İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Trabzon Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 86. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Mayıs 2016 · 886 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Soylu (AK Parti), 5 Mayıs 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle); konuşma 886 kelime.
Süleyman Soylu (AK Parti, Trabzon). “İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-soylu-26-2016-05-05-is-kanunu-ile-turkiye-is-kurumu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=48586
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Trabzon)Sayın Başkan, çok kıymetli milletvekilleri; öncelikle, sorulara teker teker cevap vermek istiyorum.
“Bu kanun tasarısını hangi sendikalar destekledi?” diye bir soru geldi. Şimdi, bunu burada birkaç kez ifade ettim. Onlarca defayı aşkın karşılıklı görüşmeler ortaya koyduk, bizim üçlü diyalog dediğimiz mekanizmayı defalarca işlettik. En son, geçen hafta tekrar işçi, işveren ve Hükûmet olmak üzere karşılıklı bunu tartışmak üzere bir araya geldik ve yine, birçok madde üzerinde… Alt komisyondaki arkadaşlarımız çok iyi bileceklerdir, Komisyondaki arkadaşlarımız çok iyi bileceklerdir, şunu çok net bir şekilde ifade etmek istiyorum: Bu yasa tasarısıyla ilgili, alt komisyona geldiği zaman, Komisyona geldiğinde de bütün düzenlemeler, çok açıktır ki işçi lehine yapılmış düzenlemelerdir. Tüm kısıtlamalar, özellikle bir istismarı engellemeye yönelik yapılmış kısıtlamalardır ve bunlar, tamamen sendikalarımızın talepleri üzerine olmuştur. Dün açık söyledim, bazen burada bazı sözcü arkadaşlarımız söylüyorlar…
MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep)Hangi sendikalar Sayın Bakan?
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Trabzon)Müsaade ederseniz anlatacağım. Ben sabırla dinliyorum.
Bir: Sendikalarımızın kendi talepleri var, hepsi burada yani DİSK’in, TÜRK-İŞ’in, HAK-İŞ’in ama işveren sendikası olan TİSK’in talepleri de var. Biz hepsini gözetmek zorundayız, siz de gözetmek zorundasınız çünkü istihdamı artırmaya yönelik anlayışın ve unsurların kendileri bunlar. Burada biz DİSK’in talep…
DİSK kategorik olarak burayı reddetti zaten, bu tartışmaların içerisinde oldu ama kategorik reddetti. Yani “Biz bu yasa tasarısını kabul etmiyoruz.” dediler ve hatta bir ara bir araya gelmeye çalıştılar, yaklaşık 5-6 maddede uzlaştılar, bu konuda 3 maddeyi bize önermeyi kendi aralarında kararlaştırdılar, sonra DİSK bundan vazgeçti.
Şimdi, bunların hiçbiri karanlıkta olan işler değil ve biz bunları Komisyondaki milletvekillerimizle de teker teker tartıştık. Bunu bilmek sizin hakkınız. Ama inanınız ki buraya gelene kadar bu konuda bir istismarın ortadan kalkması… Ben şundan endişe ederim, ben bakarım… Yani burada bu sözü söylemek kolay, Sayın Çam diyor ki: “Süleyman Soylu, sen tarihe kara bir şey olarak geçeceksin, 5 Mayıs tarihi de böyle…” Bunun böyle olacağına inansam şu yasa tasarısı için şurada oturan namerttir. Çok açık söylüyorum, şurada oturmam. Hiç böyle bir şey söz konusu değil.
MUSA ÇAM (İzmir)Tarih gösterecek.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Trabzon)Sevgili Çam, ben de iş dünyasından geliyorum; çalıştığım, emekçi olduğum dönemler de oldu. Bunu çok açık söylüyorum. Burada karşılıklı bir müzakereyi birlikte götürdük. Evet, TÜRK-İŞ’in taleplerinin yüzde 60’ını, 70’ini, 75’ini karşılamışızdır ama hepsini karşılamak durumunda değiliz. HAK-İŞ’in taleplerinin yüzde 80’ini karşıladık; hepsini karşılamak zorunda değiliz, karşılayamıyoruz zaten.
Bir taraftan da işverenler var. Hani önerge veriyoruz ya sürekli biz, son yaptığımız değişikliklerle de işverenlerle hiçbir mutabakat yapmadık. Yani onlar inanıyorum ki… Neredeyse kuşa çevirdik bunu. Ama bunu niçin yapıyoruz, buna bir adım atıyoruz. Buna adım atarken de bir istismar olmasın. Yani bunu izleyeceğiz, bunu izlemek zorundayız ama bu istismarı da bir şekilde engelleyeceğiz. Burada hepimizin ailesi emekçilikten geliyor, böyle bir hakkı ortaya koyabilir miyiz?
Birtakım arkadaşlarımızın bu yasa tasarısını hiç okumadıklarını, hiç ilgileri olmadığını da maalesef maddi hatalarla dolu konuşmalarıyla beraber burada üzülerek görüyorum. Yani maddi hata olmasa bir şey söylemeyeceğim, net maddi hatalar var ve yasayla ilgisi olmadan, bir gram sayfası açılmadan konuşuluyor.
Evet, Sayın Abdullah Gül’ün veto ettiği yasa ile bunun arasında hiçbir ilişki söz konusu değildir. Orada ucu açık birtakım tanımlamalar söz konusuydu, biz bu ucu açık tanımlamaların tamamının –arkadaşlarımız bileceklerdir- nasıl olabileceğini hep birlikte kararlaştırarak ortaya koyduk, hiçbir ucu açıklık söz konusu değildir ve öyle kısıtlamalar, öyle müeyyideler getirdik ki burada hareket kabiliyeti söz konusu değildir.
Şunu söyleyeyim: “Kaç istihdam bürosu vardır. Kaçı geçici işçidir?” dendi. Sayın Tanal, şu anda geçici işçi istihdam bürolarında çalıştırılamaz, zaten bunu getirmemizin temel sebeplerinden bir tanesi bu imkânı sağlamaktır.
“Toplam eğitim giderleri nerelerdedir?” Özel istihdam bürolarının kendine ait bir mesleki eğitim yapma hassasiyeti söz konusu değildir ama eğer bir eğitim yapacaklarsa bunu kendileri karşılayacaklar, bizler karşılayacak değiliz ama dün söyledim, iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili yapılacak eğitimler ve bildirimler ilgili işverenin yükümlülüğü ve sorumluluğu altındadır.
Yine, şunu söylemek istiyorum: “Taşeronlar işçilere kadro verme konusunda seçimde bir sözünüz vardı.” dendi. Biz kamuda istihdam konusunda alt işverenlerde çalışanlar hususunda çalışmalarımızı tamamladık. Bir madde konusunda arkadaşlarımızla son müşavereleri yapıyoruz ama tamamen tamamladık. Çok yakın bir zamanda inşallah bunu Meclise getireceğiz ve kamudaki istihdamla bu arkadaşlarımızı buluşturacağız.
Şunu söylemek istiyorum, deniliyor ki: “İşte, Türkiye’de siz insanların güvenceli çalışmasını ortadan kaldırıyorsunuz.” Bunun iddia edilmesinin de bir maddi hata olduğunu yine ifade etmek istiyorum. Eğer böyle olsaydı biz yüzde 52’den yüzde 31,8’e –ki biraz önce “Yüzde 40.” dediniz- kayıt dışı istihdamı düşürmezdik.
Yine, ifade etmek istiyorum: Hepimizin imtina ettiği alt işverenlerin çalışması konusunda 5552’yle birlikte bir başka hadise gerçekleşti. Biz niye kıdem tazminatından kaçalım? Biz kıdem tazminatını alt işverenlerde çalışanlarda kendi üzerimize aldık, kendi yükümlülüğümüz olarak aldık, aylık izinlerini kendi yükümlülüğümüz olarak aldık; yetmedi, onların kendi çalıştıkları yerlerde yaptıkları toplu sözleşme farklarını devlet olarak, Hükûmet olarak biz önerdik ve biz üzerimize aldık. Biz geldiğimizden beri iktidarımızda çalışanlarımızın hayat standartlarını yükseltmek ve daha iyi çalışabilmelerini teşvik edebilmek için elimizden gelen bütün gayreti ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu açıktır, nettir. Söylediklerimin bir tanesine “Şu yanlıştır.” denilemez, çünkü bunlar yapılan işler.
Yine ifade etmek istiyorum ki özellikle Karayollarında çalışanlarla ilgili şunu söyleyeceğim: Karayollarında yaklaşık şu ana kadar en son 3.500 kişiyi kadroya aldık ve 9.915 işçi Karayollarında kadroya alınmıştır. Bugün eğer yine alt işverenlerde çalışanlar varsa onlar da yeni, özel statüde çalışanlar olarak nitelendirileceklerdir ve onlar da kamuda istihdam edileceklerdir.
Yine, Yeni Çeltek’le ilgili bir soru geldi. Biliyorsunuz orada bir eylem vardı, o eyleme…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
121 konuşma daha · 5 Mayıs 2016