Ham Tutanak Metni
Elazığ Milletvekili · MHP
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 5 Kasım 2026 · 574 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Semih Işıkver (MHP), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Ham Tutanak Metni); konuşma 574 kelime.
Semih Işıkver (MHP, Elazığ). “Ham Tutanak Metni”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/semih-isikver-2026-11-05-ham-tutanak-1 (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5487
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SEMİH IŞIKVER (Elazığ)Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Sayın Bakanım, değerli milletvekilleri, kıymetli bürokratlar ve değerli basın mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sayfa: 67 Bugün görüşmekte olduğumuz Hazine ve Maliye Bakanlığımızın 2027 yılı bütçesinin ülkemizin ekonomik istikrarına, üretim kapasitesine ve toplumsal refahına ve gelecek nesillere yönelik hedeflerine önemli katkılar sunmasını temenni ederim. Bütçeler yalnızca gelirleri ve giderlerinin tasnif edildiği mali cetveller değildir. Bütçeler devletin önceliklerini, milletin beklentilerini ve geleceğe ilişkin tasavvurunu ortaya koyan temel yönetim belgeleridir. Bu bakımdan, bütçe politikalarının başarısı makroekonomik göstergelerdeki iyileşmenin yanı sıra vatandaşımızın hayatına ne ölçüde dokunduğu ve refahını ne ölçüde artırdığıyla da değerlendirilmelidir. Sayın Bakanım, değerli milletvekilleri; öncelikle sermaye piyasalarımızın güvenilirliği ve vatandaşlarımızın tasarruflarının korunması meselesine değinmek istiyorum. Ekonomik sistemin en önemli dayanaklarından biri güvendir. Güvenin olmadığı yerde yatırımın, adaletin olmadığı yerde de sürdürülebilir refahın tesis edilmesi mümkün değildir. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin de ifade ettiği üzere, fon soruşturması kapsamında gündeme gelen piyasa bozucu işlemler, dolandırıcılık ve manipülasyon iddiaları bütün yönleriyle aydınlatılması gereken son derece ciddi bir meseleye işaret etmektedir. Sermaye piyasaları milletimizin alın teriyle biriktirdiği tasarrufların ekonomiye kazandırıldığı alanlardır. Bu birikimlere yönelik her türlü istismar yalnızca bireysel mağduriyetlere değil, ekonomik sisteme duyulan güvenin zedelenmesine de yol açmaktadır. Hiç kimse milletimizin helal kazancını ve geleceğe dair birikimlerini istismar ederek kendisine ayrıcalıklı bir alan oluşturabileceğini düşünmemelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın fahiş kazanç elde edenlere bunun bedelinin ötetileceği ve devletin vatandaşını mağdur etmeyeceği yönündeki kararlılığı bu süreçte kamu vicdanı açısından önem taşımaktadır. Bu sürecin yalnızca bir soruşturma olarak kalmaması, piyasa ahlakının, hukuki güvenliğin ve kurumsal denetimin yeniden güçlendirilmesine vesile olması gerektiğine inanıyoruz. Sayın Bakanım, değerli milletvekilleri; bir diğer önemli başlık esnafımızın ve sanatkârların içinde bulunduğu önemli ekonomik şartlarıdır. Başta memleketim Elâzığ olmak üzere, deprem felaketinden etkilenen 11 İlimizde esnafımız yalnızca ekonomik güçlüklerle değil, aynı zamanda yeniden ayağa kalkmanın getirdiği ağır sorumluluklarla da mücadele etmektedir. Bugün küçük işletmelerimiz artan maliyetler, daralan piyasa koşulları ve ticari rekabetin değişen dengeleri karşısında varlığını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Bu noktada hazine destekli sübvansiyonlu kredi imkânları esnafımız için hayati bir finansman aracıdır. Öte yandan esnafımızın ve KOBİ'lerimizin en önemli beklentilerinden biri de vergi yükünü daha adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasıdır. Vergilendirmede adalet kazanç ile yükümlülük arasındaki dengenin gözetilmesini gerektirir. Az kazanan ile çok kazanan aynı ekonomik şartlara sahipmiş gibi değerlendirilmesi özellikle küçük işletmeler açısından çok ciddi sorunlar doğurabilmektedir. Bu sebeple gelire ve ödeme gücüne dayalı sade, öngörülebilir ve hakkaniyetli bir vergi sisteminin tesis edilmesi uzun süredir kamuoyunun gündeminde bulunan vergi reformunun 2027 yılında Bakanlığımızın öncelikli çalışma alanlarından biri olmasını temenni ediyoruz. Sayın Bakanım, deprem bölgesinde yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarının ekonomik boyutuna ilişkin bir hususu özellikle gündemimize taşımak, isterim. Birincisi: Yerinde dönüşüm projelerinde uygulanan yüzde 20 KDV oranıdır. Deprem felaketinin ardından vatandaşlarımızın en temel beklentisi kendi mahallelerinde, kendi komşuluk ilişkileri içerisinde yeniden bir hayat kurabilmektir. Ancak yeniden inşa sürecinin getirdiği maliyetler vatandaşlarımızın omuzlarında zaten ağır bir yük oluşturmaktadır. Yerinde dönüşüm projelerinde uygulanan yüzde 20 KDV oranı da bu yükü daha da artırmaktadır. İstanbul'daki kentsel dönüşüm uygulamalarında yüzde 1 KDV oranının esas alındığı örnekler dikkate alındığında deprem bölgesindeki vatandaşlarımız için de benzer bir kolaylığın sağlanması yönündeki beklentinin değerlendirilmesini istirham ediyoruz. Bizim talebimiz bir ayrıcalık değil, olağanüstü bir felaketin ardından yeniden hayat kurmaya çalışan vatandaşlarımızın şartlarına uygun bir mali düzenleme oluşturulmasıdır. Unutulmamalıdır ki deprem bölgesinin yeniden ayağa kalkması yalnızca konutların tamamlanmasıyla değil, iş yerlerinin açılması, üretiminin başlaması, istihdamın artması ve ticaretin yeniden canlandırılmasıyla mümkündür. Bu duygu ve düşüncelerle Hazine ve Maliye Bakanlığımızın 2027 yılı bütçesinin ülkemize, milletimize ve ekonomimize hayırlar getirmesini diliyor, Sayın Bakanımıza, Bakan Yardımcılarımıza ve Bakanlığımızın bütün mensuplarına çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
63 konuşma daha · 5 Kasım 2026