İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Denizli Milletvekili ·
Yeni Yol
Genel Kurul, 47. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Ocak 2026 · 476 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Sema Silkin Ün (Yeni Yol), 14 Ocak 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 476 kelime.
Sema Silkin Ün (Yeni Yol, Denizli). “İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sema-silkin-un-2026-01-14-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=141286
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)YENİ YOL GRUBU ADINA SEMA SİLKİN ÜN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaklaşık bir haftadır vatandaşlarımıza, özellikle genç girişimcilerimize hayal kırıklığı yaşatan yurt dışı on-line alışveriş limitlerinin sıfırlanmasıyla alakalı bir mesele var gündemde. Milyonların itirazına rağmen iktidar hâlâ bu konuya sağır kalmakta ısrar ediyor ve bir adım atmıyor. Düzenlemedeki maksadın millî sermayeyi canlandırmak, yerli üreticiyi korumak olmadığını daha sonra anlatacağım ama şimdi meselenin bir yönüne değinmek istiyorum. Bu ülkede üretimi olmayan elektronik bileşenler var. Çocuklar DENEYAP atölyelerinde kullandıkları devreleri, parçaları bugüne kadar erişilebilir fiyatlarla temin edebiliyorlardı, şimdi 2-3 ithalatçının belirlediği fiyatlara mahkûm kalacaklar. Bu, sadece bugünün meselesi değil, geleceğin meselesi. AR-GE küçük parçalarla başlar, inovasyon pahalı salonlarda değil ucuz devre kartlarının başında filizlenir. Bugün amatör girişimciliği boğarsanız yarının sanayicisini de boğulmuş olursunuz. İktisat sadece korumakla olmaz, doğru korumakla olur. Bugün alınan bu karar tercih hakkını daraltıyor, hayat pahalılığını arttırıyor, alım gücünü eritiyor ve en çok da sessiz çoğunluğun canını yakıyor. Sormamız gereken soru şu: Bu düzenleme gerçekten millete mi hizmet ediyor, yoksa milleti bahane eden bazı güç yapılarına mı? Bazen doğru soru, doğru cevaptan daha kıymetlidir, şimdi size çok basit bir örnekle anlatacağım: Yıl 2007 olsun, bugün gururla anlattığımız İHA'ların daha ortada adı yok, adını siz koyun; genç bir mühendis olsun, bir atölyede ilk insansız hava aracını deneme-yanılma yoluyla yapıyor olsun. Bu iş neyle oluyor? Motorla, sensörle, bataryayla, devreyle oluyor ve bunların hiçbiri Türkiye'de üretilmiyor. O günlerde yurt dışından bu küçük parçaları serbestçe almak mümkündü; vergisiyle alıyordu ama yasak değildi. Bir deneme uçağının maliyeti neydi? 1.300 dolar. Uçak düştü mü, parça kırıldı mı yenisini alıp tekrar yapabiliyordunuz. Bu iş böyle öğrenilir çünkü, mühendislik hatayla ilerler. Şimdi, düşünelim, eğer bugün getirdiğiniz bu yasak 2007'de olsaydı ne olacaktı? O genç mucit aynı parçaları yurt dışından alamayacaktı, mecbur kalıp Türkiye'deki ithalatçıdan alacaktı. Peki, sonuç ne olacaktı? 1300 dolarlık deneme 6-7 bin dolara çıkacaktı. 1 deneme değil 10 deneme yapmanız lazım; o zaman ne oluyor biliyor musunuz? 13 bin dolarlık bir deneme süreci 70-80 bin dolarlık bir duvara çarpıyor. O parayı kim bulacak? Bir üniversite öğrencisi mi, bir genç mühendis mi? Bulamaz. 3 tane ihtimal çıkıyor karşısına: Ya vazgeçecek ya yurt dışına gidecek ya da "Bu ülkede bu iş olmaz." deyip bırakacak. Bugün "millî teknoloji" diye övündüğümüz şeyler, o gün, ucuz bir sensör, kolay alınan bir motor, kimseye sormadan yapılan bir deneme sayesinde olabiliyordu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
SEMA SİLKİN ÜN (Devamla)Şimdi, siz diyorsunuz ki: "Yerli üretimi koruyoruz." Hayır, siz, genç mühendisin yolunu kapatıyorsunuz, tüketicinin tercih hakkını kısıtlıyorsunuz, öğrencinin öğrenme imkânını daraltıyorsunuz, yarının üreticisini daha yola çıkmadan yoruyorsunuz. İthalatı bitirmiyorsunuz, sadece ithalatı birkaç büyük firmanın tekeline veriyorsunuz; mesele bu kadar net. Bu ülkede üretim istiyorsanız önce denemeye izin vereceksiniz, o sessiz çoğunluğun canını yakmayacaksınız. İthalat tekellerinin değil vatandaşın sözünü dinleyeceksiniz. 30'u değil 150 euro muafiyetini, istisnasını geri getirmenizi; vatandaşın, milyonların sesine kulak vermenizi bekliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
138 konuşma daha · 14 Ocak 2026