İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 75. BİRLEŞİM · SALI

Milletvekillerinin yasama dokunulmazlıkları konusunda

Sırrı Sakik

Muş Milletvekili ·

Genel Kurul, 75. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Mart 2008 · 544 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sırrı Sakik, 11 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETVEKİLLERİNİN YASAMA DOKUNULMAZLIKLARI KONUSUNDA); konuşma 544 kelime.

Sırrı Sakik (Muş). “Milletvekillerinin yasama dokunulmazlıkları konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 11 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2008-03-11-milletvekillerinin-yasama-dokunulmazliklari-konusunda (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SIRRI SAKIK (Muş)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; fezlekelerle ilgili söz talebinde bulundum. Bu vesileyle kendi adıma ve grubum adına sizleri saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, son günlerde özellikle DEP Grubuyla ilgili, fezlekelerle ilgili kamuoyunda çok olumsuz bir tablo oluşturulmaya başlandı. Anayasa’nın hükmü çok açık olmasına rağmen sorun DTP olunca, fezlekeler sudan bahaneler de olsa, kamuoyunda ciddi şekilde tartışılıyor ve konuşuluyor.

1994’lü yıllarda, DEP sürecinde bile böyle bir fırtına estirilmemişti. 1994’te DEP milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırıldığı süreçte yargı işleyişi hiç olmazsa hazırlık komisyonunda, karma komisyonda tartışmaya açılmış ve Genel Kurula indirilen fezlekeler, Genel Kuruldan sonra yasal işlemler başlamıştır. Ama ne yazık ki bizim birkaç arkadaşımızın Genel Kurula fezlekeler gelmeden, tartışılmadan, konuşulmadan Anayasa’nın 14’üncü maddesine dayanılarak, arkadaşlarımızın yargılama süreci devam etmektedir. Bu, Anayasa’ya aykırıdır ve son günlerde özellikle bizimle ilgili sekiz fezlekeyle… Ve bunları aldım baktım sekiz fezlekede ne var? Muş’ta seçim çalışmalarında, arkadaşıma dönmüşüm Kürtçe demişim: “...”, (*) “Bir bardak su getirin.” Bu bir bardak su, fezleke oluşturmak için yeterli bir neden!

Bir başka arkadaşımız, Muş Milletvekilimiz Nuri Yaman, Kürtçe “Çok yaşayın.”, “...” (*) demiş. Bunun hakkında fezleke açılmış. Yani ne demesi gerekiyordu arkadaşlar? Yani o insanlara “Çok yaşayın.” demek dışında ne diyebilirdi? “Çok ölün.” mü demesi gerekiyordu? Fezlekelerden biri bu.

Tunceli Milletvekili arkadaşımız “Ben Dersimliyim. Ben emekçiyim. Ben bir Kürt’üm.” dediği için hakkında dava açılmıştır ve bir başka arkadaşımız, sadece kendi seçim çalışmalarında Kürtçe müzik çaldırdığı için hakkında dava açılmıştır. Yine, biz seçim bölgemizde panolara afişler ve resimler astığımız için hakkımızda dava açılmıştır ve nitekim, o davalar açılmadan önce panolardan resimler, flamalar indirilmiş, yerine AKP’nin flamaları asılmış, yerine Başbakanın posterleri asılmış. Bunları da biz tespit etmişiz ama bunların hiçbiri hakkında da dava açılmamıştır.

Takdir edersiniz ki Kürt coğrafyasında Kürtçe konuşmadan çok fazla siyaseten yol alma şahsı yoktur. Şimdi, bölge milletvekilleri, özellikle AK Partili arkadaşlarımız, özellikle Diyarbakır milletvekilleri seçim çalışmalarında sürekli Kürtçeyi kullanmışlardır, bakanlar dâhil Kürtçeyi kullanmışlardır; bunlarla ilgili tek işlem yapılmamıştır ve yapılmamalıdır. Ama sorun DTP olunca yargıçlar durumdan vazife çıkarıyor ve bu durumdan vazife çıkaran yargıçlar, milletvekili arkadaşlarımızı hedef gösteriyor. Kimi milletvekili arkadaşımız Batman’ın orta sokağında saldırıya maruz kaldı, kimi güvenlik güçleri fütursuzca partililerimize saldırıyor ve bu iş, buradan tetikleniyor. Biz, bu noktayı Sayın Meclis Başkanımızla görüştük, Adalet Bakanımızla görüştük, Anayasa Komisyonu Başkanımızla görüştük, Adalet Komisyonu Başkanımızla görüştük; bu uygulamanın haksız olduğunu söylediler. Ama ne yazık ki bu saate kadar bu uygulamayla ilgili küçük bir şey yapılmadı.

Değerli arkadaşlar, sizleri buraya getiren irade neyse bizi de buraya getiren irade budur, Anayasa güvencesi sizin için ne kadar geçerliyse bizim için de o kadar geçerli olmalıdır. Şunu unutmayın: Bugün bizimle ilgili dava açan yargıçlar, yarın sizinle ilgili de açacaklar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Sakık.

SIRRI SAKIK (Devamla)Teşekkür ediyorum.

Ve biz bunlara alışığız, biz hayatın en zor koşullarından geliyoruz ama siz bunları kaldıramazsınız. Çünkü geçmiş dönemde bizim dokunulmazlıklarımız kaldırıldığı zaman hepimiz dimdik buradaydık ama Refah Partisinden bir arkadaşımızın dokunulmazlığı kaldırıldığında dışlanmıştı, tek başına oradaydı. Yarın, bu, sizin başınıza da gelebilir. Demokrasi hepimiz için gereklidir. Bu vesileyle, Parlamento, bir an önce meslektaşlarına, hukuka, demokrasiye sahip çıkmalıdır. Ancak böylelikle kardeşlik sağlanır, ancak iç barışımızı böylelikle sağlayabiliriz. Gerisi uluslararası platformlarda gidip nutuk atmak… “Kürtçe üzerinde yasak yok, baskı yok.” diyorsanız o zaman ben şuradan size… “…” (*) Buyurun, bunun nasıl bir yasak olduğunu… Eğer içinize sindiriyorsanız afiyet olsun!

Teşekkür ediyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

18 konuşma daha · 11 Mart 2008

18 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook