Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Konfederasyonu Arasında Tarım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna ve Anlaşmanın Eklerine İlişkin Değişikliklerin Cumhurbaşkanınca Doğrudan Onaylanmasına Dair Yetki Verilmesine İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
İzmir Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 45. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Şubat 2021 · 391 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Serpil Kemalbay Pekgözegü (Halkların Demokratik Partisi), 10 Şubat 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Konfederasyonu Arasında Tarım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna ve Anlaşmanın Eklerine İlişkin Değişikliklerin Cumhurbaşkanınca Doğrudan Onaylanmasına Dair Yetki Verilmesine İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 391 kelime.
Serpil Kemalbay Pekgözegü (Halkların Demokratik Partisi, İzmir). “Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Konfederasyonu Arasında Tarım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna ve Anlaşmanın Eklerine İlişkin Değişikliklerin Cumhurbaşkanınca Doğrudan Onaylanmasına Dair Yetki Verilmesine İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serpil-kemalbay-pekgozegu-27-2021-02-10-turkiye-cumhuriyeti-ile-isvicre-konfederasyonu-arasinda-tarim-anlasmas (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=95115
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SERPİL KEMALBAY PEKGÖZEGÜ (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada birçok şey konuşuldu. 10 Ekim 2015 katliamı sebebiyle kurulan, “emek, barış, demokrasi mitingi”ne yapılan bu saldırı arkasından kurulan 10 Ekim Barış Derneğinin kapatıldığını buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Daha doğrusu, kapatılan bu derneğin Yargıtay tarafından, kapatılması onaylandı. Hepimiz o günleri hatırlarız; “emek, barış, demokrasi mitingi” aslında, Türkiye’deki siyasi atmosferi dizayn etmek isteyenler tarafından bombalanmıştır ve bu katliamda payı olan güçler içerisinde IŞİD çetelerinin yanı sıra Millî İstihbaratın da en azından görevini yapmadığına, hatta burada ilişkilendiğine dair de pek çok delil bulunmaktadır. Ben, barışı, emeği, demokrasiyi savunmak için acılarından bir demokrasi mücadelesi çıkaran bu yaslı ailelerin derneğine buradan selam göndermek istiyorum ve bu kapatmayı kabul etmediğimizi ifade etmek istiyorum ve bu kapatma kararını kınıyorum.
Burada biraz önce aya gitmekten bahsediliyordu. Belki de zamanda yolculuk yapıp Abdülhamit dönemine doğru bir yolculuk ve istibdat rejiminin hayalleri kuruluyor fakat görülen o ki aslında esas hedef demokrasinin tahrip edilmesi, demokrasinin yok edilmesi.
Yine, Soma katliamı davasında tüm sanıkların tahliye edildiğini öğreniyoruz. Somalı işçilere tekme atanların ceza almadığını da biliyoruz ve bu tahliye kararını da burada kınamak istediğimizi söylüyorum. Soma katliamında 301 can hayatını yitirmişti. Soma katliamı var çünkü siz varsınız, AKP iktidarı var diyorum.
Asıl sorumluları hiçbir zaman yargılanmayan Çorlu tren faciasındaysa oğlunu kaybeden Mısra Öz ceza aldı ve bu hukuki süreci izleyen, gerçek habercilik yapan gazeteci Mustafa Hoş ceza aldı; bunu da burada kınamak istiyorum ve işte siz busunuz diyorum; AKP iktidarı, saray iktidarı işte budur diyorum; adaletsizliktir diyorum, vicdansızlıktır diyorum. Bu katliamların sorumlusu olduğunuzu bir kez daha sizlere hatırlatmak istiyorum.
Yine, işçi cinayetleriyle ilgili rapor açıklandı. İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin raporuna göre ocak ayında 199 işçi yaşamını yitirdi. Bu katliamların sorumlusu da yine sizin iktidarınızdır diyorum ve iş cinayetlerini bilerek, isteyerek önlemediğinizi burada bir daha ifade etmek istiyorum.
Kayı İnşaat işçilerini hatırlatmak istiyorum. Kayı İnşaat işçileri, Cezayir’de çalıştılar ve ücretlerini, hak edişlerini alamadılar. Erdoğan bu patrona, Coşkun Yılmaz’a, Kayı Holding sahibine işçiler grevdeyken ödül verdi. Ne yazık ki işçiler iki yıla yakın bir süredir hâlâ hak edişlerini alabilmiş değiller. Buradan çağrı yapıyorum: Kayı İnşaat işçilerinin patronu Coşkun Yılmaz, Kayı işçilerinin hakedişlerini verin. Dışişleri Bakanlığına, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ve saraya buradan seslenmek istiyorum yine: İşte, siz busunuz! İşçilerin haklarını gasbeden bir iktidarla karşı karşıyayız.
Bugün eğer Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine saldırıyorsanız bu suçlarınızı örtmek için saldırıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
84 konuşma daha · 10 Şubat 2021