İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

Sırrı Sakik

Muş Milletvekili ·

Genel Kurul, 60. Birleşim · 5. yasama yılı · 7 Şubat 2011 · 482 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sırrı Sakik, 7 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 482 kelime.

Sırrı Sakik (Muş). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 7 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2011-02-07-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SIRRI SAKIK (Muş)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de önergemiz üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinize saygılar ve sevgiler.

Yap-işlet-devret, ne dersek bizim burada bu yasaları değiştirme ne şansımız var ne de böyle bir konsensüsümüz var.

İkincisi, çok da fazla bir derdimiz de yok. Yani bu ülkenin temel sorunlarıyla eğer bir Parlamento ilgilenmiyorsa burada büyük bir yanlışlık var. Bakın, Türkiye'nin dört bir tarafında… Ben yeni geliyorum, Bitlis’in Mutki ilçesinden geliyorum, orada insanlığa karşı suç işleniyor, iktidar partisi ve muhalefet partisinden çıt yok, ses yok. Ve bir alçak çıkıp “Ben JİTEM’i kurdum.” diyor, “Ben yüzlerce cinayet işledim.” diyor, “Ben o cinayetleri işlerken bir de mezar taşı mı yapsaydım?” diyor ve kanal kanal dolaşıyor. Ve bir ülkede, bir alçak eğer devlet adına burada cinayet işlediğini söylüyorsa ve elini kolunu sallayarak dolaşıyorsa, burada iktidardan ve muhalefetten ses çıkmıyorsa bu yasalar bizi çok ilgilendirmez. Ve bu adam çıkıp “Ben kurdum.” diyor, “Eğer ben görev başında olmuş olsaydım Habur’dan gelenler… O gün 20 bin insanı öldürürdüm.” diyor. İşte bunlar katil sürüsü, bunlar cinayet işliyor. Ve biz bunların araştırılması için sizleri göreve davet ediyoruz, sesiniz çıkmıyor. Ve biz feryat ettik, Cumhuriyet Halk Partisi de birkaç kez bu konuda Meclis araştırma önergeleri getirdi, yine sesiniz çıkmadı. Ama seçimler yaklaştı, iki gün önce, 305 kezdir Galatasaray Lisesi önünde eylem yapan anneleri Sayın Başbakan kabul ediyor ve diyor ki: “Acınızı anlıyorum ama bu Meclis araştırma önergelerini kabul etmeye bizim tek başımıza gücümüz yetmez.” Ee, peki, yetmiyorsa buyurun, ana muhalefet partisi destek veriyor, biz destek veriyoruz, siz veriyorsunuz; peki, diğer güç ne? Siz acaba bilinmeyen güçlerden mi talimat alıyorsunuz? Şimdi, bu konuda çok açık, net kamuoyunu bilgilendirmelisiniz. Anneler feryat ediyor “Ben otuz bir yıldır kapıma kilit vurmadım. Bir gün geri dönebilir umudunu taşıyorum. Benim çocuklarım kayıp, onun için sizi göreve davet ediyorum.” diyor ama ne yazık ki hâlen bu konuda Parlamento görev başında değil.

Sevgili arkadaşlar, kendi iktidarınızı, kendi saadetinizi bizim sefaletimizde aramayın. Eğer sadece seçim için bu işlere yaklaşıyorsanız bunun vebali çok ağırdır, bunun vebali çok büyüktür. Onun için, bu yasalardan daha çok önemli olan bu vicdan yasasını geçirmektir. Bu gece, ne olur, gidin uyuyun ve başınıza yastığa koyduğunuzda o 305 haftadır Galatasaray Lisesi önünde her cumartesi günü bekleyen annelerin ruh hâlini düşünün, kendi annelerinizi onların yerine koyun. Eğer böyle düşünebilirsek bu sorunu çözebiliriz.

Adalet dolu bir dünya istiyoruz, merhamet dolu bir dünya değil. Yani bunlara karşı bir merhamet duygusuyla yaklaşmamalıyız. Adaletin ve hukukun, gerçekten, normlarını uygulayarak bu sorunlarımızı çözebiliriz. Burada hepimize görevler düşüyor, hepimize. Her seferinde söylüyoruz, ortak vatanımızda bir arada yaşamak zorundaysak, mecbursak, mahkûmsak, evet, adalet dolu bir dünya…

Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisine, Milliyetçi Hareket Partisine ve başta Adalet ve Kalkınma Partisine önemli görevler düşüyor ve sizden, bu konuda, kardeşlik adına, barış adına, bu ülkenin geleceği adına birlik istiyoruz. Bu, ülkemizin üzerinden eksik olmayan savaş bulutlarının bir an önce barış meltemlerine dönüşmesi için bu konulara değinmeniz gerektiğini ve bunlarla ilgili daha hassas olmanız gerektiğini düşünüyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 7 Şubat 2011

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook