Organize sanayi bölgeleri kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı, bursa milletvekili mehmet altan karapaşaoğlu'nun; organize sanayi bölgeleri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi, milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili ve izmir milletvekili oktay vural ile izmir milletvekili şenol bal'ın; 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanununa bir geçici madde eklenmesine dair kanun teklifi, izmir milletvekili ahmet ersin ve 18 milletvekilinin; 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanununa bir geçici madde eklenmesi hakkında kanun teklifi (s.s: 222)
Adıyaman Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 7. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Ekim 2008 · 941 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Şevket Köse (CHP), 16 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI, BURSA MİLLETVEKİLİ MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU'NUN; ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ, MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ VE İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL İLE İZMİR MİLLETVEKİLİ ŞENOL BAL'IN; 4562 SAYILI ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNA BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ, İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN VE 18 MİLLETVEKİLİNİN; 4562 SAYILI ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNA BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S: 222)); konuşma 941 kelime.
Şevket Köse (CHP, Adıyaman). “Organize sanayi bölgeleri kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı, bursa milletvekili mehmet altan karapaşaoğlu'nun; organize sanayi bölgeleri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi, milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili ve izmir milletvekili oktay vural ile izmir milletvekili şenol bal'ın; 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanununa bir geçici madde eklenmesine dair kanun teklifi, izmir milletvekili ahmet ersin ve 18 milletvekilinin; 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanununa bir geçici madde eklenmesi hakkında kanun teklifi (s.s: 222)”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 16 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevket-kose-23-2008-10-16-organize-sanayi-bolgeleri-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ŞEVKET KÖSE (Adıyaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 222 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 5’inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlamadan önce hepinize saygılar sunarım.
Değerli milletvekilleri, 222 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 5’inci maddesiyle tarım ve sanayi sektörünün bütünleşmesi amaçlanmıştır. Bu madde ile yerel girişimciliğin harekete geçirilmesi, istihdam açısından önem taşıyan yatırımların yaygınlaştırılması istenmektedir. Yalnız bu organize sanayi bölgeleri diğer uygulamalara örnek olması amacıyla pilot projeler bazında uygulanacaktır.
Değerli arkadaşlar, tarıma dayalı organize sanayi bölgesi uygulaması besicilik, süt sığırcılığı, seracılık ve çiçekçilik alanlarında 1998 yılından bu yana Sanayi ve Ticaret Bakanlığından gelen talepler üzerine biçimlendirilmiştir ancak tam on yıldır yasaya bu konuyla ilgili ekleme yapılmadığından, tarıma dayalı organize sanayi bölgesi talepleri değerlendirilmemiştir. Şimdiye kadar tarıma dayalı organize sanayi bölgesi kurulması için tam 52 başvuru olmuş, bu başvurulardan sadece 10 tanesi yer bulabilmiştir. Umarım tarıma dayalı organize sanayi bölgeleri konusu hâlâ bitirilmeyen GAP’a benzemez.
Her geçen gün üretimden uzaklaşan, sanayisi montaja dayanan, tarım ve hayvancılığında her geçen gün dışarıya bağımlı hâle gelen ülkemizde tarıma dayalı organize sanayi bölgesinin açılması tek başına yetmeyecektir. Her şeyden önce tarım ve sanayinin temel sorunlarının çözülmesi gerekmektedir.
Sayın milletvekilleri, kendi seçim bölgem Adıyaman ve içerisinde olduğu GAP bölgesi bu konuda en önemli örneklerden biridir. Bakınız, GAP bölgesinde yaklaşık 7,5 milyon nüfus vardır, sanayide ise yalnız 84 bin civarında nüfus istihdam edilmektedir. Bunun 52 bini sadece Gaziantep’tedir. Diğer kalan rakam ise GAP bölgesindeki sekiz ili kapsamaktadır. Bu da yetmiyormuş gibi kotalar, ithalat ve benzeri nedenlerle üretim sürekli olarak azalmaktadır.
Şimdi, tarıma dayalı sanayinin ve ülkemiz ihracatının en önemli ayaklarından biri olan tekstil sektörüne bakalım. Yoğun emeğe dayalı bu sektörde 2 ila 2,5 milyon kişi istihdam edilmektedir. Dolayısıyla bu sektörümüz, Türkiye’de 10 milyon insanın ekmek yediği çok büyük bir sektördür. Bu sektörün ayakta tutulması gerek KOSGEB destekleri gerek bankaların KOBİ destekleri ve gerekse Hükûmetin teşvik yasalarıyla olanaklıdır.
Sayın milletvekilleri, çiftçilerimizin desteklenmesi ve tarımın teşvik edilmesi lazım. Sadece Adıyaman’da kuraklık nedeniyle çiftçilerimizin uğradığı zarar 135 milyon YTL’dir.
Tarım ve sanayi iç içe geçmiş iki sektördür. Birinde yaşanacak gelişme diğerini de tetikleyecektir. Tarımın ya da sanayinin gelişmesi için topyekûn bir çalışma gerekmektedir. Bakınız, Adıyaman’da Koçali barajının yapımına hâlâ başlanmamıştır. Hâlbuki bu baraj bitirildiği takdirde yaklaşık 27 bin hektar alan sulanacaktır. Dolayısıyla Adıyaman’da sulu tarımda büyük bir gelişme gözlenecektir.
Değerli milletvekillerim, size soruyorum: Koçali gibi barajlar yapılmadıktan sonra bölgede tarıma dayalı organize sanayi bölgesi yapmak tek başına yeterli mi? Elbette ki yeterli değildir. Tarıma dayalı organize sanayi bölgesi yapalım ama çiftçimizi de sanayicimizi de perişan etmeyelim ki sanayi bölgesi işe yarasın. Bakınız, Adıyaman’da yaklaşık 2 bin 200 kişi tarımsal sulama amaçlı elektrik kullanmaktadır. Bu vatandaşlarımızın anapara ve faiziyle birlikte devlete toplam 40 milyon YTL borcu bulunmaktadır. Çiftçimiz bu durumda ne yapsın değerli arkadaşlar? Sayın Maliye Bakanına soruyorum, henüz bu elektrikten KDV oranının düşürülmesi ya da çiftçilerin desteklenmesi gibi gündemlerinin olmadığı yanıtını alıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz tarıma dayalı organize sanayi bölgesine karşı değiliz hatta geç bile kalındı diyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaz tatilini fırsat bilerek altmış gün boyunca seçim bölgem olan Adıyaman’da bir sürü ziyaretlerde bulundum. Bu kapsamda Adıyaman’ın tüm ilçelerini ve bu yerleşim yerlerine bağlı yaklaşık yüz elli köyü ziyaret ettim. Çiftçiyle, esnafla, iş adamıyla yüz yüze görüştüm. Köylü perişan ve şaşkın. Esnaf ve sanatkâr kan ağlıyor. Adıyaman’da herkesin ortak bir sorunu var, o da kötüye giden ekonomik durumdur. Çiftçi perişan durumda. Mazot ve gübre fiyatları sürekli yükseliyor fakat çiftçimize yapılan destekte bu yükselişi maalesef göremiyoruz. İş adamlarımız hâlâ düzeltilmeyen teşvik nedeniyle zor günler yaşıyor. Sanayicilerimiz fabrikalarını kapatarak ya da işçi çıkararak çözüm bulmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla iş adamlarımız ayakta kalabilmek için inatla direniyorlar.
Değerli üyeler, yardımların dağıtımı esnasında Adıyaman’da yaşanan görüntüler içler acısıydı. Yardım alacak yaşlı yurttaşlarımız geceden itibaren banka önlerinde beklediği gibi, yaşanan izdiham nedeniyle ezilenler oldu. Bu kötü olay “Yoksulların harçlık çilesi devam ediyor”, “Birbirlerini ezdiler” gibi başlıklarla Adıyaman basınında manşetlere yansıdı. Ben bunları söylerken… Bunlar gerçekten -altmış gün dolaştım, gezdim- Adıyaman’da gördüğüm manzaralardı.
Yine benzer şekilde, Kâhta ilçesinde -Sayın Milletvekilimiz burada, Ahmet Aydın Bey, belki kendileri de görmüştür, tanık olmuştur inşallah- kömür yardımı sırasında büyük bir kavga çıktı, hiçbir önlem alınmadığı için neredeyse kan dökülecekti. Aç bırakılmış, yoksul düşmüş Adıyamanlı hemşehrilerim bir lokma ekmek, biraz yakacak için perişan ediliyor. Bu manzara sadece Adıyaman’da değil, öyle inanıyorum ki Şanlıurfa’da, Diyarbakır’da, Malatya’da, yani tüm Türkiye’nin diğer bölgelerinde de geçerlidir. Yardım yapılırken yaşanan görüntüler içler acısı. Bu insanlarımız neden bu hâlde? Yani burada asıl sorun, yardım yapılırken yaşanan kötü olaylar değil, sayın milletvekilleri, asıl sorun, insanlarımızın yardım alacak duruma düşürülmeleridir. Milyonlarca insanımız yardımlarla ayakta durmaktadır. Sosyal devlet, aç bırakıp yardım yapan devlet değildir, olmamalıdır. Sosyal devlet, asıl olarak, balık veren değil, balık tutmayı öğreten devlettir. Bu yaşananlar mutluluk tabloları değildir, olsa olsa, bence utanç tablolarıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekillerim; Adıyaman’da en çok aldığım şikâyetlerden biri de terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması konusudur. Adıyaman’da, 1/9/2007 tarihinde kendilerine ödeme yapılması için sulhname imzalanan çok sayıda mağdurun zararı bugüne kadar henüz ödenmemiştir. Hükûmet bu konuda bir an önce harekete geçmelidir. Bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağıma da söz veriyorum.
Sayın milletvekillerim, son günlerde bütün dünyada yaşanan ekonomik kriz şüphesiz bizi de etkilemektedir. Krizi konuşmalıyız ki çözüm yolları bulabilelim. Her ne kadar Hükûmet tarafından kabul edilmese de sektörlerde yaşanan daralma ve kapanan şirketler nedeniyle işsizlik artmaktadır. Bu yılın ikinci çeyreğinde yatırımlar geriledi yüzde 1,5 oranında. Fert başına büyüme oranı yüzde 1’in altına düşmüştür. Sanayide üretim düşmüştür.
Değerli milletvekilleri, yatırımların gerilemesi, büyüme oranının düşmesi durgunluğun bizzat göstergesidir, ancak ancak asıl ilginç olan şudur: Göstergeleri okumayıp krize karşı önlem alınmamasıdır; üstelik “Krize karşı önlem alınmalıdır.” diyenleri suçlayarak. Halk arasında “deve kuşu gibi kafayı kuma sokmak” biçiminde tasvir edilir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime son verirken hepinizi en içten saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 16 Ekim 2008