İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 56. Birleşim · 5. yasama yılı · 1 Şubat 2011 · 629 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sırrı Sakik, 1 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ); konuşma 629 kelime.
Sırrı Sakik (Muş). “İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 1 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2011-02-01-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SIRRI SAKIK (Muş)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de bu kanun teklifiyle ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak üzere buradayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, genelde hep bu önergeler verildiğinde Adalet ve Kalkınma Partisinin bir mazereti var: “Aman, zamanı değil, yetiştiremeyiz, edemeyiz.” diyor. Bu bir kanun teklifi.
Şimdi bakalım, zaman var mı yok mu? El kaldıracaksınız. Yıllardır sadece Kürtlere uygulanan bir zalimane politika değil, bütün halklara zalimce davranmışlar yani kimlere: Gürcülere, Tatarlara, Lazlara, Çerkezlere, herkese zalimce davranmışlar. 30.280 yerleşim biriminin adına değiştirmişler, halka sormadan. Şimdi bugün, kanun teklifimiz var. Gelin bunları birlikte iade edelim yani zalimane bir davranıştır, onları ortadan kaldıralım yani o gün atalarımız bize bir miras bıraktı, kötü bir miras, siz de barıştan, sorunların çözümünden yanaysanız, gelin bir ilk adım olarak bunu değiştirelim.
Halka sormadan, mesela gitmişsiniz, Muş’ta Varto ilçesinin adı Gımgım’dır ama siz Varto etmişsiniz. Bulanık Kop’tur, Bulanık’a çevirmişsiniz. Hasköy Derhas’tır, Hasköy yapmışsınız. Norşin’i Güroymak yapmışsınız. Sevgili Cumhurbaşkanımız da gitti ya. “Norşin” dedi, sonra geldi, Norşin yerli yerinde kaldı ama Norşin’le ilgili küçük bir adım atılmadı. Mesela Til, Korkut ilçemizdir, getirip Til’i Korkut yapmışsınız. Erentepe’nin adı Liz’dir, Erentepe yapmışsınız. Benim doğduğum köy Zengök’tür, Yürecik yapmışsınız. Yani Kürtlerin meydanı vardır orada, Kürt Meydanı’dır, belki de Türkçeden alınan bir isimdir ama içinde “Kürt” geçtiği için tutup bunu da değiştirmişsiniz, Er Meydanı yapmışsınız. Yine meydan, yine er.
E, peki, gelin, bunları hep birlikte ortadan kaldıralım. Ama, asla bununla ilgili bir küçük adımın atılması yok. Şimdi, ne söyleniyor? Diyorlar ki: “Oranın halkı gelsin, ellide 1 fazla yani yarıdan 1 fazlası gelsin müracaat etsin, biz bu isimleri değiştirelim.” Peki, Sayın Bakanım, bu isimler değiştirilirken siz o insanlara sordunuz mu? Yani, Liz’i Erentepe yaparken sormuyorsunuz, Bulanık Kop’tur, Bulanık yaptığınızda sormuyorsunuz ama şimdi de diyorsunuz ki: “Gelin, gidelim, orada halka soralım veyahut da halk müracaat etsin.” Böyle bir antidemokratik uygulama olmaz. Yani bu, ret ve inkâr politikalarının yansımasıdır. Eğer sizin yüreğinizde, beyninizde ret ve inkâr politikalarının tortuları yoksa, gerçekten bugün burada ret ve inkâr politikalarına karşı, yüreğinize, vicdanınıza danışarak bir el kaldırmalısınız. Yoksa, sizin de -biraz önce şu kürsüye gelip oturdular ya- Suriye milletvekillerinden farkınız kalmaz. Onlar da atanmış olarak geldiler. Onun için bizim grubumuz onları alkışlamadı.
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Ayıp! Sen karar veremezsin! Ayıp bir şey, çok ayıp! Çok ayıp! Sözlerinizi geri alın! Çok ayıp!
AHMET KOCA (Afyonkarahisar)Sen de bu Meclistesin!
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Herkes hür iradesiyle oyunu veriyor. Çok ayıp!
SIRRI SAKIK (Devamla)Onlar… Ben eğer, bakın…
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Çok yanlış şeyler söylüyorsun!
SIRRI SAKIK (Devamla)Bakın, ben de diyorum ki: “Hür vicdanınıza danışarak oy verirseniz eminim ki buna “Hayır” demeyeceksiniz ama danışmazsanız da bizim de söyleyecek çok sözümüz var.
AHMET KOCA (Afyonkarahisar)“Yanlış anlaşıldı.” de hiç olmazsa. Hiç olmazsa “Yanlış anlaşıldı.” de. Çok ayıp!
SIRRI SAKIK (Devamla)Bakın, sevgili kardeşlerim, ben Türkçeyi iyi kullanırım. Ben diyorum ki: “Eğer sizin vicdanınız da mahkûmsa, “Evet” derseniz sorun yok ama mahkûm değil, atanmış bir Parlamentoysa yapılacak çok fazla bir şey de yok o zaman. Sizden de bu noktada çok fazla bir şey beklemediğimizi söylüyoruz. Keşke vicdanınıza danışarak söyleseniz çünkü bütün Meclis araştırma önergelerinde çıkıp burada grup adına konuşan bütün arkadaşlarımız “Vallahi haklısınız, araştırılması gerekir.” diyor. Mesela, rahmetli Turgut Özal’la ilgili, Eşref Bitlis’le ilgili, Adnan Kahveci’yle ilgili çıkıp Malatya milletvekili arkadaşlarımız, önergenin çok haklı olduğunu söylediler ama ret oyu kullandılar. Size bunu hatırlatıyoruz, tepki göstermenize gerek yok. Diyalog oluşturmaya çalışıyoruz, sorunlarımızı çözmek istiyoruz. Yoksa, sizinle cebelleşmek… “Yok, ayıp ettiniz.” Biz ayıp mayıp etmeyiz ama siyaset yapıyoruz, gereğini yapmazsanız biz de sizi halka şikâyet ederiz.
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Biz de sizi şikâyet ederiz.
SIRRI SAKIK (Devamla)Siz de şikâyet edin. Ama ben eminim ki halk hepimizi izliyor. Sizin de şikâyet etme hakkınız var, bizim de bu hakkımız var, bu hakkımıza tepki göstermeyin.
Bu kanun teklifine “Evet” oyu vereceğinizi umut ediyorum. Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 1 Şubat 2011