DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Aydın Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Temmuz 2025 · 323 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Süleyman Bülbül (CHP), 8 Temmuz 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 323 kelime.
Süleyman Bülbül (CHP, Aydın). “DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-bulbul-2025-07-08-dem-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=136560
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa’nın rafa kaldırıldığı, hukukun artık ikili bir hukuk hâlinde, siyasi görüşlere göre değerlendirildiği, yargı aparatlarıyla, saraydan gelen talimatlarla, yerel yönetimde 31 Martta 1'inci parti olan Cumhuriyet Halk Partisinin belediye başkanlarına yargı tacizleriyle yargı operasyonlarının yapıldığı bir dönemde hukuku konuşuyoruz. Çok zor. Allah rahmet eylesin. Süleyman Demirel'in bir sözü vardı, "Camiye siyaset girerse ibadet biter, mahkemeye siyaset girerse adalet biter." demişti. Evet, arkadaşlar, AK PARTİ'nin yirmi üç yıllık iktidarında artık mahkemeye siyaset açıkça girdi. Yargının siyasallaştığı ve açıkça sarayın talimatlarına göre yargıçların karar verdiği; Anayasa'da vicdanına, hukuka ve Anayasa'ya göre karar verecek yargıçların olmadığı ve hukukun bir kenara itildiği, hukuk devletinin arandığı bir dönemde biz bunları tartışıyoruz. Açık ve net, şimdi, bakıyorum ben AK PARTİ'li milletvekili arkadaşlara, şu anda iktidar sizsiniz, iktidar olarak size sormak istiyorum: Bu yargı mercilerinde, bu mahkemelerde yargılanmak ister misiniz? İstemediğinizi biliyorum çünkü bu yargı mercileri, bu mahkemeler açıkça yargının ve yasamanın yürütmeye bağlı olduğu, saraya bağlı olduğu bir hukuk düzeninde Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi denen, 2018'de getirilen bir hukuk sisteminde, hukukun olmadığı bir sistemde var.
Bu çerçevede, yapılması gereken şu: Demokrasi ve özgürlükler, hukuk devleti, bunlar açıkça kazanım olarak ortaya konmazsa hiçbirimizin güvencesi yok, hiçbir hukuki güvencemiz yok; milletvekili olsak dahi, yani belediye başkanı olsak dahi hiçbir hukuki güvencemiz yok. Yani düşünebiliyor musunuz, bu Türk milleti tek kişinin vereceği, sarayın vereceği talimatlarla yürütülebilecek bir organizma, bir devlet yapısı içerisinde olabilir mi? Tarihten gelen yapısına ters bu olay. Ne yapıyorsunuz? Bakıyorsunuz, millet iradesiyle gelen belediye başkanlarına kayyum atamasına gidiyorsunuz. Daha önce HDP üzerinde millet iradesiyle gelen belediye başkanları konusunda Van'da, Siirt'te, Batman'da, Mardin'de, birçok yerde kayyum atamasında bulundunuz. Daha sonra, 31 Martta milletin iradesiyle yüzde 38'le 1'inci parti olan ve bütün anketlerde 1'inci parti olarak açıkça ortaya çıkan Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarına engel olmak amacıyla Cumhuriyet Halk Partisinin kurumsal kimliğine ve belediye başkanlarına haksız bir şekilde yargı aparatlarıyla saldırıyorsunuz ama unutmayın, bunun hesabı mutlaka sorulacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
73 konuşma daha · 8 Temmuz 2025