Türkiye yatırım destek ve tanıtım ajansı kurulması hakkında kanun (s.s 1202)
Malatya Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 117. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Haziran 2006 · 1.328 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi), 20 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE YATIRIM DESTEK VE TANITIM AJANSI KURULMASI HAKKINDA KANUN (S.S 1202)); konuşma 1.328 kelime.
Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi, Malatya). “Türkiye yatırım destek ve tanıtım ajansı kurulması hakkında kanun (s.s 1202)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 20 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2006-06-20-turkiye-yatirim-destek-ve-tanitim-ajansi-kurulmasi-hakkinda-kanun-s-s (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c124/b117/tbmm221241170189.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Grubumuz önerisi lehine söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Anavatan Partisi, grup önerisinde ne istiyor; kısa ve net, herkesin anlayacağı şekilde söylüyorum; taşrada, illerde, mahallî idarelerde yapılan yolsuzluklara Meclis el koysun, bu yolsuzluklann sebeplerini, sonuçlanm araştırsın; kimler yapıyor, neden yapıyor, bunlar ortaya çıksın diyor. Buna "hayır" diyecek, bunlar araştırılmasın, bunlar kapatılsın, bunların üstü örtülsün, yolsuzluğu yapanın yanma yolsuzluk kâr kalsın mı diyeceğiz; yoksa, bu yolsuzluklan, hakikaten bu Meclisin görevidir, hakikaten bu yolsuzluk artık milletimizi içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir, geleceğe umutla bakmasının önünü kesmiştir, bunlar araştınlsın, bunlann sorumlulan, failleri yargıya teslim edilsin mi diyeceğiz; yoksa, hayır, bunlan araştırmayalım, böyle bir şeyleri yapmayalım, yapan yapsın, yapanın da yanına kâr kalsın mı diyeceğiz; işte, önerimizin amacı bu. Önerimizde bunlar araştınlsın diyoruz. Niye araştınlsın diyoruz; elimde bir gazete kupürü var, bugünkü gazete arkadaşlar.
"Teminatını 21 kez çekti, soruşturma izni çıkmadı!.." Yani, bir müteahhit ihaleye girdiği teminatlannı daha iş bitmeden çekiyor, geri yatınyor, çekiyor, geri yatınyor; bürokrat buna vesile oluyor; bürokrat hukuksuz, kanunsuz, ahlâksız iş yapıyor; ilin valisi soruşturma izni vermiyor bürokratına. Niye; "o bürokrat bizim adamımız!" Ha, kaytan bıyıklı adamlar var ya, o kaytan bıyıklı adamlar ve bizim adamlanmız... (Anavatan Partisi sıralanndan alkışlar) Böyle bir şey olabilir mi hukuk devletinde?! "Benim adamım, senin adamın" olabilir mi?! Yolsuzluğu, ahlâksızlığı, hırsızlığı kim yapıyorsa, bunlan soruşturmayacaksak, bunlann üzerine gitmeyeceksek, bu önergeleri red- dedeceksek, siyasî davranacaksak, sizden önceki yapanlann nasıl yanına kâr kalmadıysa sizin de yanınıza kâr kalmayacağını adım gibi biliyorum arkadaşlar.
Ne diyor Sayın Başbakan; Sayın Başbakan, bir milletvekili şikâyette bulunduğunda "burnuma pis kokular geliyor" diyor. Yani, Sayın Başbakan sadece kokusunu aldığını söylüyor. Halbuki, yapması gereken şey, sorulması gereken şey, bu hissettiği kokulann üzerine gitmesidir.
Ne oldu Çorum Belediyesinde arkadaşlar; Belediye Başkanın kasasında yolsuzluk çekleri çıktı. Sayın İçişleri Bakanı burada mı bilmiyorum, soru sorduk "ne gibi işlem yapacaksın" diye; dört ay oldu, henüz cevap alamadığım gibi, en ufak bir tahkikatı başlatmadı.
Başka ne oldu arkadaşlar; Hatay'da Ali Dibo olaylanm bilmeyen var mı?! Yani, şurada, milletimin gözüne "Ali Dibo" dediğim zaman nere hatırlanıyor; Hatay hatırlanıyor; nere hatırlanıyor; bütün belediyeler hatırlanıyor; nere hatırlanıyor; bütün özel idareler hatırlanıyor...
ORHAN ERASLAN (Niğde)AKP... AKP...
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Peki, bu Ali Dibolar devam mı edecek; Ali Dibolar size puan mı kazandıracak; yani, yandaşlannız, partidaşlannız, yönetim kurulu üyeleriniz bu ihaleleri, ihalesiz ihaleleri alıp servetlerine servet katar, bunlan da seçim meydanlannda Partiniz yararına harcarsa, bu kaybettiğiniz, yolsuzluklann üzerine gitmemeden kaybettiğiniz puanlan, millete ulufe dağıtarak, erzak dağıtarak, kömür dağıtarak halledeceğinizi mi düşünüyorsunuz?! Böyle bir şey yok arkadaşlar, böyle bir şey yok. Biz diyoruz ki: Gelin, siyasetçiye, siyaset kurumuna henüz güven bitmeden, dibe vurmadan, bir araştırma komisyonu kuralım ve bu araştırma komisyonu bu illerdeki bu ahlaksızca ihale bezirgânlığını, bu ahlaksızca vatandaşı sömürme sistemini araştırsın ve faillerini de yargıya teslim etsin. Yani, çok mu şey istiyoruz; hukuk devletinde olması gereken, hakikaten hukuka uyulması gereken bir öneri getirdik önünüze.
Biliyorum, bunlara fazla kulağınızı açmayacaksınız; çünkü, açsaydınız, zaten bizim bu önerileri getirmemize gerek yoktu; açsaydınız, zaten siz Hükümetsiniz, bunlan yapmayanlardan hesap sorma yetkisi elinizde. Bu hesabı sormadığınız için...
İşte, Sayın Vali niye vermemiş?! Nerede İçişleri Bakanı; niye demiyor "Sayın Vali, niye vermiyorsun bu soruşturma iznini" diye?!
Biraz önce arkadaşım söyledi, 14,75'i Ofer'le Kemal Dibo oldu; Kemal Dibo olayı oldu, Ofer'e satıldı.
Ne diyor 12. İdare Mahkememiz: Bu, duyurulmamıştır, gerekli katılım sağlanmamıştır, yeterli duyuru yapılmadan, ilan yapılmadan yapılmıştır, kanuna, hukuka aykırı bir ihaledir. Kesinleşti bu; yani, idare mahkememizin kararı ortada.
Şimdi, daha önce bu konuda burada gensoru önergesi de verildi, bu konu tartışılsın, gündeme alınsın denildi. O gün "ben Ofer'i moferi tanımam" diyenler, sonradan anladık ki, özel uçaklarıyla seyahat yapmışlar, sonradan anladık ki, özel uçaklarıyla Dubailere, pardon Hong Konglara gitmişler, gizli pazarlıklar yapılmış. Bir Başbakan, çıktı, basının huzurunda açıkça dedi ki: "Ben Ofer mofer tanımam kardeşim." Akşam çıktı -bir televizyon kanalına- "Teke Tek Programı"na, adını da söyleyeyim -dedi ki: "Birkaç defa görüşmüş olabilirim." Ertesi gün çıktı dedi ki: "Görüştümse görüştüm, kime ne" dedi. Türkiye'de böyle bir şey var mı arkadaşlar?! Biri görüştüğü için -biri Türkbank davasında görüştüğü için- Yüce Divanda hesap verecek, bir tanesi "görüştümse görüştüm" diyecek. O zannediyor ki, görüştümse görüştüm derim, bu da yanıma kâr kalır. Kimsenin yanma kâr kalmadı. Eğer yukarıda Allah varsa, eğer bu ülkede hukuk varsa, eğer bu ülke hukuk devleti ise, yapanın yanına kâr kalmayacak arkadaşlar. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar) Biz, en azından, bunun fırsatını vermedik, vermeyeceğiz de. Ha, geçmişte yapanların da -aynen söylüyorum- onların da yanına kâr kalmayacak, adalette herkes hesabını vermek zorunda kalacak.
Değerli arkadaşlar, bu yolsuzluk, son günlerde, her taraftan... Malatya Belediyesinde bir tanesine el altından haber gönderdim, dedim ki, "ya, şu Malatya Belediyesinde yapılan yolsuzlukları bana gönder" diye... Bakın, 15 sayfa geldi. Hiç basına çıkan bir şey değil; ama, 15 sayfa yolsuzluk geldi. Eğer, bütün belediyelere yazın, bu kadar raporlar almaz iseniz, o zaman söyleyin.
Peki, niye araştırmıyoruz bunlan; ihaleler kime veriliyor, nasıl veriliyor, nasıl paylaşılıyor, Partinin hangi elemanları yandaş olarak kabul ediliyor, üç davetle, üç teklifle iş veriliyor, teminatları tekrar iade ediliyor... Belki, teminatsız da veriliyordur da birçok yerde; tabiî, bunları... İşte, bunları araştıralım, bunları çıkartalım diye bu önergeyi verdik.
Şimdi, bu önergeyi tartışmayacağız, yolsuzlukları araştırmayacağız, yolsuzlukların üzerine gitmeyeceğiz; ama, biz, yolsuzluklarla mücadele adına İktidara gelip oturacağız, yolsuzluklarla mücadele bizim baş konumuz olacak, sonra... Bugün bana biri bir mesaj çekmiş -aynen burada söylüyorum- diyor ki: "Tayyip Bey sizi milletvekili yaptı, ahde vefasızlık ettiniz" diyor. Tayyip Bey, peki, millete "yolsuzlukla mücadele edeceğim" demiş, o, milletin tamamına ahde vefasızlık etmiş de, biz buna "dur" demek için mücadeleye girmişsek, yani, bu ayıp bir şey mi?! Millete söz vermedik mi yolsuzlukla mücadele edeceğimizi; verdik. Niye etmiyoruz?! İşte önerge; gelin araştıralım, şu çek olayı nedir Çorum Belediyesinde; gelin araştıralım, şu Hatay'daki bu Ali Dibo olayı nedir; gelin araştıralım, şu Türkbank, pardon, TÜPRAŞ'taki Kemal Dibo olayı nedir. Türkbank diyorum; evet, onu araştırdık, onu soruşturduk da, gönderdik de ilgili yere. Yapacağımız bir şey yok, yargı, kararını verecek. İnşallah, herkes hesabını alnının akıyla verir; ama, burada da şu Kemal Dibo'yu bir araştıralım, şu 14,75'i nasıl vermiş bu Kemal Dibo? Özelleştirme Üst Kurulunda Sayın Başbakan bu usulsüz işleme nasıl imza atmış, nasıl onay vermiş, bir araştıralım, bir soralım. Yapmamışlarsa, herkes hesabını versin, o zaman da aklansın; ama, bunları yapmazsınız; çünkü, yapacak şeyiniz kalmadı; geldiğiniz gün haram sofrasına oturunca, haramzade olunca, artık, haramın hesabını sormak gibi bir azminiz, niyetiniz kalmadı, o bitti, o, orada kaldı; çünkü, haram o kadar iştahlı ve o kadar tatlıdır ki...
ÜNAL KAÇIR (İstanbul)Siz bunu çok yapıyorsunuz!
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)...girdiği cebi de, girdiği beyni de, girdiği hükümeti de, girdiği parti grubunu da, vallahi, yakar da, dağıtır da, yok da eder! (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
İnşallah, onların kısa sürede neticelerini, kısa sürede sonuçlarını göreceğiz. Sandık bu milletin önüne gelecek, sandık, bu millet, Ali Dibo olaylarının, Kemal Dibo olaylarının hesabını, vallahi soracak, billahi soracak. Ha, sormaz falan demeyin; sormaz falan demeyin...
AHMET YENİ (Samsun)Anavatan'ı mı anlatıyorsun?!
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Anavatan, millete onun hesabını verdi, millet onun da hesabını gördü. Ha, sıra sizde. Bak, beş seçimdir bu ülkede iktidar değişiyor; 91'de değişti, 95'te değişti, 99'da değişti, 2002'de değişti. Yani, milleti, duymuyor, görmüyor, anlamıyor zannetmeyin. Millet görmese her seçimde iktidan değiştirmez. Sizi de görüyor, yaptığınız yolsuzlukları da görüyor. Daha dün, milletvekilinizin kardeşi 20 000 000 lirayı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
A. İSMET ÇANAKÇI (Ankara)Yani, bunlar da mı gidici?!..
BAŞKANBuyurun.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla) -.. .yani, eski parayla 20 trilyon lirayı vatandaştan topladı, kaçtı gitti. Bütün basında vardı dün, bütün basında yazıyordu. Ben yapmadım herhalde, sizin milletvekilinizin kardeşi yaptı! (AK Parti sıralarından gürültüler) "Yalan" deyin o zaman, tekzip edin, basında yazıyor. Hangi ile el atsanız, böyle elinizde kalıyor. Hangi ilin yolsuzluğuna el atsanız, vallahi, şuradan yetkili biri yazsın valiliklere "il il yolsuzlukları gönder" diye, her il elinizde kalıyor, her il elinizde kalıyor. Devletin bütçesini yolsuzluklar bütçesi haline getirdiniz, yandaşlarınıza, par- tidaşlarınıza peşkeş çekmekten öteye gidemediniz!..
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Malatya İnönü Üniversitesine kadro vermiyorlar!..
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)"Yolsuzlukla mücadele edeceğim" diye gelenler, yolsuzluğun bir parçası, mütemmim cüzü, ayrılmaz öznesi oldular.
Hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi ve CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 20 Haziran 2006