İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 2. BİRLEŞİM · SALI

Türkçedeki bozulma ve yabancılaşmanın araştırılması, türkçenin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla anayasanın 98 inci, içtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri ve meclis araştırması komisyonu raporu (10/35,43,49,70) (s.s: 284)

Suat Kılıç

Samsun Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 2. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Ekim 2008 · 999 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Suat Kılıç (AK Parti), 7 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKÇEDEKİ BOZULMA VE YABANCILAŞMANIN ARAŞTIRILMASI, TÜRKÇENİN KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA ANAYASANIN 98 İNCİ, İÇTÜZÜĞÜN 104 VE 105 İNCİ MADDELERİ UYARINCA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELERİ VE MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU RAPORU (10/35,43,49,70) (S.S: 284)); konuşma 999 kelime.

Suat Kılıç (AK Parti, Samsun). “Türkçedeki bozulma ve yabancılaşmanın araştırılması, türkçenin korunması ve geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla anayasanın 98 inci, içtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri ve meclis araştırması komisyonu raporu (10/35,43,49,70) (s.s: 284)”. TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim tutanağı, 7 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suat-kilic-23-2008-10-07-turkcedeki-bozulma-ve-yabancilasmanin-arastirilmasi-turkcenin-korunma (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SUAT KILIÇ (Samsun)Sayın Başkan, çok saygıdeğer milletvekilleri; yasama yılımızın bu ilk çalışma gününde yüce heyetinizi ve bizleri ekranları başında dinleyen çok saygıdeğer vatandaşlarımızı en kalbî saygılarımla selamlıyorum.

Çok saygıdeğer milletvekilleri, Türk milletinin yüreği yanıyor. Sadece 17 şehidimizin acısının düştüğü on yedi ocakta değil, 70 milyon Türk insanının milyonlarca ocağında bir yangın, bir büyük ateş var. Her şeyden evvel şehitlerimize ebedî istirahatgâhlarında sonsuz nurlar içerisinde ebedî ve güzel bir hayat, Allah’ın rahmetini temenni ediyoruz. Yakınlarına, ailelerine ve bütün milletimize sonsuz bir sabrı cemîl temenni ediyorum. Bu elim terör saldırısında yaralanan ve tedavileri devam etmekte olan silahlı kuvvetlerimizin çok kahraman personeline de Allah’tan acil şifalar ve yakınlarına da geçmiş olsun dileklerimi bu vesileyle ifade ediyorum.

Hiç tereddüt yok ki, asla akıldan çıkarılmamalı ki her kaybettiğimiz şehit canıyla birlikte vatan topraklarına olan bağlılığımız daha da güçleniyor ve kuvvet kazanıyor. Toprakla buluşan şehit kanlarıyla birlikte bayrağımıza olan aşkımız ve yüksek sevdamız çok daha kuvvet kazanıyor ve sonsuzluğa taşınıyor.

Bu vesileyle, çok saygıdeğer milletvekilleri, bizden önce görüşülen grup önerisi üzerinde söz alan bir sayın milletvekilinin cümleleri üzerine de görüşlerimi ifade etmek istiyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisine milletvekili olarak girdiği ilk gün vatanına, milletine, bayrağına ve ülkesinin bölünmez bütünlüğüne namusu ve şerefi üzerine bağlı kalacağına yemin eden, ant içen milletvekilleri için en namuslu, en haysiyetli, en onurlu davranış teröre terör, terör örgütüne de terör örgütü diyebilmektir. Bunu özenle ve özellikle ifade ediyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, Türk dilindeki bozulmanın, yozlaşmanın ve yabancılaşmanın araştırılması, Türkçenin korunması, geliştirilmesi ve bu alanda gereken tedbirlerin alınması amacıyla 26 arkadaşımızla birlikte vermiş olduğumuz araştırma önergesi üzerinde önerge sahipleri adına söz almış bulunuyorum.

Komisyonumuz çok değerli bir çalışmayı ortaya çıkarmış ve 100 sayfalık bir raporu Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve sayın milletvekillerimizin dikkatlerine sunmuştur. Bu çalışmalar sırasında emeği geçen komisyon üyesi bütün arkadaşlarımıza kalbî şükranlarımı ifade ediyorum.

Hatırlanacağı gibi, 22’nci Yasama Döneminde de Türk dilinin korunmasıyla ilgili araştırma komisyonu kurulmuş, raporu tanzim edilmiş ancak çalışmaların bitmesine yasama döneminin süresi kifayet etmediği için bu dönem aynı konuyla ilgili yeni araştırma önergelerinin verilmesi gerekmiştir.

Komisyonumuz çalışmalarında geçen dönem eşsiz emeklerini ortaya koyan arkadaşlarımızın bulgularından, tespitlerinden, ortaya konulan önemli bir varlık olan belgelerden yararlanmış ve neticede bir belgeye ulaşmıştır. Gelinen nokta itibarıyla araştırma komisyonunun ortaya koyduğu bu değerli metin elbette ki diğer bütün araştırma komisyonlarının raporları gibi öneri niteliğinde, öneri mahiyetinde olan bir metindir. Bu konuyla ilgili kendilerine önerilerde bulunulan ya da yapılması gerekenler noktasında belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşlarıyla özel sektörde konumlanmış kurum ve kuruluşların üzerlerine düşen görevlerin idrakine varmaları hâlinde çok önemli sonuçlara ulaşılabilmesi mümkündür.

Çok saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi araştırma komisyonunun ortaya koyduğu raporun, takdir edersiniz ki, icrai bir boyutu yoktur. Bu rapor ilgili kurumların ve özel sektör yapılanmalarının değer verdiği ölçüde anlam kazanacak ve gerek geçen yasama döneminde gerekse şimdiki bizim komisyonumuzun ortaya koyduğu bu çalışma kıymeti bilindiği ölçüde Türk dilinin korunmasına, geliştirilmesine, değerlerin yaşatılmasına, Türk milletini bir arada tutan en önemli varlıklardan biri olan dilimizin geleceğe taşınmasına eşsiz katkılar sağlayacaktır.

Araştırma komisyonunun kurulmasıyla ilgili Meclis görüşmeleri yapılırken de ifade ettiğimiz şekilde, öncelikle Millî Eğitim Bakanlığımıza çok önemli görevlerin düştüğü komisyonumuzun tespitleri arasında yer alan bir husustur. O zaman komisyon sıralarında Sayın Bakanımız vardı Hükûmeti temsilen, kendilerine ifade etmiştik, şimdi bir kere daha önerge sahipleri adına altını çizerek ifade etmek istiyorum: Okullarımızda, ilköğretimden başlayarak, ortaöğretimde, liselerimizde ve üniversitelerimizde Türkçe ile Türk dili ve edebiyatı konularında dersler verilmektedir ancak müfredatın, öğreticilerin ve eğitmenlerin konunun detayına ve özüne yeterince nüfuz edememesinden kaynaklanan birtakım uygulama aksaklıkları maalesef görülebilmektedir. Öncelikle Türkçe öğretmenlerimizin Türkçe dersinin verilmesi, öğretilmesi; Türk dili ve edebiyatıyla ilgili verilmesi gereken hususlara dikkat çekilmesi konusunda özellikle bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Zira yıllarca okullarımızda Türkçe dersi gören, ilköğretimden itibaren, üniversite yılları dâhil olmak üzere, Türkçeyi bir ders olarak, Türk dilini bir ders olarak, edebiyat bilgilerini bir ders olarak alan öğrencilerimizin bile maalesef gelinen nokta itibarıyla Türkçenin doğru ve düzgün kullanımı konusunda istenen noktada olmadığı görülmektedir. Türkçenin etkili ve iyi bir telaffuz yöntemiyle kullanılması konusunda maalesef istenen noktaya gelemedikleri görülmektedir. Belki hepsinden daha da önemlisi, yeni nesillerin, kendi dilini, ana dili olan Türkçeyi birkaç yüz kelime dışında konuşabilecek bir kelime haznesine sahip olamadıkları maalesef görülebilmektedir. Kelime haznesi düşük olanların konuşma haznesi, konuşma haznesi düşük olanların düşünme haznesi, düşünme haznesi düşük olanların üretim kabiliyetlerinin paralel bir şekilde ne kadar kısıtlı olabileceği yüce heyetin takdirlerinde olan bir konudur.

Dolayısıyla, Sayın Millî Eğitim Bakanımıza ve Bakanlığımıza temel önerimiz, 100 Temel Eser’in okunması ve okutulması konusunda daha gayretli bir seferberliğin hızlandırılması noktasında önemli çabaların içerisine girilmesi; bununla birlikte, 100 Temel Eser’in içerisinde geçen sözcüklerin anlaşılması ve kavranmasına yönelik “100 Temel Eser Sözlüğü” adıyla yeni bir eserin hazırlanması ve çocuklarımızın ortaöğretim sonunda 100 Temel Eser bilgileriyle kelime haznelerindeki gelişimin sınav sistemine dâhil edilecek yeni yöntemlerle bu temel kaynaklar üzerinden ölçülmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Değerli milletvekilleri, bununla birlikte, bir dili sevmekte, bir dilin duygularına nüfuz etmekte en önemli varlıkların özellikle şiir türündeki edebî varlıklar olduğunun farkındayız. Şiirler, destansı metinler, buralara gençlerimizin dikkatini yoğunlaştırmak mecburiyetindeyiz. Bunu yaparken de şu an Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Hükûmeti temsilen komisyon sıralarında bulunuyorlar, kendilerinden özellikle ricamız şudur: Türkiye’nin, Türk toplumunun, bu coğrafyanın, bu toprakların yetiştirdiği değerli sanat ve edebiyat adamlarının çok değerli külliyatları ve çok değerli eserlerine Kültür Bakanlığı tarafından da özel önem atfedilmeli ve dikkatler bu nokta üzerine yoğunlaştırılmalıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığımız belli isimler adına özel günler, özel geceler, özel haftalar düzenlemeli, belli ekipler Türkiye’nin seksen bir vilayetini âdeta tiyatro turneleri gibi turlamalı; yeni neslin, kızlarımızın ve erkeklerimizin, gençlerimizin Türkçe ve Türk dilinin özellikleri ve incelikleriyle buluşmasının temin edilmesi kaçınılmaz gereklilikler arasındadır. Mehmed Âkif Ersoy’u okuma ve anlama günleri -Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından bu çabalar organize edilmelidir- Yahya Kemal Beyatlı’yı okuma ve anlama günleri, Necip Fazıl Kısakürek’i okuma ve anlama günleri, Nâzım Hikmet’i okuma ve anlama günleri ve daha bu toprakların yetiştirdiği nice büyük değerleri, nice büyük eserleri gençlerimizle buluşturacak adımları atma noktasındaki çabaların, çalışmaların hızlandırılmasının önemli bir ihtiyaç olduğunu değerlendiriyoruz.

Bununla birlikte, bütün kurumlara düşen görevler var. Raporda bunların hepsi tespit edildi ama benim sürem tamamına işaret etmeye yetecek bir süre değil. Benden sonra konuşacak arkadaşlarım da belli noktalara temas edecekler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 7 Ekim 2008

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook