İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · SALI

Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 102. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Temmuz 2021 · 480 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Serpil Kemalbay Pekgözegü (Halkların Demokratik Partisi), 13 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 480 kelime.

Serpil Kemalbay Pekgözegü (Halkların Demokratik Partisi, İzmir). “Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 13 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serpil-kemalbay-pekgozegu-27-2021-07-13-turizmi-tesvik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99302

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SERPİL KEMALBAY PEKGÖZEGÜ (İzmir)Sayın Başkan, sayın vekiller; tek adam rejimi ülkeyi bir şirket gibi yönetmek istiyor. Dolayısıyla, ülkeyi bir şirket gibi yönetme amacına uygun bir Kültür ve Turizm Bakanlığı var. Bakan özel bir turizm şirketinin patronudur ve patron dostu politikalar doğrudan patron eliyle yürürlüğe konuluyor. Kamu yararına göre değil, turizm alanında tüm düzenlemeler turizm patronlarının ihtiyacına göre düzenleniyor. Sektörde denetimsizlik ve güvencesizlik pandemiyle beraber turizm emekçileri için kölelik koşullarını yaratırken bu torbanın içerisinde turizm emekçileriyle ilgili en ufak bir şey bulunmuyor.

Ben 3’üncü madde üzerine konuşuyorum. HDP’li belediyelerin kayyumlar, valiler, kaymakamlar eliyle gasbı ne kadar antidemokratik, faşist öze sahipse batıda diğer muhalefet partilerinin yönetimindeki belediyelerin yetkilerine el konması, Ankara’dan ambargo konmasına maruz kalması da o kadar merkeziyetçi, antidemokratik ve faşist bir öze sahiptir. Dolayısıyla bu maddeyle plajlar ve konaklama tesisleri iş yeri açma ve çalıştırma yetkisi almış olsalar dahi, Bakanlığın verdiği turizm işletme belgesi alma zorunluluğu getirilmesiyle yerel yönetimlerin tasarruflarına el konmuş oluyor. Yerel yönetimleri baypas eden bir kanun teklifiyle karşı karşıya oluyoruz. Belediyeler tarafından düzenlenen iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatlarının yürürlükten kaldırılacağı anlamına geliyor.

Belediyenin hüküm ve tasarrufları 4’üncü maddede daha açık bir şekilde ele alınıyor, belediyelerin elinden alınıyor. Her ne kadar burada konuşan hatip tarafından belediyelerin hiçbir yetkisinin ortadan kalkmadığı belirtilse de 4’üncü maddede “Bakanlıktan turizm işletmesi belgesi alınmasını müteakip, başka bir işleme gerek kalmaksızın onbeş gün içinde bu tesisler için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilir.” denmektedir yani böylelikle belediyenin hüküm ve tasarrufu ortadan kaldırılmış oluyor. 4’üncü madde her ne kadar lüks çadır alanlarını içeren bir madde olsa da söz konusu hüküm genel anlamda tüm alanlara uygulanabilir ki AKP’nin uygulayacağını da biliyoruz. Bu nedenle 3’üncü madde yeniden düzenlenmelidir. Hüküm karmaşası meydana gelmemesi için bu düzenleme yapılmalı, yerel yönetimler için sorun oluşturan kısımlar ortadan kaldırılmalıdır.

Yasada aynı zamanda turizm işletmesi belgesi olmayan işletmelerin faaliyete açılamayacağı öngörülmektedir. Şimdi, Covid-19 pandemisi turizm sektörünü bu kadar vurmuşken küçük ölçekli işletmelere ekstra maliyetler yükleyecek bu tasarruflardan da uzak durulması gerektiğini düşünüyoruz.

Şimdi, bayram yaklaşıyor, Türkiye’de büyük bir ekonomik kriz de var; işsizlik, yoksulluk had safhada, 10 milyonu aşkın işsiz var; kadın işsizliği kangrenleşti, gençler evden çıkamıyor. Bu kadar derin sorunlar var ve bayram ikramiyeleri açıklandı. Senede 2 kez verilen bayram ikramiyelerinin bu zam koşullarında, bu enflasyon koşullarında son derece yetersiz olduğunu düşünüyorum ve o nedenle verdiğimiz kanun teklifini burada bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bakın, son üç yılda elektriğe yüzde 97, doğal gaza yüzde 93, ayçiçek yağına yüzde 108, mercimeğe yüzde 94, salçaya yüzde 82 zam geldi, âdeta bir zam yağmuruyla karşı karşıyayız. Temel ihtiyaçlara yapılan bu zamlar bir kere geri alınmalıdır. Asgari ücrete de senede sadece bir kere zam yapıldığı ve asgari ücretin de açlık sınırı altında olduğunu düşündüğümüz zaman bu zamların, enflasyonun toplumu ne kadar büyük bir buhrana soktuğu ortadadır.

Şimdi, bayram yaklaşırken, enflasyon da maaşları böylesine eritmişken bayram ikramiyelerinin Türkiye’de milyonlarca emekli ve yaşlılık aylığıyla geçinen yurttaşlarımızın ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerekir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

113 konuşma daha · 13 Temmuz 2021

113 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook