İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 66. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Demokratik açılım olarak adlandırılan proje kapsamında gizli görüşmelerde bulunduğu, terör örgütü mensupları hakkında yargı sürecini etkilediği iddiasıyla içişleri bakanı beşir atalay için verilen gensoru açılması hakkında (11/10)

Suat Kılıç

Samsun Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 66. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Şubat 2010 · 651 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Suat Kılıç (AK Parti), 25 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEMOKRATİK AÇILIM OLARAK ADLANDIRILAN PROJE KAPSAMINDA GİZLİ GÖRÜŞMELERDE BULUNDUĞU, TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUPLARI HAKKINDA YARGI SÜRECİNİ ETKİLEDİĞİ İDDİASIYLA İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY İÇİN VERİLEN GENSORU AÇILMASI HAKKINDA (11/10)); konuşma 651 kelime.

Suat Kılıç (AK Parti, Samsun). “Demokratik açılım olarak adlandırılan proje kapsamında gizli görüşmelerde bulunduğu, terör örgütü mensupları hakkında yargı sürecini etkilediği iddiasıyla içişleri bakanı beşir atalay için verilen gensoru açılması hakkında (11/10)”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suat-kilic-23-2010-02-25-demokratik-acilim-olarak-adlandirilan-proje-kapsaminda-gizli-gorusmele (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA SUAT KILIÇ (Samsun)Sayın Başkan, çok saygıdeğer milletvekilleri; İçişleri Bakanımız Sayın Beşir Atalay hakkında Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri tarafından verilen gensoru önergesi üzerinde AK PARTİ Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, sözlerimin hemen başında, bu gece Mevlit Kandili, Türk milletinin ve İslam âleminin Mevlit Kandili’ni tebrik ediyorum. Milletimize ve İslam âlemine mübarek Mevlit Kandili’nin barış, esenlik, kardeşlik ve huzur getirmesini Allah’tan temenni ediyorum.

Çok saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki denetim mekanizmaları bellidir. Elbette ki bu Meclis sadece bir yasama meclisi değildir, Meclisimiz aynı zamanda bir denetim meclisidir ve milletvekillerinin denetim mekanizmalarını ne şekilde kullanabileceği Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nde bulunmaktadır. Milletvekilleri sözlü soru önergesi verebilir, yazılı soru önergesi verebilir, araştırma önergesi verebilir, soruşturma önergesi verebilir, gensoru önergesi verebilir.

Bugün muhalefet tarafından verilen bir gensoru önergesini görüşüyor bulunmaktayız. Elbette ki gensorunun bu kadar sık başvurulan bir yol hâline getirilmesinden duyduğumuz rahatsızlığı sözlerimin başında ifade etmek istiyorum. Zira, bahse konu edilen iddiaların hiçbiri sorulup da cevabını bulmamış iddialar değildir. Adalet Bakanı Sayın Sadullah Ergin’e Habur Sınır Kapısı’ndan girişler ve oradaki yargısal işlemlerle ilgili olarak sorulan soruları hatırlatmak istiyorum. Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin, İstanbul Milletvekili Atila Kaya, Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Giresun Milletvekili Murat Özkan, yine Hatay Milletvekili Turan Çirkin ve Mersin Milletvekili Behiç Çelik. 6 ayrı milletvekili tarafından Adalet Bakanı Sayın Sadullah Ergin’in cevaplaması istemiyle verilen yazılı soru önergeleri var ve bu yazılı soru önergelerinin tamamında sorular tıpatıp birbirinin aynısı ya da olabildiğince yakını sayılabilecek sorular.

Adalet Bakanı büyük bir sabırla ve yapması gerekeni yapan bir anlayışla, sorumluluk anlayışıyla bu soruların her birine ayrı ayrı cevabını vermiş, hukuk zemininde vermiş.

Habur Sınır Kapısı’ndan girişlerle ilgili olarak hukukun kaideleri, CMK/250, CMK/251, 251/3 hükümleri doğrultusunda yapılan yargısal işlemlerle ilgili olarak gerekli, doyurucu, tatminkâr sayfalarca bilgi milletvekillerine verilmesine rağmen bugün aynı yazılı soru önergelerinin buraya gensoru olarak getirilmiş olmasını yasama ve denetim Meclisinin ciddiyetiyle bağdaşan bir durum olarak değerlendiremiyoruz.

Uygulamaya esas olan CMK/251/3’tür ve burada hemen 251/3’e atıfla, Adalet Bakanının cevap metninden bir paragrafı paylaşmak istiyorum: “Soruşturma kapsamında sorguya sevk edilen 5 şüphelinin sorgusunun Habur Sınır Kapısı’yla ilçe merkezi arasındaki yolun binlerce kişi tarafından trafiğe kapatılması ve Silopi ilçe merkezinde provokatif eylemlerin olabileceği hususunda güvenlik birimlerinin bilgilendirmeleri üzerine Silopi Sulh Ceza Hâkimi tarafından Habur Sınır Kapısı’nda yapıldığı yargısal işlemlerin, kişilerin yanlarında getirdikleri mektupların içeriğiyle ilgili olarak basında yer alan haberler ve şüphelilerin propaganda içerikli konuşmalarıyla ilgili olarak yürütülen diğer soruşturmaların hâlen devam etmekte olduğu bildirilmiştir.” Yani bütün soru başlıklarına açık ve net cevaplar verildiği hâlde bu gensoru müessesesi bu şekilde istismar edilmiştir.

Değerli arkadaşlar, yalanlanan bir iddia üzerine inşa edilen gensoru metni ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisinin gerçekleri çarpıtma konusundaki becerisinin de bir kanıtı niteliğindedir. Bu gensoru önergesi CHP tarafından son aylarda oluşturulmak istenen çatışma ve bunalım senaryolarına da işaret niteliğindedir. Habur’dan yurda girişler 19 Ekim 2009 tarihinde yaşandığı hâlde verilen gensoru önergesinin taşıdığı tarih 17 Şubat 2010’dur. 2009’un 17 Ekiminden 2010’un 17 Şubatına kadar geçen süre yaklaşık dört aydır. Dört ay boyunca neden beklenmiştir? Bu gensorunun amacı gündemi değiştirme çabası mıdır? Bu sorular zaman içinde elbette ki cevabını bulacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi grup başkan vekillerinin imzasını taşıyan bu gensoru önergesi aynı zamanda CHP’nin siyasi tarihinde bir utanç belgesi olarak yerini alacaktır.

CANAN ARITMAN (İzmir)Sizin yaptığınız utanç! Gensoru vermek utanılacak bir şey değildir.

SUAT KILIÇ (Devamla)Değerli milletvekilleri, bunun nedeni şudur: CHP gensorusuna sözleri gerekçe olarak kabul edilen kişi, çok değil bir hafta, on gün öncesine kadar yine CHP yönetimi ve milletvekillerinin “bölücü” olarak adlandırdıkları bir isimdir. İçişleri Bakanı Sayın Atalay’la yapılan görüşmenin tüm taraflarınca yalanlanmış yalanların gensoruyla Meclis gündemine getirilmiş olması göz ardı edilmesi mümkün olmayan bir ayıptır, bir eksikliktir. Burada söz konusu edilen kişilerden biri Ahmet Türk’tür, yalanlamıştır; söz konusu isimlerden biri Sırrı Sakık’tır, yalanlamıştır. Hiçbirinin ismini zikretmeye gerek de görmüyorum esasında, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı “Böyle bir görüşme olmamıştır.” diyorsa öyle bir görüşme olmamıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar; CHP sıralarından “Allah Allah” sesleri, gürültüler)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 25 Şubat 2010

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook