Genel Kurul · Açıklamalar
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 4. Birleşim · 5. yasama yılı · 8 Ekim 2026 · 834 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SEVDA ERDAN KILIÇ (İzmir)Teşekkür ediyorum Başkanım.
Bugün, tabii, yine kötü bir haberle uyandık, hiçbir gün artık iyi bir haberle güne başlayamıyoruz. İstanbul Maltepe'den hepimizi derinden üzen bir haber aldık: 7 katlı bir binanın 3 katının çökmesi sonucu, ilk aldığımız bilgilere göre 2 yurttaşımız hayatını kaybetti, enkazdan kurtarılanlar var, kurtarılmaya çalışılanlar var ve sağ salim inşallah ulaşılır. Hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz ama tabii, bu sabah İstanbul'da bir deprem mi oldu? Hayır. Herhangi bir dış etken mi var? Şu ana kadar belirlenen bir dış etken de yok. Görülüyor ki ihmallerin ve gecikmelerin devamı olarak da böyle bir kayıp yaşandı. Çalışmalar devam ediyor fakat şöyle bir sorununuz var: Kentsel dönüşüm gerçeğiyle bu ülke yüzleşmek zorunda ve bu sorunu bir an önce çözmek zorundayız çünkü geçtiğimiz yıllarda biz bunun acısını çok derinden yaşadık; yurttaşlarımızı kaybettik, anne-babalar çocuklarını kaybetti, çocukları anne-babalarını kaybetti; o yüzden, sadece böyle acı olayların yaşanmasını beklememeliyiz kentsel dönüşümü konuşmak için diyorum. Tabii, çalışmalar devam ediyor; soruşturma olur, yine bu konu hakkında konuşuruz.
Sayın Başkanım, sabah ben basın toplantısında da bir çağrı yaptım: Bu Mekke Anlaşması her yerde konuşuluyor; sorular var sosyal medyada da, vekil arkadaşlarımız da sorularını yöneltiyor. Bu Mekke Anlaşması'yla ilgili yani Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren bir anlaşmayla ilgili aslında ilk konuşulması gerekilen yer Türkiye Büyük Millet Meclisi. Ben basın toplantımda yaptığım çağrıyı bir kez daha tekrarlıyorum: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın gelip Türkiye Büyük Millet Meclisini bu konuda bilgilendirmesi gerekiyor. Az önce gördüm, galiba basında bir toplantı mı, bir toplantıda bilgilendirme yapmış bu konuda. Bu Kurulun üyeleri böylesi önemli bir konuda, savaş ve barış meselesinde bu konuyu basından öğrenmemeli; o yüzden, bir kez daha çağrımı yeniliyorum: Dışişleri Bakanı gelsin, Mecliste bu konuyu anlatsın bize. Tabii ki devlet sırrı olabilir, bazı hassasiyetler olabilir; yani kapalı toplantı bile olsa bu konuda muhakkak milletvekillerinin ve parti gruplarının bilgilendirilmesi gerekiyor. Eğer bu çağrımız yanıtsız kalırsa önümüzdeki hafta biz buna ilişkin genel görüşme talebimizi de saklı tutuyoruz ama çağrımızı yeniden tekrarlıyoruz. Böylesi önemli konuda Meclis uzaktan izleyici tutulamaz diyorum.
Sayın Başkanım, dün de konuşuldu, ülkede derin bir sansür krizi yaşıyoruz. Zaten Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 163'üncü sırada, Kuzey Kore, Çin, İran gibi ülkelerle aynı ligdeyiz. Her gün televizyonlara ceza, Twitter hesaplarına kapatma, haber sitelerine erişim engeli, işte ekonomik baskı, yargı tehdidi derken gazetecilere de soruşturmalarla basın özgürlüğü zaten artık ayaklar altında, konuşacak hâli bile kalmamış. Şimdi, sadece eylül ayında bile 1.270 X hesabına erişim engeli getirilmiş. Buna sadece basın özgürlüğü olarak da bakamayız, kaç gündür konuşuyoruz burada fon soygununu, bu açıdan da bakmak gerekiyor. 30 Eylülden bu yana fon krizine ilişkin paylaşım yapan 147 hesap hakkında da engelleme kararı alınmış. Şimdi insanlar birikimlerini kaybetmiş, paraların nereye gittiğini soruyor ya da sorumlular acaba bunun hesabını verecek mi diye merak ediyor, süreci takip etmek istiyor. Siz bunlara cevap vermek yerine kalkıp bu konuları soran, bunları araştıran hesapları kapatıyorsunuz yani buradan bir kez daha soruyorum: Üç gündür konuşuyoruz artık zaten, kimler ne kazandı, kimler önceden biliyordu, kimler biliyordu da görevini yapmadı, kimlerin siyasi, bürokratik bağları var, bunların hepsinin araştırılması gerekiyor yani hesap kapatmak yerine, burada araştırma komisyonunu kurup aslında ayrıntılarıyla burada araştırmak ve bütün vatandaşları da aslında bu konuda bilgilendirmek zorundayız. Üç gündür uğraşıyoruz, bütün muhalefet partilerinin önergeleri var aynı konuda. O yüzden artık bu konuyu daha daha tartışmak yerine ortak bir önergeyle araştırma komisyonunu kurmak zorundayız yani sadece gazetecileri susturarak, hesaplara erişim engeli getirerek gerçeklerin önünü kapatamazsınız. O yüzden, ivedilikle araştırma komisyonunu kurmak zorundayız.
Sayın Başkanım, tabii, Meclis çalışmaları başladı, hepimizin de çok ziyaretçisi oluyor, bizim de Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun da ziyaretçileri vardı dün. Tabii, Türkiye'de çok sorun var, hemen hemen her kesimin ayrı bir sorunu var, bugüne kadar Türkiye'nin yükünü taşıyan ama kendi yükünü artık taşıyamaz hâle gelmiş şoförlerimizin de sorunları var. Bireysel nakliyeciler ziyaret etti grubumuzu, dertlerini anlattılar, biz de söz verdik burada, Meclis kürsüsünde de bir daha onları hatırlatacağımıza.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
SEVDA ERDAN KILIÇ (İzmir)Tamam Başkanım.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak emeğiyle direksiyon sallayarak ekmeğini kazanan herkesin yanındayız. Malum mazot pahalı, lastik pahalı, bakım pahalı, sigorta pahalı, yedek parça pahalı, şoför yükü zamanında teslim ediyor ama navlunu zamanında alamıyor, aylarca parasının peşinden koşuyor. Sınır kapılarında şoförlerimiz gerçekten çile çekiyorlar şu anda, özellikle Cilvegözü üzerinden Orta Doğu'ya yük taşıyan şoförlerin vize bekleme sorunları bir an önce çözülmeli, gerekli diplomatik girişimler muhakkak yapılmalı. Ehliyetiyle ilgili de sorunlar var yani ceza puan sistemi profesyonel şoförlerin çalışma sistemiyle uyuşmuyor yani ehliyete el koyduğunuzda o şoförün tamamen ekmeğini elinden almış oluyorsunuz, artık bu konuda da geçici çözümler değil kalıcı çözümler sunulmak zorunda. Türkiye'nin bir şoförlük meslek kanununa ivedilikle ihtiyacı var. Birçok sorunları var, bu sorunların temelinde de aslında bir kanunları olmaması da yatıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
SEVDA ERDAN KILIÇ (İzmir)Toparlıyorum Başkanım.
O yüzden onlar sadece yük taşımıyor, Türkiye'nin üretimini, ticaretini ve ihracatını da taşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye'nin yükünü taşıyanların yükünü hafifletmek için onların yanında olmaya, sesleri olmaya ve talep ettikleri gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için de takipçi olacağımıza söz veriyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
92 konuşma daha · 8 Ekim 2026