İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 36. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

Sırrı Sakik

Muş Milletvekili ·

Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Aralık 2008 · 739 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sırrı Sakik, 24 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 739 kelime.

Sırrı Sakik (Muş). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2008-12-24-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DTP GRUBU ADINA SIRRI SAKIK (Muş)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinize merhaba diyorum. Ben de 4’üncü madde üzerindeki Demokratik Toplum Partisinin düşüncelerini sizlerle paylaşmak üzere buradayım.

Şimdi, sürekli bu kürsüde bir şeyi dile getiriyoruz, bu haksızlık devam ettiği müddetçe biz de hep bunu getireceğiz. Yine Meclis Başkanımız yurt dışında, seyahatte; AKP’den arkadaşlar var, CHP’den var, Milliyetçi Hareket Partisinden var ama DTP yok.

Şimdi, bu nasıl bir adalet, bu nasıl bir hakkaniyet? Yani Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde, kapısında haksızlık, hukuksuzluk olursa biz bu ülkede nasıl adaleti inşa edeceğiz? Yani burası çiftlik midir? Kimin babasının malıdır? Yani bu kadar yasaları yok sayan, bu kadar halkın idaresini yok sayan bir anlayışı nereye koyacağız? Nasıl güveneceğiz?

Sadece DTP değil, burada bağımsız gelenlerin günahı ne, DSP’nin günahı ne? Yani hep eşitlikten, adaletten bahsediyoruz ama bu yok. Geçen gün yine burada söyledim, 2 trilyon 100 milyar lira bir harcama var. Ama üç grubun harcaması, bizlerin yok burada.

Tevfik Fikret ne diyordu: ”Yiyin beyler, yiyin!” Afiyet olsun! Ama siz bu haksızlığı yaptığınız müddetçe biz de aynı şeyleri söyleriz. Sayın Meclis Başkanımıza bunları hep söyledik ama bugüne kadar küçük bir adım atılmadı. Yaptığı tek şey nedir? Burada, biz daha önce buradan zaman zaman Kürtçe örnekler, atasözleri söylüyorduk, tutanaklara geçiyordu, yazılıyordu. Hah, işte biz de yavaş yavaş nasıl olsa ülkemizde demokratikleşme süreci başlıyor… Bu hoşgörü de bizi umutlandırıyordu. En son yaptıkları icraat şuraya “bilinmeyen diller!” Kardeşim biz bilinmeyen bir dil değiliz, biz bilinmeyen bir halk değiliz, dilimiz de belli, kimliğimiz de belli, biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız ama Kürt’üz, yani buna saygı duymalısınız, Kürt halkından bu noktada özür dilemelisiniz. Kürtçe hâlâ nasıl bilinmeyen bir dil! Sayın Bakanlar çıkıyorlar burada bütün bakanlıklarla ilgili güllük gülistanlık tablolar sunuyorlar. Efendim, insan hakları ve özgürlüklere o kadar geniş yer veriliyor ki, dönüyoruz bakıyoruz ki, bizim cephemizde küçük bir değişiklik yok! Demokratikleşmeyle ilgili küçük bir adım yok! Ülkenin… Bir sayın bakanımız -aynı ildeniz ama Ankara Milletvekili- çıktı burada çok güllük gülistanlık bir tablo sergiledi. Yani, verileri doğduğu şehrin verilerine uygun değildi. O şehir Türkiye’nin en yoksul şehriydi ama buradan öyle bir tablo çizdi ki, doyduğu şehir Ankara’nın verileri; yani gecekonduların, varoşların verileri de değil! Hangi verilerle konuşuyor? Bakanlıkların verileriyle. Hangi verilerle? Kızılay’ın. Şimdi bunlar doğru değil.

Buraya çıkıyor Devlet Bakanı Tüzmen diyor ki: “Hakkâri’de şu kadar ihracat var.” Ne oldu? “Pamuk ihraç edildi.” Hakkâri milletvekili yerinden fırlıyor:”Kardeşim benim ilimde pamuk yetişmiyor, doğru değil.” Tersliyor. Bu anlayış doğru değil. Halka doğru bilgiler sunmuyoruz. Bu bilgiler yanlış bilgiler. Onun için… İçişleri Bakanımız çıkıyor, “İşkenceye sıfır tolerans” diyor, “Faili meçhul cinayetlerin hepsi aydınlandı, aydınlığa kavuştu, failleri ortaya çıktı.” Şimdi, ben buradan soruyorum: Allah rızası için bu son günlerde, evet bölgede –“Kürt coğrafyası” deyince kıyametler kopuyor ama kuyulardan bir sürü cesetler çıktı. Bu cesetler kimlerdi? Bu asitli kuyularda cesetler çıktı ve bu cesetlerle ilgili küçük bir araştırma yapmadınız. İnsan Hakları Komisyonu var Meclisin. Ne için var? Bu olayları araştırmak üzere var ama bu Komisyon oraya gitmiyor. Sakarya’da insanlar saldırıya uğruyor kimliğinden dolayı, bu Komisyon gitmiyor. Altınova’da insanlar kimliğinden dolayı saldırıya uğruyor, bu Komisyon gitmiyor. Ve yine buraya getirdim; Serdar Tanış, Ebubekir Deniz, bizim ilçe başkanımız ve yöneticimizdi. Kıyametleri kopardınız ama Ergenekon’dan yargılananlar onları gözaltına aldılar. Evet, işte bugün o kuyulardan onların iskeletleri çıkıyor.

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin)Peki, Ergenekon’dan yargılanmıyor mu o bahsettiğin şahıslar?

SIRRI SAKIK (Devamla)Nasıl?

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin)“Hiçbir şey yapılmamış.” diyorsun.

SIRRI SAKIK (Devamla)Nasıl?

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin)Ergenekon davasında yargılanıyor.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Genel görüşme mi yapıyoruz Sayın Başkan? Hangi maddede konuşuyor?

SIRRI SAKIK (Devamla)Şimdi, ben sizinle ilgili polemiğe girmek istemiyorum ve siz benim konuşmamı tayin edebilecek hakka, hukuka da sahip değilsiniz. Ben ülkemin sorunlarını konuşuyorum. Bu bir gerçekse niye gerçeklerden rahatsız oluyorsunuz? Siz yoksa Ergenekon’un, JİTEM’in temsilcisi misiniz! Evet… (DTP sıralarından alkışlar)

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin)Saptırma! Saptırma!

SIRRI SAKIK (Devamla)Neyi saptırıyorum? Ben kuyulardan insan çıkıyor diyorum. Kuyulardan insanların iskeleti çıkıyor. O insanlar katledildi. Niye bundan rahatsızlık duyuyorsunuz! Niye bir rahatsızlık duyuyorsunuz! Onun için araştırın… Onun için diyorum ki, bu Parlamento sorunları çözmek için varsa İnsan Hakları Komisyonu gitsin, orada araştırsın. Biz yalan söylüyorsak gelip buradan, bu kürsüden “Ey bölgeden gelen vekiller! Siz bize doğru bilgiler aktarmadınız.” desinler. O zaman biz de çıkıp size diyelim ki “Evet, yanlış bir bilgi var.” Biz sizi göreve davet ediyoruz, Parlamentoyu göreve davet ediyoruz ama bu göreve davet ettiğimizde neden rahatsız olduğunuzu da bir türlü anlayamıyorum.

RECEP KORAL (İstanbul)Ne zaman çıktı bunlar?

SIRRI SAKIK (Devamla)Bunlar yeni, yeni… Birkaç ay önce çıktı.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

110 konuşma daha · 24 Aralık 2008

110 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook