Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302
Adıyaman Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 17. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Kasım 2008 · 519 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Şevket Köse (CHP), 13 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302); konuşma 519 kelime.
Şevket Köse (CHP, Adıyaman). “Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevket-kose-23-2008-11-13-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ŞEVKET KÖSE (Adıyaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 302 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 5’inci maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Hepinize saygılar sunarım.
Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz Sayın Başbakan krize “hamdolsun” diyerek bir çözüm buldu ve krizin bizi etkilemeyeceğini “teğet geçer” sözleriyle özetledi. Yine Sayın Başbakan, kısa bir süre sonra, krizden elbette etkileneceğimizi, işsizliğin, reel sektörde durgunluğun olacağını belirtti. Şimdi biz Başbakanın hangi sözüne inanalım? “Kriz bizi teğet geçti.” diyoruz, Trabzon’da Sayın Başbakanın açılışını yaptığı yerde isyan çıktı, iki gün kepenkler kapatıldı. Bu durum, üstelik, Ankara ve İstanbul’a da sıçradı. Esnaflar zor durumda, resmen bitkisel hayat yaşıyorlar. Sadece esnaflar kan ağlamıyor, Türkiye'nin ihracatta lokomotif sektörü olan otomotivde de zor günler yaşıyoruz. Üretim yüzde 24,2, ihracat ise yüzde 32,5 oranında azaldı. Adıyaman’da SANKO Holding 1.050 işçiyi işten çıkartmak zorunda kaldı. Philips Gebze’de fabrikasını kapattı, 150 kişi işsiz kaldı. EDİP İplikte iş akdi feshedilen 378 işçi… Oto boya sanayi fabrikasının aldığı yüzde 20’lik küçülme kararının üzerine… Sayın Başbakana soruyorum bu mu teğet geçme? Türkiye ekonomik depremle sarsılıyor, korkarım ki sarsılmaya da devam edecektir. Temmuz ayı itibarıyla Türkiye genelinde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 202 bin kişi artmıştır. 4 kişilik bir ailede açlık sınırı 812 YTL, yoksulluk sınırı 2.180 YTL olmuş yani ülkemizin çoğu yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Asgari ücret alan bir kişi açlık sınırının altında yaşıyor.
Burada değerli ekonomist milletvekillerimiz var, onlar daha iyi bilirler elbette ama görüştüğümüz ekonomistlerin tamamı bu krizin gittikçe ağırlaşacağını söylüyorlar. Allah esirgesin, önümüzdeki ocak ve şubat ayı içerisinde bu kriz daha da artacaktır. İnşallah artmaz ama durum da onu gösteriyor. Değerli arkadaşlarım, ekonomide rüzgâr sert esiyor. Sıkı durun, bu rüzgâr sizleri üşütmesin.
Sayın milletvekilleri, Adıyaman’da buğday ve mercimek ekim dönemi geldi. Ekim dönemi geldi gelmesine ama çiftçimiz, köylümüz ne şartlarda ekim yapıyor Hükûmetin haberi yok, Hükûmete seslerini duyuramıyorlar. Burada biz seslerini dile getirmeye çalışıyoruz. Bakınız, köylünün yüzde 80’i buğday ve arpayı gübresiz ekti. Gübresiz ekim yapmak demek, hasat zamanı verimin düşük olması demektir. Köylümüz, çiftçimiz canından bezdi, illallah etti. Köy köy gezip çiftçilerle konuştum geçmiş dönemlerde. “Artık ekim yapmayalım mı?” diyorlar. Pamuk ekenler de farklı değil. Pamuk hasat sezonu piyasada pamuğun kilogramı 60 ile 70 kuruş arasında değişmektedir. Çiftçimiz nasıl geçinecek? Hükûmet düşünmüyor mu bunları? Köylü ne kadar kâr ederse etsin bu maliyetleri karşılamayacaktır.
Değerli milletvekilleri, çiftçimiz sadece mazot, gübre fiyatları altında kıvranmıyor. Tarımsal sulama amaçlı kullanılan enerjide yaşanan sorun daha da had safhaya ulaşmıştır. Bu somut örnek seçim bölgem olan Adıyaman’da ciddi bir şekilde kendini göstermektedir. Sayın milletvekilleri, bundan dolayı tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerjisinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından dönüm üzerinden tarifelendirilmesi amacıyla bir yasa teklifi vermiş idim. Bu yasa teklifi ile tarımsal sulama amaçlı kullanılan elektriğin ücret tarifesinin Devlet Su İşlerinin belirlediği tarifenin ötesine geçmemesini sağlamaya çalışıyorum. Bu yasa teklifini iktidarın ve milletvekillerinin dikkatine sunuyorum. Çiftçimizi ve köylümüzü bu zulümden kurtarmaya çalışalım diyorum.
Sayın milletvekilleri, son günlerde yaşadığımız bir olaya da değinmeden geçmeyeceğim. Biliyorsunuz, Alevi yurttaşlarımız demokratik haklarını kullanarak büyük bir miting düzenlediler, haklarını aradılar ve Hükûmete seslerini duyurmaya çalıştılar. Bir bakanın söylediği sözler içler acısıydı. Hepimizi dehşete düşürdü. Hükümetin Alevi yurttaşlarımıza bakış açısını ortaya çıkaran bu sözlere karşı Alevilere iftar vererek Alevilerin yanında olduğunu gösterdiğini düşünen Başbakandan ses çıkmadı.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
69 konuşma daha · 13 Kasım 2008