Balkanlar'daki gelişmelerle ilgili
Sakarya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 82. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Mart 2006 · 609 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Gündüz (AK Parti), 30 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BALKANLAR'DAKİ GELİŞMELERLE İLGİLİ); konuşma 609 kelime.
Süleyman Gündüz (AK Parti, Sakarya). “Balkanlar'daki gelişmelerle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-gunduz-22-2006-03-30-balkanlar-daki-gelismelerle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SÜLEYMAN GÜNDÜZ (Sakarya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Balkanlardaki son gelişmelerle ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlamadan önce, ülke bütünlüğümüze kastetmiş olan terörü huzurlarınızda lanetliyor ve ülkemin tüm yurttaşlarının esenlik içinde olmasını diliyorum.
Tarih boyunca Anadolu coğrafyasını kendisine yurt edinmiş milletler, Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu'yla ilgilenmek zorundadırlar. Eğer büyük bir medeniyetin mirasçısı iseniz ve bu bölgede büyük bir medeniyet oluşturmuşsanız, bu bölgelerle, bu bölgelerdeki gelişmelerle en ayrıntısına kadar ilgilenmek zorundasınız. Oradaki en ayrıntılı haberi, oradan gelebilecek olan bir bilgiyi, mutlak anlamda değerlendirmelisiniz. Ülkemizin politikasını değerlendirirken, bunu, genelde, üç zemin üzerinde oturturuz: Birincisi yerel, ikincisi bölgesel, üçüncüsü küresel politikalar. Buradaki "bölgesel siyaset" olarak adlandırdığımız unsur, Balkanlar, Kafkaslar, Ortaasya ve Ortadoğudur; çünkü, bunlar, bizim tarihî anlarla bağlı olduğumuz ve aynı medeniyet havzasında yer aldığımız bölgeler olduğu için buradaki gelişmeler bizleri direkt olarak ilgilendirmektedir.
2006 yılına girdiğimiz andan itibaren, Balkanlarda yeni hareketlenmelere tanıklık etmekteyiz. Bunları, konu başlıkları olarak, sizlere, bu kısacık zaman içinde anlatmaya çalışacağım.
Elbette ki, ben, bir Sakarya Milletvekiliyim, Balkanlardaki siyasî gelişmeleri çok yakınen izlemek zorundayım; ki, 1800'lü yıllardan itibaren başlayan bir süreç içinde Balkanlardan ülkemize çok ciddî göçler olmuş ve bu göçlerin en büyük yerleşim alanı da Sakarya'yı oluşturmaktadır. Dolayısıyla, Balkanlardaki bütün gelişmeler bizi ziyadesiyle ilgilendirmektedir; biz, bu konularda, olanca bir duyarlılık sergilemekteyiz.
Gelişmelerin başında, birinci sıraya aldığımız şey, Kosova Cumhurbaşkanı İbrahim Rugova'nın ölümü, yerine Fatmir Seydiu'nun seçilmiş ve şubat ayından itibaren de Birleşmiş Milletler nezdinde Kosova'nın bağımsızlık görüşmeleri veya statüsünün belirlenmesiyle ilgili görüşmelerin başlamış olmasıdır.
Bunun ardından, yine mart ayı içinde, Karadağ Parlamentosu, Sırbistan'dan ayrılmak için bir referandum kararı almıştır. En önemli esas unsur budur ve bu konu üzerinde görüşlerimi aktarmış olacağım.
Ayrıca, yine mart ayı içinde, eski Yugoslavya Cumhurbaşkanı Slobadan Miloseviç'in hatta ölümüne tanıklık ettik; çünkü, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesinde yargılanırken, hücresinde ölü olarak bulundu. Bu, bir anlamda, Sırbistan siyasetinin temizlenmesi ve Avrupa Birliğinin de rahat bir nefes almasını sağlamıştır.
Buradaki esas sorun, Karadağ'da 21 Mayısta düzenlenecek olan referandumdur; çünkü, Karadağ'da düzenlenecek olan referandumun sonuçları eğer olumlu anlamda gelişirse ve Karadağ Sırbistan'dan ayrılırsa… Karadağ ile Sırbistan arasında olan bir bölge var -esas, Türkiye'yi ilgilendiren bölge bu- burası Sancak. Dolayısıyla, Sancak, bizleri çok ciddî anlamda ilgilendirecek.
Bizlerin, 1561'de Fatih Sultan Mehmet'in bu bölgeyi fethetmesiyle birlikte Sancak'la ilişkilerimiz başlamış, 1878 tarihinde Berlin Anlaşmasıyla birlikte Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna devredilmiş ve Sancak, belki, tarihinde ilk defa, bölünmeyle karşı karşıya kalacaktır.
ALİ DİNÇER (Bursa)Süleyman Bey, 1561'de Kanunî var.
SÜLEYMAN GÜNDÜZ (Devamla)Ben şöyle size Sancak haritasını gösterirsem, Sancak, Sırbistan ve Karadağ'ın ortasında yer almakta ve bölünme, tam ortadan ikiye ayrılma şeklinde gerçekleşecektir. Dolayısıyla, burada yaşayan 530 000 Sancaklı bu bölünmeden etkilenecektir.
Dışişlerimiz, bunu, şüphesiz, izliyorlar ve bu konuda belirli raporları tutuyorlar; ama, bizim de burada tarihe bir kayıt düşmemiz gerekiyor; çünkü, buradaki bölünme, Sancak'ta yaşayan 353 000 Boşnak Müslümanı ilgilendirmektedir ve 176 650 de Sırp, Karadağlı ve Arnavut'u ilgilendirmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN GÜNDÜZ (Devamla)Kısacık bir söz istiyorum.
BAŞKANBuyurun.
SÜLEYMAN GÜNDÜZ (Devamla)Tabiî, referandumun ilginç bir özelliği var. Tabiî, referandumun Avrupa Birliği tarafından desteklenmediğini, aslında, referandumun biraz zorakî bir referandum olduğunu da Avrupa Birliği bize izah etmektedir; çünkü, Avrupa Birliği Özel Temsilcisi Layçak referandum konusunda Avrupa Birliği önerilerini taraflara sunarken bunlardan bir tanesi çok önemlilik arz etmektedir; referandum sonucunun geçerli ve meşru kabul edilmesi için, referanduma halkın yüzde 50+1'inin katılması ve katılanların da yüzde 55'inin… Daha önce, bütün uluslararası referandumlarda bu yüzde 50+1 idi; fakat, yalnızca Karadağ'da yüzde 55'inin, olumlu oy kullanması gerekiyor.
Dolayısıyla, ben, burada, huzurlarınızda, Karadağ'daki referandumun; aslında, yavaş yavaş Balkanlarda yeni kıpırtılara sebebiyet verecek gelişmelerin başlangıcı sayılabileceğini ve burada, bu gelişmelerin gerek Parlamentomuz tarafından gerekse hükümetimiz tarafından pür dikkat izlenmekte olduğunu ve izlenmesi de gerektiğini bildirmek için gündemdışı söz almış bulunuyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 30 Mart 2006