İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 10. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 10. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Ekim 2017 · 315 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sibel Yiğitalp (Halkların Demokratik Partisi), 18 Ekim 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle); konuşma 315 kelime.

Sibel Yiğitalp (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 18 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sibel-yigitalp-26-2017-10-18-nufus-hizmetleri-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=62203

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Halkların Demokratik Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Halkların Demokratik Partisinin bir milletvekili olduğum için de az önce yine kendimle gurur duydum. Özellikle, erkek milletvekili arkadaşlarımızın, toplumda bu kadar cinsiyetçiliğin, eril zihniyetin ve her gün erkek şiddetinin, cinayetlerin olduğu bir anda, bir iklimde erkek zihniyetini aşıp, cinsiyetçi temellerin dışına çıkıp ortak ve gerçekten, bizim paradigmamızı hayatına geçirmiş bir vekille beraber çalışmak ayrıca beni çok mutlu etti. Bunu da söyleyerek sözlerime başlamak istiyorum.

Az önce burada bir tartışma olmuştu Sayın Başkan, siz buranın Meclis olduğunu ve aynı zamanda, buranın yargılama makamı olmadığını ve ne olursa olsun, dedikodulardan yola çıkarak birilerini zan altında bırakacak, suç isnadı şeklindeki ithamları asla ve asla kabul etmediğinizi söylediniz. Yine, “Bir mahkeme kararı olmadan buradan birilerinin bu şekilde itham edilmesine… Şu ya da bu şekilde, sadece bunlar için demiyorum, bakın, kaç gündür bunlar var.” deyip yine bu konudaki sözünüzü ve itirazını yaptınız. Yine, bu minvalde, burada tamamen yasama faaliyetlerinin olduğunun ve milletvekillerine saygı duyulması gerektiğinin, asla ve asla itham edilmemesi gerektiğinin ısrarla altını çizdiniz. Bu şimdiye kadar gayet iyi, güzel; peki, size şunu sormak isterim: Güçlü olma haklılığı değil, haklı olmanın getirdiği bir güçlülük üzerinden bakmanız gerekirdi. Taraf olabilirsiniz -ki nitekim tarafsınız- lakin, aynı zamanda, burayı adil ve vicdanlı bir şekilde yönetmek gibi bir sorumluluğa da sahipsiniz. Bakın, bizim Eş Genel Başkanımız tam 259 gündür, on gün sonra yaklaşık bir yılı dolacak, tutuklandığı davadan henüz mahkeme önüne çıkmış değil. Peki, soruyorum: Bizim milletvekillerimize -cezaevinde olmasından kaynaklı- neden aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz? Madem, bu cümleleri sarf ettiniz, bu cümlelerin pratiğini ve sorumluluğunu yerine getirmeniz gerekmez mi? Ya da buradan söz isteme noktasına gelindiğinde, hemen yanı başınızı görüp, diğer tarafı görüp ve kendi tarafınızı görüp söz hakkı verip, bununla birlikte, eğer hoşunuza gitmeyecek bir şeyse bizim tarafı görmezden geliyorsunuz, tam bir eril zihniyetle yaklaşıyorsunuz ve tam bu eril zihniyet toplumun her tarafına sirayet etmiş durumda. Size önerim…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

123 konuşma daha · 18 Ekim 2017

123 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook