İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 116. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Temmuz 2020 · 469 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Selin Sayek Böke (CHP), 22 Temmuz 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 469 kelime.
Selin Sayek Böke (CHP, İzmir). “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selin-sayek-boke-27-2020-07-22-issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=90526
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SELİN SAYEK BÖKE (İzmir)Sayın Başkan, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Tüm dünya aylardır coronavirüsle boğuşuyor ama Türkiye, coronavirüs gelmeden önce, yapısal olarak bu ekonomik düzen nedeniyle bir krize girmişti bile. Bu gerçeğin altını kuvvetle çizmemiz gerekiyor. Sadece 2019 yılında, bir yıl içerisinde yani pandemiden çok daha önce Türkiye’de 658 bin istihdam yok oldu. Kriz pandemiden kaynaklı değil, kriz kurmuş olduğunuz ekonomik düzenden kaynaklı. Pandemi gelmeden önce 658 bin insan, çalıştığı işinden yoksun bırakıldı, istihdam yok oldu. Son bir yıl içerisinde bu veri 2,5 milyona çıktı ve istikrarlı bir biçimde kayıp süregeliyor çünkü düzen, uzun süredir, istihdam yaratabilecek bir kapasiteye sahip değil.
Sadece istihdam verilerinde değil, aynı ağır gerçeklik, işsizlik verilerinde var, aynı ağır gerçeklik iş gücündeki kayıplarda var. Düzen umutsuzluk yaratıyor, düzen halkın umudunu elinden çalıyor.
Pandemi gelmeden önce, 2019 yılının sonunda, baktığınız zaman sadece Ocak 2020’de 196 bin kişi iş gücüne katılmaktan vazgeçmiş. O günden bugüne, şubatta 1 milyon 102 bin kişi, geldiğimiz noktada ise 3 milyon 13 bin kişi çalışabilir durumda, iş aramak istiyor ama arasa dahi bulamayacağını bildiği için iş gücüne katılmıyor. Neden? Çünkü kurduğunuz düzen insanların elinden umudunu çalıyor ve bu tablo pandemiden önce, ekonominin yapısı nedeniyle ortaya çıkıyor. Dolayısıyla ihtiyacımız, mini mini istihdam paketleri değil, ihtiyacımız, düzeni baştan aşağı değiştirecek gerçek bir kalkınma hamlesi. İhtiyacımız, pansuman tedavisi değil, ihtiyacımız, bu düzeni halk lehine çevirecek sermayeden yana değil, emekçiden yana; rantçıdan yana değil, üreticinden yana; parti devletinden yana değil, sosyal devletten yana büyük bir değişimden geçiyor. (CHP sıralarından alkışlar) Ama bir kez daha karşımıza çıkmış olan tabloda insanlar ne coronadan korunacak ne de işsizlikten korunacak bir sosyal devleti yanında bulamıyor. Oysaki bütün dünyayı kasıp kavuran coranavirüs döneminde dünyanın bütün ülkelerinde devletler yurttaşlarına el uzattı “Merak etme ben buradayım” dedi. Oysaki siz ne yaptınız? Doğrudan gelir desteği vermek yerine, IBAN numarası gönderdiniz, bir kere yetmedi, birkaç kere gönderdiniz. Adına işten çıkartma yasağı dediniz, ücretsiz izinle insanları sefalete mahkûm ettiniz.
Milyonlar, bir yandan ayda toplam 1.170 lirayla geçinecekler, öte yandan da isimleri işsiz olmayacak. Dolayısıyla hakları da işsiz olarak tanımlanmayacak. Bunun ne anlama geldiğini bir hatırlatmak istiyorum:
TÜRK-İŞ’in haziran verilerine göre açlık sınırı Türkiye’de 2.431 lira. Oysaki milyonlara siz şimdi ne diyorsunuz? Biz, sizi 1.170 liraya mahkûm etmiştik, “Aç kalın.” diyorsunuz. Topluma “Aç kalın.” diyen bu yasayı toptan reddediyoruz. Bu madde, işte o yoksulluğu ve yokluğu yeniden ve yeniden üreten, insanları sefalete mahkûm eden ücretsiz izin uygulamasının süresini uzatıyor. Oysaki ihtiyaç ne? İhtiyaç çok belli, güçlü bir sosyal devlete ihtiyacımız var, hak temelli, bu ülkenin yurttaşı olmaktan gelen eşit bir hakla herkesin gelirinin güvence altına alınmasına ihtiyacımız var, işsiz olanların korunmasına, işi olanların işini kaybetmeyeceğine dair devletin gücünü yanında hissettiği bir sosyal devlete ihtiyacımız var; ihtiyaç çok belli.
Şimdi, sürekli mucize arıyorsunuz, mucizeleri rakamlarla oynayarak arıyorsunuz. Bir mucize arayışınız da İşsizlik Sigortası Fonu’nda. Başınız ne zaman sıkışsa İşsizlik Sigortası Fonu’na dönüyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
147 konuşma daha · 22 Temmuz 2020