karşı kullanmak istiyorlar. Biz taşeron muyuz? Biz bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti devletiyiz; peki, o bağımsızlığa göre hareket edelim. Gelin, Türkiye'yi demokratik Türkiye yapın, hukuk devleti yapın; vallahi eğitimde fırsat eşitliği yapın, gelir dağılımında adaleti yapın, şeffaf bir Türkiye yapın, Sayıştayın olduğu bir Türkiye yapın, iç denetimlerin olduğu, yargının bağımsız olduğu bir Türkiye yapın ne Pakistan'a ihtiyacınız kalır ne Suudi Arabistan'a ihtiyacınız kalır ne Amerika Birleşik Devletleri'ne ihtiyacınız kalır; bu 86 milyon burayı zengin yapar, bilgi toplumu ve teknoloji toplumu yapar. Ama yapamazsınız, parti taassubunuz ve ardından da kendi kendinizi kandırdığınız hikâyelerle beraber "dünya liderliği" "Dünya 5'ten büyüktür"... Biz de biliyoruz dünyanın 5'ten büyük olduğunu! Çin'den büyük mü dünya? Hani büyükse neredesiniz? Çin'den büyük değilse Amerika'dan mı büyük, kimden büyük? Amerika ile Çin var. Amerika'nın yanında İsrail, İngiltere var ve Türkiye... Efendim "Dünya 5'ten büyük." Ya, 5'ten büyük olmak için Türkiye'yi Japonya yapacaksınız, Türkiye'yi Almanya yapacaksınız; ya, bırak Türkiye'yi Almanya ve Japonya yapmayı, Türkiye'yi İtalya yapacaksınız. Yaptınız mı? Ya, daha yeni Romanya'dan geldim ve Türkiye'nin para biriminden 10 misli daha değerli parası var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla)Beş sene önce bunlar komünist bir rejimle yönetiliyorlardı, Avrupa Birliğine girdiler. Siz Avrupa Birliğine girmek mi istediniz, çıkmak mı istediniz; Amerika'yla mı flört etmek istediniz, Rusya'yla mı beraber olmak istediniz, Çin'le mi beraber olmak istediniz; kiminle beraber olmak istediniz siz Allah aşkına, söyler misiniz? Bir tek muhalefetle beraber olmadınız, bir tek muhalefete kötü muamele yaptınız. Bize ensar ve muhacir muamelesi bile yapmadınız. Suriye'den gelenlere "Onlar muhacir, biz ensarız." dediniz. Ya, bu muhalefetin... Bunlar, işte, Türkiye Cumhuriyeti devletini kurdular; bunların dedeleri, bunların babaları kurdular. Bize niye başka bir muamele yapıyorsunuz? Niye, saray sadece sizin mi, Külliye sadece sizin mi? Cumhurbaşkanı bu konuları bizlerle konuşamaz mı? Meclise getiriyorsunuz bu anlaşmaları, Mecliste onaylatacağız... Gün olur, harman olur; bakın, keser döner sap döner bir gün bu tarafta oturursunuz, bir gün bu tarafta oturursunuz, inşallah, Türkiye gerçekten Avrupa Birliğine girer, onun için çalışır. Avrupa Birliği-Türkiye ilişkileri olsaydı eğer Amerika buraya yanaşırdı, Çin buraya yanaşırdı, Rusya buraya yanaşırdı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla)Bu anlaşmaya ret oyu veriyoruz çünkü Türkiye'nin geleceğini düşünüyoruz ve sizi Tanrı'ya havale ediyorum, millete havale ediyorum, Allah'a havale ediyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
130 konuşma daha · 4 Kasım 2026