İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · PERŞEMBE

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3159) münasebetiyle

Sevda Karaca Demir

Gaziantep Milletvekili · EMEP

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu · 3. yasama yılı · 19 Haziran 2025 · 347 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sevda Karaca Demir (EMEP), 19 Haziran 2025 tarihinde TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3159) münasebetiyle); konuşma 347 kelime.

Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3159) münasebetiyle”. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu tutanağı, 19 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevda-karaca-demir-2025-06-19-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-2-3159-mun-4 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=77934

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep)Şimdi bu konuşmayı özellikle Sayın Varank için yapmak istiyorum. Kendisinin cevap hakkı doğacaktır.

Şimdi, bakın, bugün dünyanın dört bir yanında aynı senaryoyu izliyoruz. Bu nadir toprak elementlerine ulaşmak isteyen emperyalist ülkeler gözlerini bu rezervlerin bulunduğu topraklara dikmiş durumda. Yer altındaki madeni stratejik kaynak ilan edip yer üstündeki halkı da yok sayıyorlar.

Şimdi, bu sadece bir enerji ya da teknoloji meselesi olarak değerlendirilemez burada sunulduğu gibi. Doğrudan bir egemenlik meselesiyle karşı karşıyayız. Çin'in nadir toprak elementleri pazarında güçlü bir aktör olması Amerika başta olmak üzere Batılı kapitalist merkezleri yeni kaynak arayışına yöneltti ama neyle yöneltti? Bakın, darbeyle, iç savaşla, hükûmet mühendisliğiyle, diplomasi görünümlü tehdit politikalarıyla.

Şimdi, etrafımızda baktığımızda ne görüyoruz? Siz çok iyi biliyorsunuz. Afrika'nın madenci ülkelerinde pek çok darbe yaşandı, Latin Amerika'daki rejim değişikliği operasyonları açık bir biçimde ortada, Orta Doğu'da yıllardır süren kanlı senaryolar, savaşlar var. Hepsinin arkasında nadir toprak elementleri kaynaklarına, stratejik madenlere sahip olma yarışı var ve bu yarış sadece öyle diplomatik manevralarla falan sınırlı değil. Rio Tinto, BHP Billiton, Glencore gibi küresel maden tekelleri ülkemize davet ediyorsunuz. Lockheed Martin, General Electric, LG, Samsung gibi teknoloji devleri başrolde. Bu şirketler için halklar, hukuk, anayasa, bunların tamamı engel, doğa sadece bir ham madde deposu ve Türkiye de bu yasayla birlikte bu sömürgeci projelerin dış halkası hâline getirilmek isteniyor.

Burada "yerli ve millî" lafından vazgeçmiyorsunuz ama "yerli ve millî" laflarıyla pazarlanan özelleştirmeler, bu maden yasalarının tamamı, bu süper yetki düzenlemeleri aslında bu uluslararası plana hizmet ediyor, bu uluslararası plana hizmet ediyorsunuz. Bugün Anadolu'nun dört bir yanında doğaya, emeğe, yaşam alanlarına karşı yürütülen bu saldırıların gerisinde yalnızca yerli sermaye değil, emperyalist madenci şirketlerin yönlendirdiği çok uluslu bir talan planı var. Bu talan planını karşımıza yerli ve millî enerji diye getirmenize kanmıyor kimse. Mesele, bu topraklarda yaşayan milyonların yaşam hakkının emperyalist rekabetin finansmanı hâline getirilmesi meselesi. Siz bu yasayla emperyalist rekabetin tetiklediği maden savaşlarının taşeronu hâline getirmek istiyorsunuz bu ülkeyi, Meclisi de buna ortak yapmaya çalışıyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep)Toprağa, emeğe, geleceğe bu emperyalist düzenin aslında bir ham maddesi olarak bakmanızın yasasıdır bu. Bunu kabul etmemeliyiz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

166 konuşma daha · 19 Haziran 2025

Tümü →
166 konuşmanın tamamı →