Cezaevlerinde yaşanan sorunlara ilişkin
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 59. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Şubat 2009 · 659 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sırrı Sakik, 18 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZAEVLERİNDE YAŞANAN SORUNLARA İLİŞKİN); konuşma 659 kelime.
Sırrı Sakik (Muş). “Cezaevlerinde yaşanan sorunlara ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2009-02-18-cezaevlerinde-yasanan-sorunlara-iliskin (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SIRRI SAKIK (Muş)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Aslında, bir uzlaşı sağlandı ama benim bugünkü gündem dışı konuşmamı Sayın Bakan buradan cevaplandırırken Parlamento bir miktar yanlış bilgiye sahip oldu. Şimdi, bu kürsüden zaman zaman bu tür talepleri biz dile getirdiğimizde, ne hikmetse, çok büyük tepkiler alıyoruz. Oysaki görevimiz bu. Yani, bize intikal eden konuları Parlamentoda sizlerle paylaşmak. Sayın Bakan çıkıp cezaevindeki olaylarla ilgili Parlamentoyu bilgilendirirken Sayın Akın Birdal’ın bir basın toplantısından alıntılar yaptı. Akın Birdal’la 1990’lı yıllarda Ulucanlar Cezaevinde birlikte yattık. Evet, biz hepimiz şu anda Ulucanlar Cezaevindeki koşulları arıyoruz. Çünkü, o gün mahkûmlarla gerçekten ciddi bir diyalog vardı, mahkûmlar arası ilişkiler vardı ama sonra o cezaevini ortadan kaldırabilmek için ne yapıldı: “Hayata Dönüş Operasyonu”yla 20 mahkûm orada katledildi. Ama bugün gerçekten cezaevindeki koşullar çok ağır. Cezaevindeki mahkûmlar her gün bize onlarca mektup gönderiyorlar ve bu mektuplarda “Ya ne olursunuz Parlamento olarak sesimize ses verin, buraya Parlamentodan komisyonlar gönderin, İnsan Hakları Komisyonu buraya gelsin…” Bizim talebimiz bu ama İnsan Hakları Komisyonundan bir milletvekili arkadaşımız bize “Hayır, doğruyu söylemiyorsunuz.” diyor. Acaba… Gidip araştırırsanız bizim doğruyu söyleyip söylemediğimizi siz görürsünüz.
Neden bu kadar cezaevleriyle ilgili ön yargılısınız, onu anlamıyorum. Sayın Başbakan da oralardan geldi. Eğer Saray Cezaevi olmasaydı, belki bugün siz de burada olmazdınız. Bu cezaevindeki insanlar bizim çocuklarımız, bizim kardeşlerimiz. Onların sorunlarını size taşımak, Parlamentoya taşımak niye Parlamentoyu rahatsız ediyor?
Bakın, sadece cezaevi sorunları değil. Bize bir mektup geldi. Bu da emekli bir vatandaşımızın bize gönderdiği bir mektup ve içinde 20 milyon 85 kuruşluk bir para var ve bu parayı Parlamentoya gönderiyor. Ne diyor? Diyor: “Şimdi, bizim maaşlarımıza zam yaptınız. Şimdi, bu parayı size gönderiyorum. Sizden ricam, Hükûmetin işçi emeklisine verdiği bu maaşı, şu an hasta olan Maliye Bakanının tedavisine, olmadıysa Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesine ya da isterlerse valilere gönderin, yol, su olmayan köylere yol, su götürülsün veya beyaz eşya alınsın, bu eşyaları dağıtsınlar, kullanabilirlerse. Eğer artarsa bu para IMF’ye olan borcumuzu ödesinler.” ve bu vatandaşımız, Lütfi Özmen, İstanbul’dan gönderiyor ve bu vatandaşlarımıza ödenen bu paranın ne kadar komik olduğunu… İnsanlar milletvekilleriyle diyalog kuruyorlar ve bu milletvekilleri bu sorunları Parlamentoya getirmek zorundadırlar. Bunları getirmezsek zaten bir görevimiz olmaz. Acaba sizlerle diyalog kurmakta biz mi zorluk çekiyoruz yoksa siz bizimle bu kadar niye ön yargılısınız? Yani, bu kürsüde çok masum bir konuyu dile getirdiğimizde özellikle AKP Grubundan bunları duymak gerçekten bizi üzüyor. Yani, siz bize güllük gülistanlık bir Türkiye sunuyorsunuz, oysa sizin sunduğunuz Türkiye’yle bizim yaşadığımız Türkiye farklı bir Türkiye. Sizin bize sunduğunuz donelerle, Türkiye’nin, halkın doneleri çok farklı, veriler farklı. Bizim geldiğimiz bölgede açlık ve sefalet var, insan hakları ihlali var. Bunları sizlerle paylaşmayıp kiminle paylaşacağız? Alanlarda, çok demokrasi… Yani en büyük demokrat AKP, Sayın Başbakan, ama Parlamentoda demokrasi yok, hayatın diğer alanlarında demokrasi yok, muhalifler susturulmaya çalışılıyor. Ne yapmak istiyorsunuz acaba, ne yapmak istiyorsunuz? Yani, tek parti dönemine geçmek istiyorsanız buyurun geçin. Tek lider olmak istiyorsanız buyurun yapın. Diğer muhalif partilerin ve milletvekillerinin taleplerine niye bu kadar kapalısınız? Bunu anlamakta zorluk çekiyoruz ve bu sorunlar hepimizin ortak sorunlarıdır. Yani Türkiye'nin temel sorunlarıyla ortaklaşmak bu Parlamentonun görevidir. Biz bu noktada sizlerle ortaklaşmaya varız. Sorunlarımızı çözmek istiyoruz. Sorunlarımızı çözmezsek, bir iç kargaşaya doğru giderseniz altından hiçbirimiz çıkamayız. Eğer siz Diyarbakır’da DTP’ye copu…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim, konuşmanızı tamamlayın.
SIRRI SAKIK (Devamla)Teşekkür ediyorum.
Diyarbakır’daki DTP tabanına baskıyı, gaz bombalarını reva görürseniz siz diğer alanlarda rahat hareket edemezsiniz. Buna hiç kimsenin hakkı yok. Milletvekili arkadaşlarınız Diyarbakır’ın sokağında polis saldırısına uğruyor, Parlamentodan bir ses yok. Milletvekili arkadaşınız… Hukuksuz dokunulmazlıkları kaldırılmadığı hâlde yargı süreci devam ediyor, milletvekilleri yargılanıyor, bu Parlamento seyirci kalıyor ama sorun DTP olunca, sorun Kürtlerin yani Kürtlerin iradesini temsil edenler olduğu zaman bu ön yargılar var. Kırın ne olursunuz! Yani eğer bu ön yargıları kıramazsanız bir arada yaşayamayız, bir arada demokrasiyi inşa edemeyiz, ortak vatan şiarımız olmaz. Onun için sizden rica ediyorum, günübirlik politikalar için, günübirlik iktidar ve mevki için bu halkımızın geleceğiyle ilgili ve bizim bu insani taleplerimizi böyle reddetmeyin.
Hepinize teşekkür ediyorum.
Bunu da Sayın Bakanıma göndereceğim. Bu emeklinin talebi de bu.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 18 Şubat 2009