Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 138. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Temmuz 2010 · 523 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sırrı Sakik, 21 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 523 kelime.
Sırrı Sakik (Muş). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 21 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2010-07-21-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SIRRI SAKIK (Muş)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Biraz önce, gerçekten, AKP Grup temsilcisini burada izlerken hayretler içerisine düştüm. Dün grubunuzda bir bütün olarak hepinizin gözleri yaşlıydı, insanlar idam edildiği için gözleriniz yaşlıydı. Kimileri sizin için “timsah gözyaşları” demişti ama ben eminim ki vicdanınızın sesine kulak verdiğiniz için gözleriniz yaşlıydı. Ama bugün ilginçtir, dün gözyaşı akıtanlar bugün idamı burada savunuyorlar. Şimdi, bu nasıl bir ruh hâli? Bu nasıl bir demokrasi, bu nasıl? Yani bu nasıl bir ruh hâli? Gerçekten anlamakta zorluk çekiyoruz. Yani sorun Kürtler olunca hemen idama sarılıp birbirinize ipi atmakla sorunu çözeceğinizi mi düşünüyorsunuz? Eğer bu şekilde sorun çözülmüş olsaydı, zaten cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar 29 isyan oldu, 28’ini bastırdınız, ha idamlarla ha faili meçhul cinayetlerle ama 29’uncu çıkmazdı. Bugün 29’uncu isyanla mücadele ediyorsunuz ve Kürtler, yani cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar Kürt coğrafyası olağanüstü hâlle, Terörle Mücadele Yasası’ndan tutun, şark istiklal mahkemelerine, şark istiklal mahkemelerinden Dersim kanununa kadar sürekli olağan dışı yöntemlerle, kanunlarla yönetildi. Peki, sorun çözüldü mü? Çözülmedi. Bugün Terörle Mücadele Yasası da onun bir benzeri. Bununla da çözülmeyeceğini hepimiz biliyoruz ama hepimiz hukuka karşı hile, Kürtlere karşı hukukta hileye başvuruyoruz.
Şimdi, siz Öcalan’ı asmış olsaydınız bu sorun bitecek miydi? PKK’yi yok etseniz bu sorun bitecek mi? E, bitmeyeceğini siz de biliyorsunuz. Eğer gerçekten sorunun çözümüyle ilgili bir projeniz varsa siz çıkıp hâlen Habur’u, hâlen idamı gündeme getirirseniz kimse size inanmaz. Buradan nemalananlar var. Biz diyoruz: Projeniz olmadığı için siz de gidip geliyorsunuz, ipe sarılıyorsunuz ve bununla yeniden gündem yaratıyorsunuz.
Bakın, 59’uncu Hükûmet döneminde çok önemli şeyler olmuştu. Ne yapıldı? Kürtçe yarım saat, ilk kez, yani seksen beş yıllık süre içerisinde yarım saatlik de olsa Kürtçe serbest kalmıştı. Kimin iktidarı döneminde? DSP, Anavatan Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi döneminde olmuştu. Ne olmuştu? En önemli anayasal değişiklikler o dönemde de olmuştu.
Avrupa Birliği ile ilgili süreçte ne oldu? O dönem idam kaldırıldı. Bunlar kötü müydü? Türkiye için yaptığınız en iyi şeylerdi.
Ama şimdi buradan hâlen idam üzerinden siyasal anlamda rant devşirmeye çalışırsanız bu ülkeye haksızlık edersiniz, bu ülkenin çocuklarına karşı… Duyuyorum, birazdan, bu kürsüde konuşulan şeyleri duyunca tüylerimiz diken diken… Ya, on dört yaşındaki çocuklara bu nasıl bir düşmanca tavır? “Varsın, kalsınlar içeride.” diyor. Bu nasıl bir anlayıştır? Sizin çocuklarınız yok mu? Sizin çocuklarınız, torunlarınız, on dört yaşındaki bir çocuğunuz gece eve gelmediği zaman rahat uyuyabiliyor musunuz? Ama sorun Kürt çocukları olunca yediden yetmişe hepsi suçlu! Böyle bir anlayış olmaz, böyle bir kardeşlik olmaz, böyle bir arada yaşamak olmaz! Aynı havayı teneffüs ettiğim için acı çekiyorum. Yani bunu hak etmiyoruz. Biz gerçekten eğer kardeşlik temeli üzerinde bir arada yaşayacaksak, birbirimizin hukukuna saygı göstermeliyiz, iyi şeyler yaptığınız zaman eminim ki biz yanı başınızda oluruz. Ben, dünkü Sayın Başbakanın o gözyaşlarının, yani başta da belirttim, böyle timsah gözyaşları olmadığına inanıyorum ve hepinizin gözü yaşlıydı. Peki, dün bunları söyleyenler, bugün neden aynı duyguları taşımıyoruz? Neden aynı şeyleri paylaşmıyoruz ve birbirimizi sürekli ötekileştiren bir anlayış içerisinde oluyoruz?
İdam, evet, bu ülkede artık gündemimizden çıkmıştır. Bu Terörle Mücadele Yasası ve ona benzer yasalar Kürt sorununu çözmüyor. Açık ve net olarak söylüyoruz, aslında Kürt sorununu ne çözer biliyor musunuz: Bir geçmişle yüzleşme komisyonu, hakikatleri araştırma komisyonları çıkabilir…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
61 konuşma daha · 21 Temmuz 2010