Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Adıyaman Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 92. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Nisan 2008 · 402 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Şevket Köse (CHP), 17 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 402 kelime.
Şevket Köse (CHP, Adıyaman). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 17 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevket-kose-23-2008-04-17-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ŞEVKET KÖSE (Adıyaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 119 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 92’nci maddesi üzerine verdiğimiz değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken yüce heyetinizi en içten saygılarımla selamlarım.
Tasarının 92’nci maddesinin 3’üncü fıkrasıyla değiştirilen İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 49’uncu maddesine bir fıkra eklemek amacıyla bu önergeyi verdik. Dikkat ettiyseniz, önergeyle eklenmesini istediğimiz ifade oldukça açık, anlaşılır bir durumdadır. Önergemizle ne diyoruz: “İşsizlik sigortası gelirleri vergiye tabi değildir. Bu gelirlerden hiçbir vergi, resim ve harç kesintisi yapılamaz.” Yani, sosyal devleti savunuyoruz.
Peki, bu düzenlemeyi neden istiyoruz? Değerli milletvekilleri, işsizlik sigortası Mart 2002’den bu yana uygulanmaya başlandı. Eylül 2007’ye geldiğinizde, sadece 872 bin kişi bundan yararlanmıştır. Bu rakam, İşsizlik Fonu’ndan yararlananların sayısının ne kadar az olduğunun bir göstergesidir, çünkü işsizlik sigortasından yararlanabilmenin koşulları oldukça ağırdır.
Burada bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Biliyorsunuz, işsizlik sigortası için kesintiler 2000 yılından itibaren yapılıyor, ancak ödemelere 2002 yılında başlandı. Bu durumda, fonda çok ciddi miktarda para birikti.
Değerli arkadaşlar, işte sosyal devletin farkı burada ortaya çıkıyor. Eğer, bir ülke sosyal devlet ise, yönetenleri bu biriken parayı çalışanları, emeklileri, işsizleri için kullanır. Oysa Hükûmet bunu yapmadığı gibi, sosyal güvenliği devletin omuzlarına bir yük olarak görmekte ve bundan da kurtulmaya çalışmaktadır. “Bu kadar biriken para var ve vatandaşlar için kullanılmıyorsa acaba bu para kamu finansmanında oluşan açıklara mı harcanır?” diye ister istemez insanın aklına geliyor.
Sosyal devlet olmanın gereği, bu fonda biriken parayla meslek geliştirme çalışmaları yapılmasıdır. Bu parayla, kişilerin meslek edinmeleri, nitelikli eleman olmaları için eğitimden geçmeleri sağlanır; organize sanayi bölgelerinde meslek okulları açılabilir ya da eğitim görenlerin staj yapması için çeşitli olanaklar yaratılabilir. Sosyal devlet olmanın da gereği zaten budur. Ekonomi kötüye giderken, her gün işsiz sayısına yenisi eklenirken, Hükûmet yurttaşlarımızın elinden sosyal güvenlik haklarını da alıyorsa, ülkede sosyal ve ekonomik sorunlar daha da büyüyecek demektir.
Sayın milletvekilleri, pirinç fiyatı artıyor, buğday ithal eder hâle geldik, mısır üretimine verilen destek miktarları gülünç oranlardadır, fırıncılar kepenk kapatıyor. Dolayısıyla, köylü, işçi, esnaf yani halkımız perişan bir hayat sürmektedir.
Değerli milletvekilleri, bundan yaklaşık bir hafta önce “Yine göç eyledi bizim eller.” misali, Urfa’da bir kamyon kasasına binen yurttaşlarımız ekmeğin peşine düştüler, ta Urfa’dan İzmir’e doğru yola çıktılar. Yolda kaza yapıyor kamyon, kasasında 9 yurttaşımız can veriyor. Yani bunlar ekmeğin peşine giderken… Ekmek şehitlerini de rahmetle anıyorum.
Değerli milletvekilleri, bir de bunun üzerine, verilen az bir sigorta gelirinden vergi alınırsa nasıl yaşayacak bu insanlarımız? Bundan dolayı önergemize destek vermenizi diliyorum.
Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 17 Nisan 2008