İzmir ilinde yaşanan sel felaketine ilişkin gündem dışı konuşması
İzmir Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 44. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Şubat 2021 · 450 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Serpil Kemalbay Pekgözegü (Halkların Demokratik Partisi), 9 Şubat 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İzmir ilinde yaşanan sel felaketine ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 450 kelime.
Serpil Kemalbay Pekgözegü (Halkların Demokratik Partisi, İzmir). “İzmir ilinde yaşanan sel felaketine ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serpil-kemalbay-pekgozegu-27-2021-02-09-izmir-ilinde-yasanan-sel-felaketine-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=94954
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SERPİL KEMALBAY PEKGÖZEGÜ (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sel felaketi bugünlerde dünyanın her yerinde önemli kayıplara yol açıyor. Dünyanın ikliminde ciddi bir değişim olduğunu, iklim krizini hepimiz biliyoruz ve yaşam alanlarımızı iklim krizi gerçeğine göre düzenlemediğimiz sürece ve iklim krizini önemsemediğimiz sürece ne yazık ki sel felaketlerinden de kaçınabilmemiz mümkün değil.
Biz, geçen hafta partimizin ekonomi politik komisyonu olarak İzmir’de “iş ve aş buluşmaları” çerçevesinde ziyaretlerde bulunduk. 2 Şubatta gerçekleşen aşırı yağış sebebiyle İzmir’de yaşanan sel felaketini görmek, yerinde incelemek için de birçok yere ziyarette bulunduk. Özellikle tarım alanlarını ziyaret ettik ve göçmenleri, sığınmacıları ziyaret ettik, halkımızın yaşadığı sorunları onlardan öğrendik. Tarım alanlarında ciddi kayıplar var ve bu kayıplarla ilgili olarak, seralık alanların bozulmasından tutalım da pek çok sıkıntıyla ilgili olarak kendilerine hiçbir yöneticinin, yetkilinin gelip sorunlarını gidermek için bir çözüm önermediğini söylediler, ziyanlarının, zararlarının tespit edilmediğini söylediler; âdeta selle baş başa kalmış durumdalar. Sel felaketinin çözülmesi sadece sonuçlarının ortadan kaldırılması açısından önemli değil, aynı zamanda önleyici tedbirlerin alınması bakımından da son derece önemli.
İzmir’i biliyoruz; İzmir, Türkiye’de çok önemli kentlerimizden biri, özellikle çoğulcu demokratik yapısıyla, çevresiyle, doğasıyla, iklimiyle gerçekten herkesin yaşamak istediği yerlerden biri. Fakat İzmir’e aynen İstanbul’da olduğu gibi öylesine büyük bir ihanet yapılıyor ki, öylesine betonlaştırılıyor ki, İzmir’in yaşanan iklim krizinde sel felaketlerine karşı korunabilmesi mümkün değil. Örneğin, İzmir Körfezi’ne akan 25-26 dere varken şu anda topoğrafik göstergelerde, haritalarda bu derelerden sadece 5-6’sının fotoğrafını görebiliyoruz ve buralarda, yağışlı mevsimlerde ancak bir sel akışı olabiliyor. Dere yataklarına binalar yapılıyor, sanayi tesisleri yapılıyor, beton dökülüyor, yollar yapılıyor; bunun anlamı aslında, kentin sel felaketlerine teslim edilmesidir. Yine, alüvyonlu alanların yapılaşmaya açılması ve buradaki yer altı suyunun drene olmasının önüne geçilmesi de İzmir’de yaşanan bu sel felaketinin aslında, mevsim normallerinin çok üstünde yağışın olmasından kaynaklı olmaktan ziyade, doğaya uyumlu olmayan, doğa düşmanı politikalardan kaynaklandığını bize gösteriyor. Deniz kıyısına paralel yapılar, apartmanlar, yollar yapıyoruz ve buralardaki suyun toprakla buluşmasını, yer altı sularıyla buluşmasını ya da denize erişmesini engelleyici pek çok yapılaşmaya gidiyoruz. Bütün bunlar, ormanların yok edilmesi ve tarım arazilerinin betonlaşması, bütün bu sel felaketlerinin temelinde yatıyor. Bizim, bir an önce, hem merkezî yönetim olarak hem de yerel yönetim olarak bu yapılaşmaya ve doğa düşmanı politikalara son vererek doğaya uyumlu ekolojik kentler inşa etmenin yolunu açmamız gerekiyor.
Yine, İzmir’de ziyaretlerimizde karşılaştığımız en önemli sorunlardan bir tanesi de Gaziemir’deki nükleer atık bulaşık çöplerden kaynaklanan sorun. Bu, yıllardır devam eden bir sorun ve Gaziemir’de kanser yaşanmasını, yaygın kanserlerin olmasını getiren bir sorun. Bu sorun, defaatle gündeme getirildiği hâlde, bizler de önergeler verdiğimiz hâlde, birçok kez politikacıların, yöneticilerin gündemine girdiği hâlde bir türlü çözülemiyor. Bu yağışlar, aşırı sel felaketi, Gaziemir’deki bu nükleer atık bulaşık çöplerden hareketle yer altı sularını kirletiyor ve bu nükleer atıkların kentin tamamına bulaşmasına sebep oluyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
90 konuşma daha · 9 Şubat 2021