İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · SALI

İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ve Antalya Milletvekili Mustafa Köse ile 98 Milletvekilinin Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3771)

Sibel Suiçmez

Trabzon Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Adalet Komisyonu · 4. yasama yılı · 21 Temmuz 2026 · 597 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sibel Suiçmez (CHP), 21 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Adalet Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ve Antalya Milletvekili Mustafa Köse ile 98 Milletvekilinin Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3771)); konuşma 597 kelime.

Sibel Suiçmez (CHP, Trabzon). “İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ve Antalya Milletvekili Mustafa Köse ile 98 Milletvekilinin Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3771)”. TBMM Adalet Komisyonu tutanağı, 21 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sibel-suicmez-2026-07-21-istanbul-milletvekili-muserref-pervin-tuba-durgut-ve-antalya-milletvek-3 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90052

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon)Sayın Başkan, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin zamanında ve etkili olarak uygulanması çocuğun korunması bakımından bir zorunluluktur. Kurumlar arası koordinasyonun açıkça düzenlenmesi de bu açıdan olumlu bir adımdır. Bununla birlikte teklif, tedbirlerin uygulanmamasının nedenlerini ayırt etmeden kolluk veya hapis odaklı bir mekanizma kurmakta, aile ve kamu kurumlarına düşen sorumluluklar arasında dengeli bir sistem oluşturmamaktadır. Kolluktan yardım, yalnızca çocuğun veya başka bir kişinin güvenliğine yönelik yakın ve ciddi bir tehlikenin bulunduğu ve daha hafif yöntemlerin yetersiz kaldığı istisnai durumlarla sınırlandırılmalıdır. Oysa bu düzenlemede bir belirsizlik vardır, bu konu muğlak hâlde bırakılmıştır. Müdahale, çocuk alanında eğitimli personel tarafından ve çocuğun örselenmesini önleyecek bir şekilde gerçekleştirilmelidir. Tedbirlerin uygulanmasında kurumlar arası koordinasyonun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile vali ve kaymakamlar tarafından sağlanması, mevcut uygulama sorunlarının giderilmesine katkı sunabilir ancak idari koordinasyon çocuk hakkındaki tedbirlerin uzmanlar tarafından bireysel olarak izlenmesinin yerini tutamaz. Her çocuk için sorumlu bir sosyal çalışma görevlisi belirlenmeli ki bu, bizim suça sürüklenen çocuklarla ilgili komisyonda bizatihi ilgili kişiler tarafından da dile getirilmiş yani bireysel anlamda her çocuğun tek tek izlenmesi, vaka bazlı dosya incelenmesi yapılması gerekliliği de belirtilmiştir. Bu nedenle, tedbirlerin uygulanmasına ilişkin bireysel plan hazırlanmalı, ilgili kurumların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği de düzenli olarak izlenmeli ve takip edilmelidir. Tedbir kararlarının uygulanmasında ana-baba, vasi veya çocuğun bakımını üstlenen kişinin iş birliği çok önemlidir ancak tedbirin yerine getirilememesi her zaman bu kişilerin bilinçli biçimde karşı çıkması nedeniyle olmaz. Bu nedenle, niye tedbirin yerine getirilmediği hususunun da ayrıca araştırılması gerekiyor. Bunun kusurlu bir davranıştan mı, yoksulluktan mı veya başka bir nedenle bu tedbirin yerine getirilip getirilmediğinin incelenmesi gerekiyor, bu yapılmadan bir tazyik hapsine karar verilmesi doğru bir yaklaşım olmaz. Ayrıca, tazyik hapsine karar verilmesi çocuğun üstün yararı açısından da olumsuz sonuçlar yaratabilecek niteliktedir ki Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 9'uncu maddesinde yer alan çocuğun ailesinden gereksiz biçimde ayrılmaması ilkesine, Riyad İlkelerinin...

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSELHâkim kararı varsa nasıl gereksiz olacak ki? Bu kararı hâkim verecek, gereksiz bir karar değildir herhâlde değil mi?

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon)Çok iyi incelenmesi ve irdelenmesi gerekiyor.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSELAma hâkim hükmünü koyunca herhâlde çok iyi inceleyip yapacak bunu.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon)Onu umuyoruz.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSELBiraz çelişti...

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon)Yok, yok, çelişki olmadı yani o kararı...

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSELO uluslararası anlaşmaya uygun diye düşünüyorum ben, onun için söyledim.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon)Yok ama en son alınması gereken bir tedbir olmalı.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSELEn son alınıyor zaten.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon)Yani niye olduğunun iyice irdelenmesi ve ona rağmen de bu çocuğun üstün yararına uygun mu diye...

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSELMutlaka irdeleniyordur yani bütün bu silsilelerde irdelenecektir diye düşünüyoruz.

ŞENGÜL KARSLI (İstanbul)O olmasaydı aslında bir eksiklik olurdu.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon)Yok, o öyle değil de yine Anayasa'nın...

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSELYani bir yaptırıma bağlanması...

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon)Biz de zaten bunun olumsuz bir şey olduğunu söylemiyoruz ama gerekli inceleme ve araştırmaların yapılması, ailenin durumunun da gözden geçirilmesi, tetkik edilmesi...

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSELMutlaka onlar yapılacaktır diye söylüyorum ben.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon)...ve buna rağmen yine de bu ayrılma nedeniyle çocukta oluşacak olumsuz tablonun da ayrıca irdelenmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.

Tazyik hapsine karar verilmeden önce sosyal inceleme yapılmasının da zorunlu tutulması yönünde bir görüşümüz vardır. Tedbire uyulmamasının nedeni de öncelikle sosyal incelemeyle belirlenmelidir diyoruz.

Benim burada ayrıca bir endişem var, kolluk devreye girdiği zaman kolluk güçlerinin bu esnada çocuklara karşı ne şekilde yaptırım uygulayacağı konusunda endişem var. Özellikle çocuklara kelepçe takılması gerektiğini söyleyen kolluk güçleri, güvenlik güçleri burada vardı. Dolayısıyla bunun onun bir ön nedeni olarak kullanılmaması gerektiğinin de altını çizmek isterim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

85 konuşma daha · 21 Temmuz 2026

Tümü →
85 konuşmanın tamamı →