Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) münasebetiyle
Antalya Milletvekili ·
Yeni Yol
Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu · 4. yasama yılı · 26 Mart 2026 · 263 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Şerafettin Kılıç (Yeni Yol), 26 Mart 2026 tarihinde TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) münasebetiyle); konuşma 263 kelime.
Şerafettin Kılıç (Yeni Yol, Antalya). “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) münasebetiyle”. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu tutanağı, 26 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serafettin-kilic-2026-03-26-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimi-kanunu-ile-celtik-kanunu-ve-bazi-kanu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=87218
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ŞERAFETTİN KILIÇ (Antalya)Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri ve kıymetli bürokratlar; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin Orman Kanunu'na ek madde 22 ekleyen düzenlemesi üzerine söz almış bulunmaktayım.
Değerli arkadaşlar, öncelikle bir gerçeği saptayalım, bu madde bir vatandaşın mağduriyetini giderme maddesi değildir. Bu madde, devletin kendi hatalı işlemlerinin faturasını orman varlığımıza kestiği, bir tazminattan kurtulma maddesidir. Bakınız, teklifin gerekçesinde bile açıkça itiraf ediliyor, ne deniliyor? "Eğer bu tapuları iade etmezsek devletin kasasından çıkacak tazminat miktarı yaklaşık 516 milyar Türk lirasıdır." deniliyor. Değerli milletvekilleri, soruyorum size: Hangi devlet ciddiyetiyle bağdaşır bu? Tapu sicilini doğru tutmak devletin namusudur, kendi hatalı kadastro işleminiz yüzünden vatandaşı mağdur etmişsiniz, şimdi "Param yok, o zaman sana ormanı vereyim." diyorsunuz. Anayasa'mızın 169'uncu maddesi çok açıktır: "Devlet ormanları mülk edinilemez ve sınırları daraltılamaz." Siz, burada "muhafazasında yarar görülmeyen" gibi, hiçbir bilimsel karşılığı olmayan, tamamen idarenin keyfine bırakılmış bir ifadeyle ormanlarımızı özel mülkiyete açıyorsunuz.
İkinci bir husus ise adalet ve eşitlik ilkesidir. Biz bu maddeyle kimi ödüllendiriyoruz? Devletin orman kadastrosuna saygı duyup arazisini terk eden dürüst vatandaşını mı? Hayır. Biz bu maddeyle, devletle mahkemelik olan, araziyi yıllarca işgal etmeye devam eden kişileri ödüllendiriyoruz. Bu "Kurala uyarsan kaybedersin, devlete direnirsen kazanırsın." demektir. Bu anlayış mülkiyet hukukunda telafisi imkânsız bir eşitsizlik doğurur.
Sonuç olarak, bu düzenlemeyle ormanlarımız birer emlak stoku gibi görülmekte, mali kaygılarla orman rejimi delinmektedir. "Orman Genel Müdürlüğü uygun görürse orman şerhi kaldırılır." diyerek keyfîliğe kapı aralayan, bilimsel kriterden uzak bu maddenin metinden tamamen çıkarılması gerekmektedir. Ormanlar sadece bizim değil henüz doğmamış nesillerin emanetidir. 516 milyar lira bulunur ama kaybedilen 1 metrekare orman toprağı bin yılda geri gelmez.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
97 konuşma daha · 26 Mart 2026