İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle

Sibel Özdemir

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 87. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Haziran 2021 · 647 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sibel Özdemir (CHP), 2 Haziran 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 647 kelime.

Sibel Özdemir (CHP, İstanbul). “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 2 Haziran 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sibel-ozdemir-27-2021-06-02-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-bazi-kanunlarda-degisikl (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=97949

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul)Teşekkür ederim Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 265 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 15’inci maddesi üzerine ben de söz aldım, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Uzun süre çalışmak durumunda kaldık, sabrınıza sığınarak ben de görüşlerimi sizlerle paylaşacağım. Maddeye geçmeden önce şunu vurgulamak istiyorum: Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçtiğimiz günden itibaren özellikle Meclis çalışmalarında Temmuz 2018’den itibaren şu konuyu gündeme getiriyorum; bu sistemle, iddia edildiği gibi, Meclis ihtisas komisyonları ve tali komisyonları maalesef istenildiği gibi ya da uygun şekilde çalıştırılmıyor. İşte, bugün de bunun bir örneğini yaşıyoruz. Komisyonlar etkin şekilde çalıştırılmadığı için, detaylı, teknik görüşmeler yapılmadığı için bugün bu saatte bu kadar uzun ve yorucu çalışmaları yapmak zorunda kalıyoruz. Ben Meclis Başkanlığına sürekli bu önergeyi soruyorum, Sayın Başkanımız hatta cevapladı önergemi. 3.563 kanun teklifi verilmiş 27’nci Dönemde, 12 Nisana kadar; bunun 2.684 tanesi tali komisyonlara gönderilmiş ama sadece 2 tane kanun teklifi için görüş bildirilmiş yani 1.000 teklifin 1’i dahi görüşülmemiş hatta Komisyon üyelerinin haberi dahi olmamış.

Şimdi, görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifi -işte, uzun saatlerdir görüşüyoruz- borç yapılandırmayla ilgili bir teklif. Komisyon aşamasında doğrudan eğitimi ilgilendiren 3 tane madde bu kanun teklifine eklendi ve Millî Eğitim Komisyonunda maalesef yok sayıldı. Millî Eğitim Komisyonunun çok değerli üyelerinin, oradaki eğitmenlerin, akademisyenlerin gerçekten o detaylı tartışmaları yapılmadan; YÖK üyeleriyle, Bakanlıkla ya da Bakanlık temsilcileriyle detaylı görüşmeler yapılmadan bugün bu maddeleri, eğitimi ilgilendiren maddeleri bu yapılandırma kanun teklifi içerisinde görüşüyoruz. Evet, Plan ve Bütçe Komisyonunda -dediğim gibi- yapılandırma içerisinde görüştüğümüz maddede, şu an benim üzerinde söz aldığım maddede -ki biz de tesadüfi olarak eğitmenler, akademisyenler olarak öğrendik bu maddenin Bütçe Komisyonuna geleceğini- orada görüşlerimizi ilettik. Yurt dışında doktora eğitimi gören ve ülkeye dönen yani adına eğitim gördükleri yükseköğretim kurumlarına dönen akademisyenlerin atamasıyla ilgili bir düzenleme. Akademisyen adayları -bildiğiniz üzere- kadro ilanına başvurduklarında ALES, yabancı dil puanı, diploma notu gibi bilim sınavlarına, mülakat sınavlarına tabiler. Bu değişiklikle yurt dışından gelen, doktorasını tamamlayan adaylar da bu kriterlere tabi olacaklar ve hangi akademik kadroya atanacakları da bu kriterlere göre belli olacak. Maddeye açıklık getirilmesi açısından, dönüş yapan öğrencilerin, akademisyenlerin gittikleri üniversitede doktora öğretim üyesi mi ya da öğretim görevlisi olarak mı atanacakları kriterler belirlenirken bir düzenleme getirildi. Hatta şimdi Genel Kurulda AK PARTİ milletvekillerinin verdiği önergeyle düzeltiliyor. Yani yapılan kanun teklifi dahi Millî Eğitim Komisyonunda detaylı çalışılmadığı için buradaki bir önergeyle açıklık getiriliyor. Niye açıklık getiriyoruz?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Ama sizin verdiğiniz önerge yanlış.

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul)Şöyle ki: Rektörlerin subjektif, kişisel kararlarıyla bu kriterleri kötüye kullanmamaları için. Doğru bir önerge getiriliyor…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Kanun metninde aynısı var.

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul)…ama Sayın Elitaş, Millî Eğitim Komisyonunda kanun teklifiyle ilgili görüşmeler zamanında yapılmalıydı, burada önerge verilerek değil. Akademisyenleri, üniversiteleri ilgilendiren çok önemli bir düzenleme.

Şimdi, gerekçede şunu söylüyor değerli milletvekilleri: “Ülkemizde kendi imkân ve çabalarıyla yüksek lisansını, doktorasını bitiren öğretim görevlisi veya öğretim üyesi kadrolarına atanmayı bekleyen azımsanmayacak kadar doktora adayımız var.” Yani, burada, evet, iktidarınız döneminde 10 milyonu aşan işsizimiz, üniversite mezunu her 4 gençten 1 gencin işsiz olduğu ve atama bekleyen doktoralı akademisyen adayı gerçeğini siz bu gerekçeyle bir kez daha ortaya koymuş oluyorsunuz.

Yine, gerekçede akademik yeterlilikler, sosyal adalet, fırsat eşitliğinin sağlanacağı ileri sürülüyor. Evet, gerçekten son dönemlerde yapılan kadro ilanlarında YÖK’e rağmen -YÖK’ün burada düzenleme yapmasına rağmen- kişiye özel ilanlar, lisans tezinin içindeki bir kelimeye göre kadro ilanları verildiğini görüyoruz. Yani, çığırından çıkan bu liyakatsiz sisteme YÖK dahi yapmış olduğu yönetmeliklerle engel olamıyor. Dolayısıyla, sistemin objektif ve nesnel kriterler konusunda çok ciddi sorunları var. Neden mi? Neden bu sorunu yaşıyoruz? Çünkü Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde rektörleri doğrudan Cumhurbaşkanı atıyor. YÖK ne yapıyor sadece? YÖK, CV’leri listeliyor, öz geçmişleri listeliyor ve Cumhurbaşkanına gönderiyor. Peki, Cumhurbaşkanı hangi kriterlere göre belirlediğini açıklıyor mu? Ve muazzam yetkilerle donatılan bu rektörler dekanları atıyor, öğretim üyelerini atıyor, bölüm başkanlarını atıyor. Yani, Cumhurbaşkanının açıkça subjektif kriterlerle belirlediği ve özellikle de son dönemlerde atanan partili rektörlerden, bu kanunla hedeflenen nesnel kriterlere dayalı karar beklemek ne kadar gerçekçi olacaktır?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

149 konuşma daha · 2 Haziran 2021

149 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook