Darbe girişiminden sonra alınan güvenlik tedbirlerinin en fazla hissedildiği alanların cezaevleri olduğuna, cezaevlerinde işkence görüldüğüne dair çok ciddi iddiaların olduğuna ve bu konuda tedbir alınması gerektiğine, hasta tutukluların durumuna ilişkin açıklaması
Hakkari Milletvekili ·
Genel Kurul, 128. Birleşim · 1. yasama yılı · 19 Ağustos 2016 · 269 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Selma Irmak, 19 Ağustos 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Darbe girişiminden sonra alınan güvenlik tedbirlerinin en fazla hissedildiği alanların cezaevleri olduğuna, cezaevlerinde işkence görüldüğüne dair çok ciddi iddiaların olduğuna ve bu konuda tedbir alınması gerektiğine, hasta tutukluların durumuna ilişkin açıklaması); konuşma 269 kelime.
Selma Irmak (Hakkari). “Darbe girişiminden sonra alınan güvenlik tedbirlerinin en fazla hissedildiği alanların cezaevleri olduğuna, cezaevlerinde işkence görüldüğüne dair çok ciddi iddiaların olduğuna ve bu konuda tedbir alınması gerektiğine, hasta tutukluların durumuna ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 19 Ağustos 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selma-irmak-26-2016-08-19-darbe-girisiminden-sonra-alinan-guvenlik-tedbirlerinin-en-fazla-hissed (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=52008
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SELMA IRMAK (Hakkâri)Sayın Başkan, özellikle darbe sürecinden, darbe girişimi sürecinden sonra ülkede kimi güvenlik tedbirleri alındı, bunları hissetmek mümkün ancak bu darbe girişiminden sonraki alınan güvenlik tedbirlerinin en fazla hissedildiği alanlar cezaevleri oldu. Cezaevleri bir ülkenin aynasıdır, burada yaşananlar ülkenin gerçek durumunu ve hâlini ortaya koyar.
Sayın Başkan, günlerdir devam eden şikâyetler alıyoruz. Özellikle, cezaevinden cezaevine sürgünler ve sürgünler esnasında uygulanan muamele 12 Eylül cuntasını aratmaz düzeydedir. Bilirsiniz, Türkiye, kendini 12 Eylülde cezaevlerinde yaşanan vahşetle adlandırır ve o vahşetin Türkiye’ye neler kaybettirdiğinden söz eder, bahseder ve hepimiz buna katılırız. Şimdi, aynı minvalde şeylerin yaşandığını söylemek mümkündür. Sincan 2 no. lu F Tipinden Tekirdağ 2 no.lu F Tipine gönderilen 58 kişiyle ilgili, işkence gördüklerine dair ciddi iddialar var. Bu iddialar -iddia sahipleri de- Tutuklu Hükümlü Aileleri Dayanışma Dernekleri Federasyonundan bize ulaşan bilgidir.
Sayın Başkan, yine aynı cezaevlerinde her gün, dayak dâhil, sistematik işkencenin görüldüğüne dair çok ciddi iddialar var ve bu iddialar her geçen gün biraz daha artmaktadır. Bu konuda gereken tedbirler alınmaz ise burada yeni bir vahşet, yeni bir trajedinin yaşanması mümkündür. Cezaevleri görünmez kuyularıdır toplumun ve burada neler yaşandığını hiç kimse bilmez. Ben de cezaevinde kalan birisi olarak bunu söyleyebilirim; sesi duyulmaz, sesini buradan duyurmak en önemli araç hâline gelmiştir maalesef. Bunun için gereken tedbirlerin derhâl alınması gerekiyor.
Bir başka önemli konu ise hasta tutuklular meselesidir. Hasta tutuklular meselesi bu ülkenin gündemini sürekli meşgul etmiştir. “Hasta” dediğimiz de geçici şifahi hastalıklar değil, ölümcül artık yani ömrü birkaç ay kalmış olan hastalardır. Bunların geri kalan yaşamlarını dışarıda aileleriyle birlikte geçirmeleri ve en azından rahat bir ölüm gerçekleştirmeleri talep edilmektedir, bunun ötesi değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
98 konuşma daha · 19 Ağustos 2016